18 Haziran 2019 Salı

Mursi’lere Karşı İçimizdeki Guaidolar


Mursi’lere Karşı İçimizdeki Guaidolar

Veysi ERKEN

            Bugün içimizdeki guaidoları yazacaktım Muhammed Mursi’nin Şehid edilişini öğrendim. Hacı Bayram Camiinde gıyabi cenaze namazını eda ettik.
            Biz Allah yolunda katledilenlerin diri olduğuna iman ediyoruz. Kâfirler, zalimler, diktatörler ve Firavunların cehennemde olacaklarına inanıyoruz. Bu konuyu uzunca yazmak isterdim. Ama içimizdeki guadiolaşmışlardan Mursi aleyhine bir iki mesaj gelince bu alçakların nasıl guadiolaştıklarını bir alıntı paragrafla izah etmenin gerekliliğine inandım.
            Öncelikle Allah yolunda olan Muhammed Mursi’ye cenabı Allah’tan rahmet ve merhamet diliyorum. Bu duyguyla Mursi ve bütün Allah yolunda olanları Atsız’ın diliyle selamlıyorum:

SELAM

İçim yine sevinçle dolup yanıyor;
Sanki deniz olmuş, dalgalanıyor.

Uzak uzak ülkelerden döndüm seferden;
Yaralarım ağır, fakat mestim zaferden;

Zafer, ümit kaynağının bir çeşmesidir.
Zafer birçok gönüllülerin birleşmesidir.

Gönülleri birleşenler ölse de bir gün
Gök kubbede kalacaktır seslerinden ün.

Gönülleri birleşenler! Selam sizlere!
Uzaklarda dertleşenler! Selam sizlere!

Selam sana hücrelerde benzi solan genç!
Selam sana ey yılları heba olan genç! “

            Evet, Muhammed Mursi şehid edildi. Vadesi dolmuştu. O bütün zalimlere, diktatörlere, Firavunlara ve bütün Siyonist haçlı zihniyetinin uşaklarına, kölelerine, işbirlikçilerine şöyle sesleniyordu. : Mesele, adamca duruştur. Bir zaman size hatırlatmak istiyordum. Yüksek sesle haykırıyordum: Memleketinizin aslanlarını öldürürseniz, düşmanlarınızın köpekleri sizleri yerler!
  Bunu suçlu yetkililere söylüyorum. Aslanların hapislerde çürütülmesi karşısında sırtlanların hür zorbalar olarak dolaşması doğru mudur?
  Neden? Hepimizin harekete geçip devrimimize “evet” dememiz lazımdır. Görüşlerimiz farklı olabilir ama hedefimiz bir olmalıdır.
  Size söyleyeceklerimi unutmayınız:
  “Ben işimi Allah’a bırakıyorum. Allah kullarının yaptıklarını görüyor.” Ğâfir-44” 
            Evet, merhum Mursi bu şekilde sesleniyordu da içimizdeki guadiolaşmış ne yapıyorlar. Onlar ülkü devi, milli görüşçü, mücadeleci, Süleymancı, nurcu vs. kısaca Müslüman zannettiklerimizi despot, yalancı, inkârcı, şantajcı, iftiracı, alavereci, dalavereci zihniyete eklemlendirmeye çalışıyorlar.
            Hem de lanetli zihniyetlilerden daha fazla canhıraşla bunu yapıyorlar. Yaptıklarını kendilerine hatırlattığımızda adeta kuduruyorlar.
            Peki, bunu nasıl yapıyorlar. Kitle hareketlerini tahlil ederseniz gerçeği görürsünüz.
            Özellikle yönlendirmeler hayal kırıklığı yaşamış kitleler üzerinde daha etili oluyor. Çünkü “Hayal kırıklığına uğramış kimselerin bir lideri takip etmeleri o liderin kendilerini belirli bir amaca götürmesinden ziyade o liderin kendilerini kötü benliklerinden uzağa götürmesi sebebiyledir. Nereye gittikleri böylece ikinci derecede önem taşımaktadır, çünkü o gidiş nereye olursa olsun yeterli bir tatmin sağlamaktadır. Erik Hoffer, Kesin İnançlılar, s.153, Tur Yayınları, İstanbul”
            Özellikle içimizdeki guaidolar MHP, BBP, AK Parti ve benzer yerlerde hayal kırıklığına uğramış kitleleri lanetli zihniyetin safına çekmeye çalışıyorlar. Hatta denilebilir ki, guaidolar lanetli zihniyetin mensuplarından daha fazla çalışıyorlar ve içimizdeki aslanları yok ederek düşmanlarımızın köpeklerine bizleri yem etmeye çalışıyorlar.
            İçimizdeki guaidolara tabi olanlar ise maalesef nereye gittikleri ve neye hizmet ettiklerinin farkında bile değildir. Kitle için tek şey var, yeter ki milli ve yerli olan gitsin.
            Cenabı Allah bu kitleye akıl, fikir, izan ihsan etsin Mursi’lere rahmet etsin, kalan aslanlara güç ve takat versin.
            Selam ve Sabırla…


