Adil Şahitlik
Veysi ERKEN Dr.
Allah kullarından “ADİL ŞAHİTLİK” etmelerini ister.
“Sözlükte adalet, “Doğru hareket etmek, hakka ve hakikate göre hüküm vermek, eşit olmak, eşit kılmak” gibi mânalara gelen bir isim olup ahlâk ve hukuk terimi olarak, “bireysel ve sosyal yapıda dirlik ve düzenliği, hakkaniyet ve eşitlik esaslarına uygun şekilde davranmayı sağlayan bir erdem veya hukuk ilkesi” anlamında kullanılır. Aynı kökten bir masdar-isim olan adl kelimesi, “adaletli” anlamında Allah’ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri olarak da kullanılmaktadır. Adalet Kur’an-ı Kerîm ve hadislerde genellikle “düzen, denge, denklik, eşitlik, gerçeğe uygun hüküm verme, doğru yolu izleme, takvâya yönelme, dürüstlük, tarafsızlık” gibi mânalarda kullanılmıştır. Kur’an-ı Kerîm’de kıst kelimesi de yer yer adaletin eş anlamlısı olarak geçmektedir. Bununla birlikte adalet daha soyut bir kavram olarak kullanılırken kıst genellikle uygulamada hakkaniyeti ifade eder.
İslâm düşünürleri, kâinatın her alanında var olduğunu kabul ettikleri ve zaman zaman adl (adalet) kavramıyla da ifade ettikleri mükemmel nizamı, gerek her bir bireyin ahlâkî kişiliğinde, gerekse tabiatı gereği medenî varlıklar sayılan insanların birbirleri arasındaki münasebetlerinde yani toplumsal ve siyasal hayatta da bulunması zorunlu bir ilke olarak görmüşlerdir.
….. sosyal hayat, zorunlu olarak fertler arasında ortak münasebetler kurulmasıyla gerçekleşir. Ancak bu ilişkilerin, hem Allah’ın iradesine ve rızâsına hem de insanların iyiliğine uygun olarak sürdürülebilmesi için öngörülen şartların başında adalet gelir. Bu sebeple adalet, yalnız ahlâkî bir erdem değil, aynı zamanda hukukun da en temel ilkesi ve bütün yasalarda gözetilmesi gereken amaçtır. Adalet kavramı, aynı zamanda “eşitlik ve denklik” anlamını da içermektedir.” https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Nahl-suresi/1991/90-ayet-tefsiri
ADİL ŞAHİTLİK aleyhimize de olabilir.
“Ey iman edenler! Kendinizin, ana-babanızın ve yakın akrabanızın aleyhinde bile olsa, Allah için doğru dürüst şâhidlik yaparak, adâleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun!
Hakkında şâhidlik yaptığınız kimse zengin de olsa fakir de olsa böyle davranın. Çünkü Allah, ikisine de sizden daha yakındır, hâllerini daha iyi bilir. Şu hâlde, sakın âdil davranmaktan yüz çevirip nefsin arzularına uymayın. Eğer dilinizi eğip büker, gerçeği olduğu gibi söylemekten çekinir veya büsbütün ondan yüz çevirirseniz, başınıza geleceği siz düşünün! Zira Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdârdır. Nisâ-135”
Peki, ADİL ŞAHİTLİK ediyor muyuz?
Maalesef kendini Müslüman olarak addeden gerçekte münafık ve müfsid derekesine yuvarlanmışlar ADİL ŞAHİTLİK yerine ADİ İŞLERE batmışlar için şahitlik yapmakta, eylemlerini görmezlikten gelerek ADİLİKLERİNİ savunur hale dönüşmüşlerdir.
Metres hayatı yaşayanlar, rüşvet, hırsızlık, irtikâp, namussuzluk yapanlar, boğazından HARAM lokmadan başka bir şey geçmeyenler, vatanını, milletini Siyonist haçlılara peşkeş çekmeye çalışanlar, tecavüzcüler, sokaklarda çıplak gezenler, açık alanlarda çiftleşmeye çalışanlar, ülkemizi sodom’a, gomor’a çevirmeye çalışanlar için ADİ ŞAHİTLİK yapılmaktadır.
Bütün bunlar Kur’an’ı Kerimi okumadığımızdan, öğrenmediğimizden, anlamadığımızdan ve YAŞAMADIĞIMIZDAN dolayı olmaktadır.
Kısaca topluluk olarak güzel niteliklerini kötülerle değiştirenler ADİL ŞAHİTLİK yerine ADİ ŞAHİTLİK yapmakta ve ahlaksız, namussuz, şerefsiz olanları savunmaktadır.
Unutulmamalıdır ki “Bir toplum, kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe, Allah da onlara verdiği nimeti değiştirmez. Şüphesiz Allah işitendir; bilendir. Enfal-53”
Selam ve Sabırla… 30.06.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?