“On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan”
Veysi ERKEN Dr.
Ülkemde büyük bir soykırım yapılmıştır.
“On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan” ifadesi bile soykırımın
büyüklüğünü ve boyutunu açıklamaya yeter.
On
yılda her yaşta olanların uğratıldığı bir neslin değil bütün nesillerin yok
edildiği bir soykırım.
Her
alanda bir soykırım.
Camilerin,
medreselerin, vakıf eserlerinin yok edildiği, ahırlara, meyhanelere çevrildiği bir soykırım.
Namazın,
Kur’anın, örtünün yasaklandığı bir soykırım.
Yerli
olmayanların yerli görünümlü olarak gerçekleştirdikleri bir soykırım.
Dilin
dilim dilim edildiği bir soykırım.
Merhum
Osman Yüksel Serdengeçti’nin “Bir Nesli Nasıl mahvettiler” isimli kitapçığını
okumak bile nesillerin nasıl yok edilmeye çalışıldığını anlamak için
yeterlidir.VEYSİ
ERKEN: Bir Nesli Nasıl Mahvettiler
Veya
“Yılbaşı
çavuşu” hikâyesi kâfi gelir.
VEYSİ
ERKEN: İslamî (kültürel) soykırımın İbretlik bir Hikâyesi: YILBAŞI ÇAVUŞU
Yetmedi ise “kolejli
nereye” kitabı okunabilir.
VEYSİ ERKEN: kolejli nereye sorgusuna yönelik arama sonuçları
Evet.
Ülkemde büyük bir
soykırım gerçekleştirilmiştir ve bu soykırım “On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan” mısrasıyla özetlenmiştir.
Kültürel soykırım ile
ilgili şu yazı da okunabilir.
VEYSİ
ERKEN: kültürel soykırım sorgusuna yönelik arama sonuçları
Merhum Serdengeçti “Bir
nesli nasıl mahvettiler” diyor.
Esasında bir nesli
mahvederek ondan sonra gelen nesilleri de mahvettiler.
Yaşayış tarzlarını katlettiler,
soykırım uyguladılar.
Nesillere atalarını,
dinlerini ve dillerini unuturdular.
Bir nesli nasıl
mahvettiler isimli kitabından sadece kısa bir kesit bile soykırımı anlatmaya ve
izah etmeye yeter.
“O günlerde kasabada Kur’an-ı Kerim’i yere atmışlar,
yırtmışlar gibi dedikodular alıp yürüyordu. İhtiyarlar “Allah'ım ne günlere
kaldık!. diyorlar, gizli, hararetli hararetli konuşuyorlardı.
Büyüklere göre Deccal ya çıkmış ya çıkacaktı. Olup bitenler
hayra yorulacak şeyler değildi. Her gün Muhiddini Arabî gibi İslâm büyüklerinin
kitabı açılır, “elif,” “lâm,” “mim” gibi rumuzlardan istihraçlar yoluyla
neticelere varılır, günün hâdiseleri bu zaviyeden mütalâa olunurdu.
Ak sakallı bir ihtiyar, hem ağlıyor, hem söylüyordu. Ben.
diyordu, “Üç oğlumu bunun için mi şehit verdim?
Şehit evlâtlarının çocuklarının gözleri önünde,
babalarının uğrunda can verdiği, son nefesinde elinden, dilinden düşürmediği.
Kur’an-ı Kerim’i yerlere, ayaklar altına atsınlar ha!… Kendileri neye
inanırlarsa inansınlar, nasıl yaşarlarsa yaşasınlar, fakat bizim dinimize,
kitabımıza, işimize karışmasınlar” diye sızlanıyor, bir taraftan da torunlarına
“Dışarı bakın oğul kimse olmasın… Son…” diyordu. “Sonra" nın sonu
gelmiyor, onun yerine gözlerinden yaşlar geliyordu..”
Sözü uzatmaya gerek
yok.
Sadece “On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan” ifadesi üzerinden soykırımın
boyutunu anlamaya yeter artar bile.
Tabii
ki anlamak isteyip de ibret alanlar için.
Selam
ve Sabırla… 19.10.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?