15 Haziran 2019 Cumartesi

Zam Zulüm İşkence İşte CHP


Zam Zulüm İşkence İşte CHP

Veysi ERKEN

            1980 Eylül Darbesinin öncesini yaşayanlar CHP zihniyetinin ne olduğunu iyi bilirler.
            O yıllarda yaygın olarak bu zihniyeti anlatmak için “zam, zulüm, İşkence, İşte CHP” ifadesi sıkça kullanılırdı.
            Evet,
            Aziz dostlar CHP zihniyeti budur. Dün olduğu gibi bugün CHP zihniyetinin kodları değişmemiştir ve değişeceğini zannetmiyorum.
            CHP demek dayatma demek.
            CHP demek batılıların batıl yaşayışını dayatmak demektir.
            CHP demek bize ait her değerden kopma demek.
            Dostlar sadece arşivlere bakarlarsa yeter.
            Aziz dostlar bir bunu anlasa sorun ortadan kalkar.
            CHP ittihatçıların devamı olarak merhum Mehmet Akif’in tabiriyle “tek dişi kalmış canavar” olan batılıların değerlerini bizim toplumumuza dayatan zihniyettir.
            Bu anlamda CHP’nin hiçbir yerli duruşu yoktur.
            Bu zihniyete karşı yıllarca “çağrımız İslam’da dirilişedir” diye haykırdık. Haykırmaya ve CHP zihniyetini reddetmeye devam edeceğiz.
            Bilinmelidir ki, yaptığım şey parti mücadelesi değil, zihniyet mücadelesidir.
            Dün olduğu gibi bugün de iki farklı zihniyetin mücadelesi devam ediyor. Bir nevi Habil ve kabil mücadelesidir.
            Keşke dostlar olanı biteni tefekkür, tedebbür ve tezekkür etse de gerçeği görse.
            CHP “kabil”i zihniyet olduğu için kendinde pek çok yamuk uzantılar türedi. Ezanın susmasını, inandığımız değerlere ve Allah’a hakaret, Siyonistlerin arzı mev'ud anlayışını dillendirmeler hep bu zihniyetin tezahürleridir.
            Ben bunları dillendirince eskiden yol arkadaşlığı yaptığımız veya yaptığımızı zannettiklerimiz feveran ediyor ve CHP zihniyetinin uygulamalarını CHP’lilerden daha fazla savunuyor.
            Somut olay ve olgulardan bahsedeyim.
            Meral Akşener’in başkanlığını yaptığı partiyi kuranların ekseriyeti MHP’den koparılanlardır.
            Şimdi dostlara ve okuyuculara soruyorum.
            Meralin partisinin kuruluşundan beri CHP’nin değirmenine su taşımaktan başka bir düşüncesi, fikri ve eylemi var mıdır?
            Kuruluşundan beri CHP zihniyetine taşeronluk yapıyor mu yapmıyor mu?
            Daha önce Meral Akşener’e sorularım olmuştu.
            Çevik bir ile ilgili şikâyetinizden neden vazgeçtiniz?
            Tayyibe Gülek’in evinde Kılıçdaroğlu ile görüştünüz mü? Görüştüyseniz görüşme konusu ne idi.
            Gezi olayları ile ilgili düşünceniz nedir?
            Ve en son Sezai Temelli’nin Kürdistan’da biz kazanacağız, Batıda AK parti MHP ittifakına kaybettireceğiz, burası arzı mev’ud topraklarıdır Türkler geldiler burayı kirlettiler söylemine neden tepki göstermiyorsunuz?
