25 Haziran 2024 Salı

Bütün Müslümanlar Birleşiniz

 Bütün Müslümanlar Birleşiniz

Veysi ERKEN Dr.

Liderler ikiye ayrılır... Hareket üretenler ve düşünce üretenler... Her ikisini birden üretenler ise sınırları değiştirenlerdir… Muhammed SALİH

Alp ve eren olmak kolay değildir. Bireyin veya bir grubun kendini bu iki kavramla tavsif etmesi “liderlik” sorumluluğunu beraberinde getirir. Alperen nitelikleriyle dünyaya nizamat vermek iddiasındadır. Çabası ve gayreti İlayı Kelimetullah mucibince âlemde nizamı kurmaya yöneliktir.

Âlemde fıtrat gereği muhtelif renk ve inanışlar mevcuttur. Alperen farklılıkları yok ederek değil, varlıklarıyla birlikte tevhidi sağlamaya çalışır.

Bu konuyu dile getirmemin temel nedeni “Milliyetçilik” konusunun geniş bir şekilde tartışılmasının gerektiği tezinin gündeme taşınmasıdır. Dostlarla hasbıhal ederken “Milliyetçilik” konusunda bir sempozyum düzenlemeyi düşündüklerini dillendirdiler.

Bunun üzerine “değişmezlerle değişimi” öngörmeyen bir algılamanın bir işe yaramayacağını dile getirdim. Esasında milliyetçilik konusu “değişmezler”den bağımsız olarak tartışıldığından bu güne kadar tutarlı bir sonuca ulaşılamamıştır.

Biz bu konuyu yıllar önce tez olarak hazırlamış ve tezimizde “değişmezler”i esas almıştık. Milliyetçiliği algılama tarzımız bugün de geçerlidir. Çünkü tezimiz eskimeyen yeniye dayanmaktadır*. Bilinmelidir ki, eskimeyen yeni Kur’an- Kerimdir.

“Değişmez”lerimiz Kur’an-ı Kerimde mevcuttur. İnsan, insanlar arasındaki farklılıklar, yarış, üstünlük, takva gibi kavramlar ve bu kavramların toplumu şekillendirme tarzı geniş bir biçimde izah edilmiştir.

İnsanlar, özellikle liderlik iddiasındaki Alperenler farklılıklarını koruyarak “rahmet Toplumu”nu kurmayı hedeflemelidir. Bu idrak tarzı birleştiricidir. Farklı algılama birleştirici olmaktan uzaktır. Hamidullah bunu şu şekilde açıklar.

 “Şayet milliyetçilik dil, ırk veya doğulan yer benzerliği veya özdeşliği temeline dayanıyorsa, söylemeye hacet yok ki o zaman milliyetçilik sürekli olarak yabancılar meselesi ile karşı karşıya kalacaktır. Bu anlamda her milliyetçilik, bütün dünyanın sakinlerini hiçbir zaman kapsayamayacak kadar dardır. Dolayısıyla da, daima çatışmalar, savaşlar tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Aslında, bu milliyetçilik bağı da pek kesin ve güvenilir değildir; iki kardeş birbirine düşman olabilir ve ortak ideolojiye sahip iki yabancı dost olabilir.

Kur’an dil, deri rengi veya tabiatın kaçınılmaz başka bir olayına dayalı her türlü üstünlüğü reddeder ve tek ferdî üstünlük olarak takvayı (tam dindarlığı) esas alır. İdeoloji toplumu İslam’daki ‘milliyetçilik’in temelidir. Muhammed Hamidullah, İslâm’a Giriş, ç. Cemal Aydın, TDV Yayınları, Ankara 1996, s.139.

Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere Milliyetçilik algılamamızın temelinde Kur’an olmak mecburiyetindedir. Böyle bir algılama bireylerin ve toplulukların “takva”da yarışmasını beraberinde getirir.

“Nasıl Bir Milliyetçilik?* Sorusunun cevabı o zaman doğru verilebilir ve “nizam” sağlanabilir. 

