Hırsızlığa
Karşı Tutumda Cari olan İki zihniyet
Veysi Erken Dr.
Zihniyet: Belirli görüş, inanç ve alışkanlıkların etkisiyle oluşan düşünme tarzı, zihin yapısı: http://www.lugatim.com/s/zihniyet biçiminde tanımlanır. Zihniyetin oluşumunda ve hayatiyetinin devamında inanç ilke ve kuralları ortadan kaldırılırsa toplumun hayatı ve hayata bakışı değişir.
Maalesef
ülkemizde yüzyılı aşkın bir süredir bizim düşünme ve akletmenin ilkeleri ve
kurallarının Kaynağı olan Kur’an ve sünnet azar azar hayatımızdan çıkarılmış ve tefekkür
zeminimiz kaydırılmıştır.
Zihniyet
sorununa bu bağlamda baktığımızda ülkemizde cari iki farklı zihniyetin varlığı
ile karşılaşırız.
Ülkemizin neredeyse her şeyini kaybettiren zihniyet maalesef
bugün de varlığını en çok CHP ve iltisaklılarında, ona evrilenlerde devam
ettiriyor ve her olumlu icraata karşı çıkıyor, hırsızlığı, rüşveti, para
kulelerini, içkiyi, kumarı, fuhşu normal görüyor.
Tarihin derinliklerine uzanmaya gerek yok. Yetmişli
yıllardan itibaren bu zihniyetin yapmadığı mel’anet yoktur, karşı çıkmadığı bir
proje göremezsiniz.
Maalesef bu yapı ve
zihniyet en çok CHP ve türevlerinde ve onunla aynileşenlerde, fetöitlerde devam
ediyor. Bu zihniyet tarih boyunca “tahripkâr” olmuştur. Olmaya devam ediyor.
Buna mukabil bütün eksiklik, hata, kusurlarına rağmen “öz”e,
İslami hayata dönmeye çalışan bir zihniyet vardır.
Son olay ve olgular, fonlar, bu iki zihniyetin tutumunu
gözler önüne sermeye yeterlidir. CHP zihniyeti her türlü ahlaksızlığı
yapanları, rüşvet alanları, irtikâpçıları, metres edinenleri sahiplenirken, “öz”e
dönmeye, İslam’ı yaşamaya çalışan zihniyet her türlü pisliğe bulaşmışları
reddediyor, mahkûm etmeye çalışıyor, bünyesinden temizlemeye çalışıyor.
Recep Tayyip Erdoğan’ın şu açıklaması iki zihniyetin farkını
ortaya koymaya yeterlidir. https://www.youtube.com/watch?v=YGIhvxu_bcg
“AK Parti bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü
gibi bakarak bugünlere getirdiği en kritik zamanlarda desteği, duasını
esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı siyasi harekettir. Böyle büyük hareketin, kalabalık hareketin
içinde çok farklı kimlikler, karakterler, farklı niyetlerle hareket edenler
olabilir. Farklı ajanda taşıyanlar farklı gündemi olanlar çıkabilir. 25
yılda bunun her türlü örneğini gördük. Kimilerinin
başı döndü. Kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını milletin
ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin
esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz
hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı,
sızdırıldı. Bunların her birinin hesabını sorduk. Yolumuza
kararlılıkla devam ettik. AK Parti'yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Biz
yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle
vedalaşır yolumuza güçlenerek devam ederiz.
"DEVLETİN MALINA, MİLLETİN MALINA EL
UZATANLARLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ"
Bizim farkımız budur. Bizim alamet-i farikamız
budur. 25 yıla dönüp, baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti
adı gibi ak bir partidir. İsmiyle müsemma bir partidir. Kimse bu partinin
aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Unutmayın, adının yeni yeni
olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş
bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye haksızlık, vefasızlık etmeyiz;
fakat devletin malına, milletin malına el uzatanlarla bizim işimiz olmaz,
olamaz.
Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara
çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun
soluklansın. Kenara gelmiyorsa o zaman millete hizmet davasının hakkını versin.
Bizler hepimiz aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için,
kişisel ikbalimiz için değil 86 milyonun huzur, refah, müreffeh ve muzaffer
geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü
ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlum ve mağdurlar için veriyoruz. İnşallah
son nefesimize kadar, gücümüz yettiğince bu niyetle çalışacak, koşacak, ter
dökeceğiz.”
Erdoğan'dan
tarihi mesajlar: Devletin, milletin malına el uzatanla işimiz olmaz - Internet
Haber
Evet.
“Öz”e, İslam’a yönünü
çevirenler içindeki ifrazatı temizlemeye çalışırken, CHP zihniyeti her türlü
pisliği savunuyor, kendine hak olarak görüyor.
Tabii ki en acısı Müslüman
görünümlüye dönüşmüş, münafıklaşmışların tutumudur.
Bu münafıklaşmışlar
öze dönmeye çalışan zihniyeti karalarken, CHP zihniyetinin her türlü pisliğine
sessiz kalıyor, normal görüyor ve savunuyor.
CHP zihniyetinde ve
onlara benzeyerek, destekleyerek münafıklaşanlarda komplo, kumpas, şantaj,
yalan, hile ve hurda eksik olmaz.
Zira bu yöntemler “efendileri dışarıda olan zihniyet”in
temel usulleridir.
Peki, “öze dönüş”
zihniyetinin içinde yamuklar yok mu? Bu zihniyetin eksiyi, hatası yok mu?
Elbette vardır.
Özellikle içlerine sızdırılmış “ittihatçı zihniyetin
elemanları” vasıtasıyla epey hata, yanlış ve kusurları oluyor.
Ama özelliği yamukları ve yamuklukları temizlemeye
çalışıyor, Jöntürk, ittihatçı zihniyetin devamı olan CHP gibi davranmıyor,
sahiplenmiyor.
Umarım ki, münafıklaşmış taife tevbe ve istiğfar ederek
hidayete erer.
Selam ve Sabırla… 30.09.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?