15 Temmuz 2020 Çarşamba

Tedbir, Takdir, Ömür, Ölüm


Tedbir, Takdir, Ömür, Ölüm

Veysi Erken

   Bu dünyaya kendi isteğimizle gelmedik ve isteğimizle de gitmeyecegiz. 
   Bize takdir edilen bir ömür vardır.
   Ne kadar uğraşırsak uğraşalım sonuç değişmez.
   Tedbir almayalım denilemez.
  Tedbir belirtiler üzerine alınır.
   Mesela insan hastalanır, belirtileri ortaya çıkar, tedbirini ona göre almaya çalışırsınız.

"Hastalandığım zaman bana şifa verendir. Şuara 80"
  "Canımı alacak olan, sonra beni yeniden diriltecek olandır. Şuara 81" diyor Rabbulalemin.
   Demek ki, şifayı verecek doktorlar değil Rabbulalemin.
 Ve
Öncelikle sebeblerini öğrenmeye çalışın der. Çünkü her şey için bir neden yarattım der.
   Tedbirler yaratılış ve ömür gerçeğini değiştirmez.
"Sizi toprak, sonra nutfe, sonra alaka aşamalarından geçirerek yaratan O’dur. 
Sonra O sizi bir bebek olarak hayat alanına çıkarır; ardından güçlü çağınıza ulaşıncaya, sonra da yaşlılar haline gelinceye kadar sizi yaşatır; içinizden bazıları bundan önce vefat eder. Sonuçta belli bir vakte kadar yaşamaktasınız. Umulur ki (bunlar üzerine) akıl yorarsınız. Mümin 67"

""Ey insanlar! Öldükten sonra dirileceğinizden kuşku duyuyorsanız şunu unutmayın ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan, sonra belli belirsiz et parçasından yarattık ki size (kudretimizi) açıkça gösterelim; ve biz dilediğimizin rahimlerde belirli bir vakte kadar kalmasını sağlarız, sonra sizi bebek olarak çıkarırız, ki daha sonra yetişkinlik çağınıza erişesiniz. İçinizden kimi erken vefat ettirilirken kimi de önceden bildiklerini bilmez hale gelinceye kadar ömrün en düşkün çağına eriştirilir. Öte yandan yeryüzünü kupkuru ve cansız görürsün; üzerine yağmur indirdiğimizde ise (bir de bakarsın) canlanıp kabarır ve her cinsten güzel bitkiler çıkarır. Hac 5"
"Sizi Allah yarattı, sonra da vefat ettirecektir. İçinizden, (sahip oldukları) bilgiden hiçbir şeyi bilmeyecek yaşa, ömrün en düşkün çağına kadar yaşatılanlar da vardır. Kuşkusuz Allah ilim ve kudret sahibidir. Nalh 70"

   Ömrümüzün süresi takdire bağlıdır. Ayette bu gerçeklik şu şekilde ifade edilir.
"Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yarattı. Sonra da sizi birbirinize eş kıldı. O’nun bilgisi olmadan hiçbir dişi ne gebe kalır ne doğurur. Bir canlının ömrünün uzun olması da kısa tutulması da mutlaka yazgıya uygun olarak gerçekleşir. Kuşkusuz bunlar Allah için kolaydır Fatır 11"
    Uzun yaşamak iyidir denilemez. Tersine döner hayat. Çocukluk dönemindeki zayıflık, güçsüzlük haline dönüşür. Çekilmez bir hal alır. Ayette,
"Kime uzun ömür verirsek onu yaratılış çizgisinde tersine çeviririz. Hiç düşünmezler mi! Yasin 67" denilir.
  Benim ömür, tedbir, takdir, hastalık, şifa ve ölüm konusundaki bakış tarzım Kur'an'ı Kerim'de ifade edildiği gibidir.
   Tedbire evet.
   Belirtiler varsa evet.
  Yoksa hastalık var diye hastalık icat etmek doğru değil.
    Rabbulalemin bize firaset versin.
Hayatı belirttiği çizgide yaşamayı nasip etsin.
   Şifa bulmak için dualarda kalalım inşallah.
  Selam ve sabırla 26.06.2020

Zikrimiz bitince huzurumuz yok oldu



Zikrimiz bitince huzurumuz yok oldu

Veysi Erken

    Sabah ezanı ile uyandığımda hâlâ gördüğüm rüyanın tesirindeydim.
  Namazdan sonra rüyada bana hatırlatılan ayeti tekrar okudum.
Ayet"Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur. Ra'd 28" telkininde bulunuyor ve huzurun kaynağını açıklıyordu.
   Hâlâ tesirindeydim.
İnsanlar "Allah'ı zikretmekten" uzaklaştıkça huzursuzluğu artar.
   Gerçekten bir kere daha iman ettim.
   Allah'ı bilmek, anmak ve emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak, işte huzurun kaynağı.
   Peki, biz buna gerçekten inanıyor muyuz?
   Maalesef.
  Bir kaç misal vereyim.
Geçim endişesi.
 Zaten zikrin unutulmasıdır. 
  Bu endişe bizi her tarafa savuruyor, harama bulaştırıyor.
Ruhumuzu daraltıyor.
  Sadece geçim kaynağı endişesi mi?
   Elbette hayır?
  Fıtratı bozuyoruz tatminsizlik sebebiyle.
   Her şeyimiz hormonlaştı. 
  Tefekkürümüz, taakkulumuz, tedebbürümüz, vs. Kısaca düşünce dünyamız zikirden uzaklaştı, huzursuzluğu arttı.
Tatminsizlik onu savurdu.
   Biz her şeyimizi kaybettik.
  Maddileştik.
  Sadece bedenimizi hatırlar olduk.
 Ruhumuzu kaybedince bedenin şifasını sadece doktorda arar olduk.
   Hastalığı ve şifayı vereni unuttuk.
   Zikri unutunca ölümü unuttuk, ömrü takdir edeni de unuttuk.
 Kiminin çocuk, kiminin gençlik, kiminin erzeli ömür boyu yaşayacağını unuttuk.
   Evet dostlar.
  Biz Allah'ı unutunca kendimizi unutmuş olduk.
   Bir rüyanın bana hatırlattıkları bunlar.
    Bir kere daha iman etmiş oldum.
 Kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur, güven ve itminan bulur.
  Zikrini kaybeden her şeyini kaybetmiştir demektir.
   Rabbulalemin bizi zikrini kaybedenlerden değil, zikriyle kaim ve daim olanlardan kılsın.
   Zikrullahla mutmain olanlardan olalım ve kalalım inşallah.
Ve...
Unutmayalım. Gönüller, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur.
Selam ve sabırla...25.06.2020