Dünyaya nizam vermek iddiasındaki Alperenlerin artık bütün “dünya Müslümanları birleşiniz” anlayışıyla hareket etmelerinin, dünyadaki bütün farklılıklara “adalet”le yaklaşmalarının ve milliyetçilik anlayışlarını buna göre inşa etmelerinin zamanı gelmiştir.

Unutulmamalıdır ki “yanlış önermelerden doğru çıkarım elde edilmez”. Alperenlerin âleme nizam verme emeli ancak doğru önermeler üzerinde kurulacak medeniyet tasavvuru ile gerçekleşebilir.

Bunu gerçekleştirmeye çalışmayanların yerine Allah başkasını ikame eder. Allah kullarına bu durumu şu şekilde bildirmektedir.

“Ey iman edenler, sizden kim dininden dönerse Allah öyle bir kavim getirir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı sever. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad yaparlar ve kınayanların kınamasından korkmazlar.  Bu, Allah’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah’ın lütfu boldur. O her şeyi bilendir. Maide-54.”

Haydi, Alperenler topluluğu doğru düşünmeye ve liderlik yaparak çözüm üretmeye.

 Selam ve Sabırla... 31.10.2005

Veysi ERKEN, Nasıl Bir Milliyetçilik?, Berikan Yayınları, Ankara-2000

Midyat Yolu OSB ve Üniversiteden Geçecek mi?

 Midyat Yolu OSB ve Üniversiteden Geçecek mi?

Veysi ERKEN Dr.

Midyat yıllardır ihmal ediliyor. Sıkıntılı bir durum oldu mu en çok ihmal edilen yerlerin başında geliyor. Hem maddi hem de sosyal anlamda yatırımlar durduruluyor, yarıda bırakılıyor veya uyutuluyor.

Maalesef başlanmış yatırımlar durdurulmuş vaziyette görünüyor.

Midyat-Mardin yolu yapımı durmuş, Midyat-Batman ve Midyat –Cizre yol yapımları programdan çıkarılmış, OSB alt yapı işlerinin ne zaman ihale edileceği, Küçük Esnaf sitesinin akıbeti, arıtma tesisi ve üniversite işleri uyutulmaya terk edilmiş vaziyette.

Tabii ki “marifet iltifata tabidir” sözü geçerli olsa gerek.

Maalesef Midyat’ın STK’ları “marifet” göstermiyorlar onun için “iltifat” görülmüyor, her sarsıntıda Midyat için projelendirilen işler biraz daha erteleniyor, öteleniyor.

Maalesef Midyat’ın taleplerini ve ihtiyaçlarını takip edecek bir yapı da oluşmuş veya oluşturulmuş değildir.

Bunun için bürokratlar hemen Midyat’la ilgili işleri öteleyebiliyor.

Hatta işlerin engellendiği ve savsaklandığını da söylemek mümkündür.

Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan bürokrasiden yakınıyor haklı olarak. Bu dönemde de bürokrasinin yatırımları ve kalkınmayı engelleme çabası içinde olduğu bir gerçektir.

Tabii ki konu Midyat olunca neredeyse bütün yatırım çabalarının engellenmeye çalışıldığını söylemek mübalağa değildir.

Abartarak söylemiyoruz.

Sonuç ortada.

Midyat için hayati ehemmiyete haiz yatırımlar neredeyse tamamen durmuş vaziyettedir.

Talebimiz yarım bırakılan yatırımlara tekrar başlanması ve bitirilmesidir.

Umarız ki Midyat’ın yolları tamamlanmış OSB ve Üniversiteden geçer.

Midyat kalkınır, istihdam merkezi ve öğretim alanı olur ve ülkemize katkısı artar.

Çağrım Midyat’taki bütün STK’lar ve Midyat’ı ve Midyatlıları sevenleredir.

STK temsilcileri ve gönüllüler gayret ediniz, harekete geçiniz.

Biliniz ki, çabalar el birliği ile olursa yatırımlar hızlanır, gerçekleşir ve Midyat güçlenir.

2024 yılı Midyat sesini her yere duyurabilmeli ve yatırımlar gerçekleşmeli diyorum.

Selam ve Sabırla… 25.06.2024