2 Haziran 2023 Cuma

Kızılelma platformu ne yapmalı neleri teklif etmeli

  Kızılelma platformu ne yapmalı neleri teklif etmeli

Veysi ERKEN

 

                                                              İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de

                                                           karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et,        

                                                           (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül

                                                           edenleri sever. 3/159

 Kızılelma Enstitüsü yöneticileri yeni dönemle ilgili tutum belirlemek için az bir grupla istişare toplantıları yapmaya karar vermişler.

Tabii ki niyet sadece toplanma değildir. Kızılelma grubunun mevcut yönetime nasıl bir katkı sağlayabileceği, nasıl raporlama olacağı hatta kurullarda görev alıp almama ile ilgili görüşlerin tartışılacağını düşünüyorum.

İstişare toplantısına katılmanın gerekliliğine inanırım. Kızılelma yönetimi beni de dahil etti. Değer verdiler teşekkür ederim.

Yapılması gerekenlerle ilgili kısaca görüşümü arz edeyim. Umarım ki, faydalı olurum.. İstişarenin konu başlıkları hemen hemen her kuruluş için geçerli tarzda olduğundan görüşlerimi genel yazayım ve bütün dostlar faydalansın istedim.

Konu başlıkları

1-Esas ve yöntemle ilgili değişiklik gerekli midir?

2-Örgütlenme ve görevlendirme konusunda değişikliğe ihtiyaç var mıdır?

3-Daha verimli ve başarılı olmak için ne yapılmalı? Amaç, yöntem, personel istihdamı ve program.

Birinci başlık sosyal organizasyonların tamamı için hayati bir konudur. Özellikle “esas” denildiğinde örgütün amacı, hedefleri, görevi, ufku ve ilkeleri akla gelir. Bunlarda  olabilecek kaymalar teşkilatı bambaşka bir vaziyete sokar. Örgütü dağıtır, mensuplarını ve güvenirliğini kaybeder. Hatta teşkilatı başka amaca hizmet eder bir hale sokabilir.

Kısaca “ESAS”a taalluk eden değişimler başkalaşım ve yıkımla bitebilir. Aile ve eğitim konusunda yaşadığımız felaket bunun bir göstergesidir.

Bize göre “Amacı “hududullah çerçevesinde insanın hakkını ve özgürlüğünü savunma olan” bir örgütün(devletin) hedefleri, yöntemleri, araçları ve kullanacağı beşeri ve maddi kaynaklar buna göre şekillenmek durumundadır. Bu “esas”tan asla taviz verilmemeli ve vazgeçmemelidir. Bu alan örgütün değişmezidir.  Özellikle hedefler “esas”a göre kısa, orta ve  uzun vadeli olmak üzere tasnif edilmelidir. Kısa vadeli hedefler günü birlik olabilir.

Görevini tanımlayan devletin ufku (vizyon) da önemlidir. Sadece bir şehir veya ülkedeki insanların haklarını savunan bir devletin ufku ülke ile sınırlıdır. Bütün dünyadaki insanlara ulaşmayı düşünen devletin, i’layı kelimetullah için nizamı alemi hedefleyen devletin ufku bütün dünyayı kapsamalıdır.

Ufuk yöntem, örgütlenme ve üyelik tipini belirler. Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Yatırım Fonu gibi.

Geniş ufuklu organizasyonların çok farklı yöntemleri kullanması bir zorunluluktur. “Esas”a aykırı olmamak ortak platformlar bir yöntem olarak kullanılabilmelidir. Önemli olan bu yöntemin kullanılmasında sair organizasyonlarla kurulan ilişkinin “eşit” mesafeli olması ve “esas”ı zedelememesidir. Dolayısıyla yöntem farklılıkları “esas”ı değiştirmedikçe olmalı ve değişik yöntemler kullanılmalıdır.

Örgütlenme modeli merkezi ve bağlı teşkilatlar biçiminde ise,  merkezi yönetim ve mahalli idareler arasında mutlaka “uyum”un sağlanması gerekir. Uyum için merkez ve çevre arasındaki iş bölümü ve iş birliğinin sınırları kurallarla belirlenmiş olması gerekir. Uyumsuzluk, bir başka deyişle ortak dil yoksa teşkilat dağılma sürecine girer. Dolayısıyla böyle bir örgütlenme biçimi genele zarar verir. Bir yerde başlayan çözülme her tarafa yansır ve örgüt işlevsizleşir.

