4 Haziran 2015 Perşembe

İslam ve Kadın Düşmanları



İslam ve Kadın Düşmanları

Veysi ERKEN

İslam düşmanları doğrudan düşmanlıklarını belli etmezler. Öncelikle kavramları tahrip etmeye çalışırlar.
            Bunun misallerinden birisi “imam Nikâhı”dır.
            İslami kavramlardan nasibi olan hiç kimse “imam nikâhı” ifadesini kullanmaz. Çünkü İslami anlamda nikâh Cenabı Allah’ın emridir. Dinidir. İslam’da kilise yok ki, papaz nikâhı gibi imam nikâhı olsun.
            “İmam nikâhı” terimini kullananlara bakınız ekseriyeti gayrı müslimdir. İsminin Ayşe, kemal, lale olması fark etmez.
            Bu konuyu gündeme getirenlerin hayatını inceleyiniz. Ekseriyetinin “la İslami” oldukları gibi aynı zamanda “kadın istismarcıları” olduklarını da görürsünüz.
            Bu tartışmanın gündeme tekrar taşınmasının sebebi Anayasa Mahkemesinin “dini nikâh”ın resmi nikâhtan önce kıyılmasını cezalandıran ceza kanunundaki maddeleri iptal etmesidir.
            Birlikte nikâhsız yaşamayı marifet sayan “benim bedenim, benim kararım” kampanyasını başlatan veya destekleyen kadın istismarcıları “dini nikâh” konusunda feveran etmekte, huzursuzluk çıkartmaktadır.
            Dini nikâha karşı çıkanlara diyorum ki, artık şunu biliniz. İletişimin ve bilgi akışının aşırı derecede hızlandığı ve yaygınlaştığı dönemdeyiz. “Sefil ve sefih” niyetinizi herkes anında öğrenmektedir.
            Sizler kadın düşmanlarısınız. Kadın olsanız bile kadın düşmanlarısınız.
            Kadın düşmanlığınızın yanında bir de cahilsiniz. Cehaletiniz ayyuka çıkmıştır. O kadar cahilsiniz ki, dini nikâhın kadınlara sağladığı hakları bilemeyecek ve kavrayamayacak durumdasınız.
            Siz ne “mihri” ne de “rıza”yı bilirsiniz.
            Sizler ancak kadını bir “meta” olarak gören kadın düşmanlarısınız.
            Müslüman cenneti kadının ayağı altında görür. Hz. Peygamber (s.a.v.) “cennet anaların ayakları altındadır” buyurur.
Bizim hayat felsefemizde kadın ya anamız, ya bacımız veya hatunumuzdur.
            Hani kültürümüzde “Han” ve “Hatun” kavramları var ya bunları da bilmezsiniz. Bizim yaşayışımızda kadın “Hatun”dur.
            “Hatun”dur.
            “Kar”dır bizim için kadın.
            Hani “Koca”nın “Kar”ı
            Siz kadın düşmanları “Koca”yı da bilmezsiniz.
            Belki öğrenirsiniz.
            “Koca” dağ demek.
            Kocanın karı buradan gelmektedir.
            Biliyorum sizler iflah olmaz “İslam ve Kadın” düşmanlarısınız.
            Ekseriyetiniz nikâhsız veletlersiniz.
            Niyetiniz ve tıynetiniz anlaşılmıştır.
            Selam ve Sabırla…

