24 Ekim 2026 Cumartesi

Sorumsuzluk, Dokunulmazlık ve Denetimsizlik

Sorumsuzluk, Dokunulmazlık ve Denetimsizlik

Veysi ERKEN Dr.

Türkiye’de dönen dolapları anlamak için la yüs’elliğin/sorumsuzluğun ve denetimsizliğin bitirilmesi şarttır, farzdır.

La yüs’ellik, sorumsuzluk ve denetimsizlik yönetimin ve toplumun tefessühünü, çürümüşlüğünü oluşturur, ahlaksızlığı, hırsızlığı, rüşveti, irtikâbı, metreslik düzenini arttırır.

“Herkes kendi yapıp ettiğinin hesabından kendisi sorumlu olacaktır. Tur-21” ve

“O kişi dünyada ne dini doğrular, ne de namaz kılardı. Tam tersine, dini yalanlar ve onun gereklerinden yüz çevirirdi. Üstelik yaptığıyla övünerek, çalımlı çalımlı dostlarının yanına giderdi. Yazıklar olsun sana! Helâk olasın! Sonra yazıklar olsun sana! Helâk olasın! İnsan, başıboş bırakılacağını ve yaptıklarından hesâba çekilmeyeceğini mi sanıyor? Kıyamet-31-36”

Ayetleri denetimin gerekliliğini ve sorumlu olunan alandan hesap verilmesinin şart olduğunu izah eder.

Evet.

Makamı, mevkii, sıfatı ne olursa olsun herkes denetlenmeli, dokunulmazlığı olmamalı ve yaptıklarının, ihmal ettiklerinin hesabını vermelidir.

Unutulmamalıdır ki dokunulmazlık zırhı, denetimsizlik ve sorulamazlık yönetimleri, yöneticileri ve toplumu çürütür.

Belediyelerdeki, bürokrasideki, seçilmiş ve atanmışlardaki çürümüşlüğün başlıca kaynaklarından biri la yüs’ellik, dokunulmazlık ve denetimsizliktir.

İlave olarak suça uygun cezanın verilmeyişidir.

Bilinmelidir ki suça uygun cezanın yokluğu sadece suç oranlarını arttırır.

Kısasta hayat var ayetinin gereği ifa edilmiş olsaydı toplumda bu kadar cinayet, hırsızlık, zina, fuhuş vs. olmazdı.

Kısaca La yüs’ellik, denetimsizlik, dokunulmazlık gücü hem insanı hem de yönetimi bozar.

Türkiye’deki manzara bunun göstergesidir.

Dokunulmazlık, la yüs’ellik ve denetimsizlik zırhına bürünenler, büründürülenler kendilerini “sınırsız güç sahibi” görür ve mel’anetlerini işlemeye başlar.

Fonlarla çalar, makamla gasp ve rüşvete yönelir, metres edinir.

Güç bende diye avazları çıktığı kadar bağırırlar.

Özellikle “hududullah”la belirlenen “İslâmi değer” ve “ahlakî ilkelerden mahrum” veya kopmuş bir şekilde yönetme gücünü açık veya gizli bir biçimde ele geçirenler için bu düstur daha fazla geçerlidir.

Kendilerini “la yüs’el, dokunulmaz ve denetlenmez yaptıklarından firavni tavır takınır, zatını sorgulanamaz” olarak görür.

Başkalarına “alan” belirler. Alanın dışına taşmak isteyenlere yaklaşımları Firavun gibidir.

Hani Firavun izni dışında iman eden sihirbazlara “«–Ben size izin vermeden önce ona inandınız öyle mi! Hakikat şu ki, O, size sihir öğreten büyüğünüzdür. Şimdi mutlaka elleriniz ile ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma dallarına asacağım! Böylece, hangimizin azabının daha şiddetli ve sürekli olduğunu iyice anlayacaksınız!. Tâhâ, 71" diye seslenmişti.

Bugün de kendilerini güçlü görenlerin yaklaşımı farklı değildir.

Özellikle “gizli yöneticiler” olarak ifade edilen “inandırılmış” ve “görevlendirilmiş”lerde bozulma ve buna dayanan dayatmaları had safhaya kolaylıkla varabilir. Güçlerini kaybetmemek için yapamayacakları şey ve yıkamayacakları değer yoktur.

İster “açık” ister “gizli” olsun imtiyazlı, dokunulmaz, denetlenmez, la yüs’el yapının içinde vakıf, sendika, holding, kurum, kuruluş ve kişiler vardır. İmtiyazlı yapının içindekiler “adalet”ten yana değil “ayrıcalık”lardan yanadır. İşte “açık” veya “gizli” yönetimlerin başlıca imtiyazları şu şekilde sıralanabilir.

Lojman ve makam aracı tahsisatı, bedava telefon, elektrik, doğal gaz kullanma, ucuz veya bedava yemek ve tedavi, örtülü harcırahlar, sınırsız kart kullanımı, bedava seyahatlere, kamu arsalarının tahsisi, tesis, fabrika ve imkânlarının çarçur edilerek devrine ilaveten dokunulmazlıklar ve kanun önünde eşitsizlikler.

Bilinmelidir ki, “Sınırsız Güç” ve “La yüs’el”lik yöneticileri bozar. Samimi olanları gizli olanlara mahkûm eder.

Hâsılı kelam.

La yüs’ellik, denetimsizlik ve dokunulmazlık ortadan kaldırılmalıdır ki, fonlarla, rüşvetlerle, irtikâplarla, metreslerle, para kuleleriyle milletin imkânları çalınamazsın. Hırsızların, rüşvetçilerin yaptıkları yanlarında kâr kalmasın.

Selam ve Sabırla…24.10.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?