Örgütlenme biçimine göre vatandaşlık da önemlidir. Doğrudan vatandaşlık olabildiği gibi farklı vatandaşlık da olmalıdır diye düşünüyorum.

Önemli olan mensubiyet şuurunun oluşturulması ve hedeflerin gerçekleştirilmesine katkının ve katılımın sağlanmasıdır.

Verim ve başarı beşeri ve maddi kaynakların zenginliği ve etkin kullanımına bağlıdır. Özellikle maddi kaynak taban tarafından sağlanmaktadır. Taban teşkilata güvendikçe kaynak sağlar.

Verimli ve başarılı olmanın bir yolu teknik araçları günlük ve etkin kullanmaktan geçer. E-devlet vs. platformlar verim ve başarı için elzemdir. Bilindiği üzere günümüzde teknoloji saniyeler içinde değişime uğramaktadır

Velhasıl, “ESAS”tan sapmadan devlet teşkilatı ile ilgili her konuda ve yapılanmada değişiklik yapılabilir. Bunu sağlayamayan devletler zaman içinde zayıflar.

Kızılelma grubu bu minvalde çalışır ve teklifler sunabilirse verimli faaliyetler yapmış olur. Teşkilatlar/ devletler kendi “değişmezleri”yle “değişimi” yaşadıkları müddetçe varlıklarını ve başarılarını devam ettirirler.

 

 

1 Haziran 2023 Perşembe

“Türkiye Kazandı” diyebilmek için

 “Türkiye Kazandı” diyebilmek için

 Veysi ERKEN

 Seçim bitti. Türkiye kazandı diyebilmek ve “Türkiye Yüzyılı” çerçevesinde icraat yapabilmek İçin acil olarak ilke, kural ve bürokrasinin yenilenmesi gerekir.

Seçim öncesinde kalkınma ve değerlerin ihyası için verilen mücadelede “bürokrasi”nin, parti içindeki ehliyetsiz ve sadakatsizlerin nasıl engeller çıkarmaya çalıştıklarına hep beraber şahit olduk.

Hani Akşemsettin'e atfedilen bir söz vardır.  “Zafere inanmayanlarla yolları ayırın” diye gerçekten bu söz doğrudur ve gereği yapılmalıdır. Kelimesi kelimesi böyle olmasa bile Aksemsettin’in Fatihe yazdığı mektuptan çıkarabiliriz.

Evet.

İstanbul’un kuşatılması günlerinde netameli günler yaşanmış ve sıkıntılı zamanlar yaşanmıştır.

Seçim dönemi de böyle geçmiş ve bürokrasideki ve partideki münafık fetöist karakterliler yüzünden sıkıntılı zamanlar yaşanmış, meyus olanlar artmıştır.

Buradan hareketle diyorum ki, acilen “Türkiye yüzyılı” ufku çerçevesinde bir “program, kadro ve ilkeler ve kurallar (Anayasa ve kanunlar değişikliği) gerçekleştirilmelidir.”

Bunu yapabilecek imkân vardır. Yeter ki, bu doğrultuda doğru kararlar alınabilsin. Doğru kararlar alınabilmesi için “ülkücü” ve “milli görüşçü” akil insanlara danışılması gerekir. Katkı sağlayabilecek insanımız çoktur. Aksi takdirde zaman israfı olacağı gibi tahribat yüzünden aile ve eğitim alanlarını tamamen kaybederiz. Bu iki alan elden giderse maddi yatırımlar ve ülke de kolay bir şekilde elden gider.

 “Türkiye yüzyılı” belgesinde açıklanan “Değerlerin, huzurun ve Gücün” gerçekleşebilmesi için acilen açık anlaşılır ve uygulanabilir bir programın, kadronun ilke ve kuralların ilan edilmesi gerekir. Bunlar yapılmadığı takdirde hüsran devam eder, ailemizi insanımızı eğiterek yok etmeye devam ederiz, müellefe-i kulub durumunda olanları kazanamayız.

Bu gafleti yaşadık mı?