2 Haziran 2015 Salı

Seçimle Oligarşik Ahtapot Durdurulmalıdır



Seçimle Oligarşik Ahtapot Durdurulmalıdır

Veysi ERKEN

          Yıllar önce “Türkiye’yi meclis, hükümet yönetmiyor; oligarşi yönetiyor” diye açıklamıştı Sayın Doğan Güreş(2003). Çok anlamlı bir açıklama idi. Açıklamayı eksik bulmuştum. Bu ülkeyi ve bu ülkenin insanını seven herkesin bildiklerini açıklaması şart diye yazmıştım. Bugün de aynı kanattayım.
          Kimlerden oluşmaktadır oligarşi.
         Genel Kurmay Başkanlığı ve milletvekilliği yapmış olan Sayın Doğan Güreş Bey oligarşiyi açıklaması gerekir diye düşünüyordum.
         Kendisine etek giydiren, şak takçı paşa diye alay eden oligarşinin kimlerden oluştuğunu açıklamasını çok bekledim. Açıklamadı. Allah rahmet etsin.
Gezi, 17/25 Aralık saldırıları ahtapotun kollarını biraz daha açığa çıkarmıştır.
          Buna rağmen görünen odur ki, oligarşik ahtapot ülkemizde hala güçlü.
Ahtapot ülkemizde huzur, refah ve kalkınma istememektedir.
         Dün olduğu gibi bugün de oligarşik ahtapot kollarını harekete geçirmiştir. Cinayet işlemeye, hükümeti ve meclisi tehdit etmeye başlamıştır ahtapot. Seçimi sabote etmek için çabalamaktadır.
           Ahtapotun faal kolları özellikle neşir ve matbuat yoluyla idraklerimizi alt üst etmeye çalışmaktadır.
Rodos Şövalyeleri ile cemadat-ı haşhaşiyunun neşriyatını takip edin hemen anlarsınız.
Takiyyeleri ile maruf yapılar kin, nefret, inkâr ve ahlaksızlık yolu ile ülkemize ve ülkemizin insanına saldırmakta, ülkemizi ve ülkemizin insanlarını efendilerine şikâyet etmekte dostlarına gammazlamaktadır.
Ahtapotun gayesi açıktır. Ülkedeki özgürlükleri tamamen yok etmek ve insanları köleleştirmek. En ufak “özgürlük” alanına tahammülü yoktur. Hemen bazı kavramların arkasına sığınır ahtapotun kolları.
             Son yıllarda yaşananlar, gammazlamalar oligarşik ahtapotun faaliyetleridir. Ahtapot, bilim adamı kılığıyla, gazeteci görüntüsüyle, derviş edasıyla ülkemizi yok etmeye çalışmaktadır.
İktidar olduğunu söyleyenlere bir çift sözümüz var. Gerçekten iktidar olmak ve milletin gönlünde taht kurmak istiyorsanız bu ahtapotu ve kollarını deşifre etmek mecburiyetindesiniz.
Seçimden önce harekete geçiniz. Aksi takdirde siz onlara yaranmaya çalışırken altınızdaki koltukların kaydırıldığını sonradan hissedeceksiniz.
           Geçmişten ders alınız ve size kafa tutarak ülkemizi felakete sürükleyen oligarşik ahtapotu millete tanıtınız. Eğer soğan yemediyseniz ağzınızın kokmadığını ispat ediniz.
Görünen manzaraya baktığımızda Sayın Doğan Güreş beyefendinin açıklamadığı oligarşinin boğazdaki aşiret, sabatayistler, Rodos şövalyeleri ve derviş kılıklı cemadat-ı haşhaşiyundan oluştuğunu görürüz.
           Benzer olgu başka ülkelerde de mevcuttur.
           Oligarşik çetenin kökenleri aynıdır. Başka ülkelerde papaz kılığına girerken ülkemizde Müslüman tipine bürünür ahtapot. Sanırsınız ki, sizden biri.
          Hayır...........
          Bin kere hayır. Ahtapot bizden veya sizden değil. Onlar ne Hıristiyan ne Müslüman. Onların tamamı şeytanî düzen peşindeki mahlûklar.
         “İlluminati”yi, “Tanrıyı Kıyamete zorlamak” isimli kitabı veya “tapınak Şövalyeleri”ni anlatan eserleri okuduğumuzda bu mahlûkları ve düzenlerini daha iyi anlarız. İçteki Nasırları ve işbirlikçileri Kurdoğlu tipindekileri daha rahat keşfedersiniz.
         İktidar sahibi olmak isteyenlere çağrımız şudur. Şeytanî düzenin elemanlarından korkmayınız. Siz halkın yararına iş yaptığınız müddetçe gücünüz artacaktır. Artık millet düzenbazların tıynetini anlamıştır.
         Şantajla, tehditle veya başka unsurlarla insanınızı artık eskisi gibi kandıramamaktadırlar. Foyaları ortaya çıkmış ve sırları dökülmüştür.
        Bazı kavramların arkasına sığınarak cinayet işleyen ve milletin seçtiklerini tehdide yeltenen tapınakçı güruhu deşifre etmek öncelikler arasında yer almalıdır.
         Kendini iktidarda zannedenler bu güruhu deşifre etmezlerse ülkemizi ve ülkemizin insanını rahatlatamazlar. Mutlu olmalarını sağlayamazlar.
        Keşke Doğan Güreş Bey vefatından önce oligarşik ahtapotu açıklasaydı da milletin huzuruna kattı sağlayabilseydi.
Bu ülkeyi sevenler geçmişin tecrübelerinden ve açıklamalarından faydalanmalıdır ki, seçimle oligarşik ahtapotun menfur faaliyetleri durdurulabilsin.
         Selam ve Sabırla…