            Bir konuşmanızda “onların inancına kadından imam olmaz” ifadesini kullanırken kimleri kast ettiniz.
Sizin inancınız farklı mı? Farklı ise, inancınız nedir?
            Canan Kaftancıoğlu’nun “sizin inandığınız Allah’ız…” ile başlayan ifadelerine katılıyor musunuz?
            Ya Sera Kadıgil hakkında düşünceniz nedir?
            Hani ezandan rahatsız olan Sera var ya. O sera ki, ezanın ebedi olarak yurdumun üzerinde inlememesini temenni ediyor.
            Ya CHP’li Ekrem’in durumu?
            Bilinmelidir ki, CHP zihniyeti görünmeye çalıştığı gibi değil. CHP bugün İslam ile ilgili olumsuz ifadeleri olanları gizlemeye, örtmeye çalışıyor. Bunların İslam’a bakışı merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin ifadesiyle “huy Müslümanlığı değil, oy Müslümanlığı” biçimindedir.
            Evet,
            Aziz dostlar.
            Bu ifadeler bir zihniyetin kodlarıdır ve ülkücüleri, selametçileri, mücadelecileri dönüştürme hikâyesidir.
            Meral Akşener ve ona tabi olanlar maalesef geçmişte milli ve yerli düşüncesi olanların CHP zihniyetine evrilmesine zemin hazırladılar.
            Pek çok kişi ilke ve ülküsünü kaybetti ve CHP zihniyetinin müptelası oldu.
            Öyle bir dönüşüm yaşandı ki, bölücülerle ve mazarratlarla kol kola olmanın ötesine geçtiler. Kendileri mazarrat oldular.
            Merhum Tahir hocanın bir benzetmesi vardı. “….. Müslüman tereyağına benzer, bozulunca zehir olur”. İşte geçmişin milli görüşçüsünün, ülkücüsünün, akıncısının, milli mücadelecisinin düştüğü dereke.
            İflah olurlar mı?
            Zannetmiyorum. Çünkü başkalaştılar.
            Çünkü Siyonist haçlı zihniyetinin etkisinde kaldılar.
            Siyonist haçlı zihniyeti Menderes’e, Erbakan’a, Türkeş’e Özal’a diktatör dediği gibi, bugün Erdoğan ve Bahçeli’ye aynı yakıştırmaları yapıyor ve vasıtaları ile insanları dönüştürüyor, CHP’lileştiriyor.
            Hâsılı kelam.
            Aziz dostlar ben tarafım.
            İslam medeniyetini ihya çabasında olanlardan tarafım.
            Eksiklikler, kusurlar, günahlar olabilir ve vardır. Bunlara bakarak İslam coğrafyasını parçalayan, dağıtan ittihatçı zihniyetinin devamı olan CHP zihniyetinden yana olamam.
            Bu yazımı okuyan herkese tavsiyem şudur.
            CHP zihniyetinden uzak durun ve kurtulun.
            CHP zihniyetinin taşeronu olmayınız.
            CHP’ye teşne olmak, ülkemizi hedef tahtasına oturtan Siyonist haçlı zihniyetine teşne olmaktır.
Bu zihniyetten beri olmak gerek.
            Meramımı anlatabildim mi?
            Anlamak istemeyenlere söyleyebileceğim bir şey yok.
            En yakın turnosol kâğıdı İstanbul seçimleridir.
            “Titreyip kendinize dönünüz” ve CHP zihniyetinin kuyruğu olmayınız.
            Selam ve Sabırla…