Fazlasıyla yaşadık.

Anayasa’ın 24. Ve 41. Maddelerindeki değişiklik teklifinin nasıl  ve kimler tarafından sumen altı edildiğini hep birlikte gördük ve yaşadık. Eğitim alanında her türlü ahlaksızlığı arttıracak ifadelerin ve kuralların programlara nasıl sokuşturulmaya çalışıldığına şahit olduk. Bunların tamamı bürokratlar, vekiller ve kadrolular marifetiyle yapıldı.

Onun için diyorum ki, acilen değerlerimize uygun ilke ve kurallar belirlenmeli ve kanunlaştırılarak yürürlüğe konulması gerekir. Bunlar da ancak gerçekte değerlerimize sahip ve yaşayan inanmış kadrolarla yapılabilir.

Sayın Başkan ve Sayın Devlet hocam.

Akşemsettin’in mektubunu okuyalım ve ibret alalım ki, ülkemize ihanet eden, gevşeklik gösteren, icraatı akamete uğratmaya çalışan insanları kendimizden uzak tutabilelim. Akşemsettin “Şimdi gevşeklik ve ihmal zamanı değildir. Bu gibi durumlarda hemen araştırmaya girişilip kimin böyle bir duruma yol açtığını tespit etmek gerekir. Sonra da mesul olanları derhâl ağır cezalara çarptırıp azl etmek lazımdır. Yoksa kaleye hücum yapıldığında ve hendekler doldurulmaya başlandığında ağır davranırlar. Sizin de bildiğiniz gibi bunların çoğu gönülsüz, zoraki iş ehlidir (yasak Müslüman’ı), Allah için başını ve canını koyacak çok azdır. Bunlar bir menfaat ve ganimet gördüklerinde işe sarılırlar, canlarını dünya için ateşe atarlar. Şimdi sizden ricam odur ki yetkinizi gösterin, emrinizi fiilen icra edin. Bu gibiler için merhameti ve yumuşaklığı az olan kimseyi iş başına getirin, şiddetle ve galiz şekilde hareket etsin.diye yol gösterir.

Anadolu irfanına sahip olanlara danış ve onları iş başına getirme zamanıdır. Akşemsettin gevşek davrananları, takozları veya başkalarıyla işbirliği yaparak işleri savsaklamaya çalışanları şöyle tanımlar ve uzaklaştırılmalarını talep eder. “o varmayanlar samimi Müslüman değildir, münafık hükmündedir ve kâfirle cehennem azabında beraberlerdir, işaret çıkmıştır. Böylece şiddetle iş yapmak gerekecektir, himmet ediniz, akıbet kırgınlık ve utanmayla sonuçlanmasın. Biliniz ki ferruh ve mansur ve muzaffer olacağız, Allah’ın yardım ve desteğiyle. Gerçi her şey Allah’a aittir, ondan gelir, fakat elinden geldiğince çalışıp çabalamakta eksiklik göstermemek gerekir. Resûlullah’ın ve ashabının yolu budur.

Özetle hemen şimdi.

Programı ilan etme,

İlke ve kuralları belirleme

Ve.

İnanmış kadroları bulma, atama ve zafere inanmayanlarla yolları ayırma zamanıdır.

Geç kalmak güç kaybetmektir. Belki her şeyi kaybetmektir.

Haydi, Kızılelma’ya Kızılelma’ya diye haykıran inanmış insanlarla yola devam etmeye, dünyaya adil nizam vermeye.

Bilinmelidir ki başarı ve Allah’ın rızasını kazanmak için “doğru adam” yetmez. “Doğru ve inanmış etraf” da gerekli.

Doğru adam”ı ayakta tutacak ve başarılı kılacak doğru “etraf”tır. Bu hakikat unutulmamalıdır.

Selam ve Sabırla… 01.06.2023

Not: Akşemsettin’in mektubu aşağıdaki linklerden okunabilir.

https://istanbultarihi.ist/747-aksemseddinin-fatih-sultan-mehmede-yazdigi-mektup

https://www.gzt.com/derin-tarih/aksemseddinin-fatihe-mektubu-2750666

http://www.mustafaarmagan.com.tr/genel/aksemseddinin-fatihe-mektubu/