29 Eylül 2026 Salı

Birbirine Karıştı Ablarla (su) Dolaplar

Birbirine Karıştı Ablarla Dolaplar

Veysi ERKEN Dr.

“Birbirine karıştı ablarla (su) dolaplar,

Ablar galip gelince döndü dolaplar”

Kapitalist dinin mensupları veya mensupları haline dönüştürülmüşler, dönüşmüşler lağım sularına kapılıp “dolap gibi dönmeye, fırıldaklaşmaya, sadece Müslüman görünerek çalıp çırpmaya, servetlerine servet katmaya yöneliyorlar.

Artık onlar için her şey normaldir.

Bankerler hadisesi, bankalar vasıtasıyla gerçekleştirilen soygunlar, finans kuruluşu adıyla Müslüman’ın parasını çalarak holdinglerini büyüteler kapitalist dininin müntesipleri haline dönüşenlerdir.

Dün nasıl haramzadeliğe dönüşenler bu tur soygunu yapmışlarsa bugün de foncular aynı işlemi gerçekleştirmişlerdir.

Lağım düzeni olan kapitalist dini dolaba dönüştürdüklerini döndürüp duruyor.

Müslüman, komünist, liberal, sağcı, solcu, aydın, cahil, metres, metres edinenler, rüşvetçi, irtikâpçı fark etmez hepsini bir potada eriterek dolaba çeviriyor, bunların marifetiyle “İslam’ı etkisizleştirmeye çalışıyor.

Bu tiplerin tamamı münafık ve müfsitliğe evirilmişlerdir.

İslami anlayış ve yaşayışta, ticari hayatta, anlayışımıza "açıklık en doğru yoldur" düsturu hâkimdir.

“Kapalı fonlarla alışveriş haramdır.

Aldatma,

Kandırma,

 Rüşvet,

Zina,

İrtikâp,

Faiz haramdır.

Ayette; “Aranızda birbirinizin mallarını (hırsızlık, kumar, gasp, faiz, aldatma, hile gibi) haksız ve bâtıl sebeplerle yemeye kalkmayın! (Bu kötülükleri serbest bırakan zulüm ve sömürü sistemlerine ve işbirlikçi hain yönetimlere arka çıkmayın.) Ve insanların mallarının bir kısmını (yalancı şahitliği ve çek senet hilesi gibi haram olduğunu) bile bile günah ve haksız yöntemlerle yemek için, onları (rüşvet olarak) hâkimlere aktarmayın. Bakara-118 (Abdullah- Ahmet Akgül meali) buyrulur.

Belediyelerdeki rüşvet, irtikâp, fuhuş, ahlaksızlık ve fonlarla ortaya çıkan durum Kur’an ve Sünnetin ne kadar terk edildiğini, Allah’tan korkmadıklarını göstermektedir.

Ayette “Ey iman edenler! Kudret ve yüceliğine yaraşır bir biçimde Allah’tan nasıl korkmak gerekiyorsa öylece korkun ve ancak O’na gönülden boyun eğmiş Müslümanlar olarak can verin. Âl-i İmran-102” buyrulur.

Bu ayetin ahkâmı şöyle özetlenmiştir.

“Kork Allah’tan korkmayandan”

Allah’tan korkmayan, münafıklaşan bu taife Kapitalist dini gereğince her türlü hırsızlığı, rüşveti, ahlaksızlığı, paradan kule inşa etmeyi, fonlarla çalıp çırpmayı yapabilir hale gelir.

O sadece görünümlü Müslüman’dır. Fiilleri, eylemleri ve yaşayışı gayrı İslimidir.

Merhum Mehmet Akif bu alçak düzenin piyonunu haline dönüşenleri şöyle resmeder.

“Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır;
Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır.
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfı Yezdân’ın...
Ne irfânın kalır te’sîri kat’iyyen, ne vicdânın.
Hayat artık behîmîdir... Hayır ondan da alçaktır:
******

O cem’iyyet ki vicdânında hâkim havf-ı Yezdan’dır;
Bütün dünyâya sâhiptir, bütün akvâma sultandır.
Fakat, efrâdı Allah korkusundan bî-haber millet,
Çeker, milletlerin menfûru, Kıptîler kadar zillet;
Me’âlî meyli hiç kalmaz, şehâmet büsbütün kalkar;
Ne hâkimlik tanır artık, ne mahkûm olmadan korkar."

Daha fazla yazmaya gerek yoktur.

Adil yöneticiler tedbir alır ve hesap sorarak İslami anlamda layık oldukları cezalarla cezalandırır, bütün varlıklarını müsadere eder.

Selam ve Sabırla… 29.09.2026

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?