Yönetimin Saltanatlaşmaması İçin
Veysi ERKEN Dr.
Yönetimin, ordu komutanlıklarının “saltanat”a dönüşüp darbelere, cinayetlere, zulümlere yol açabileceğini bilmeyen yoktur diye düşünüyorum.
27 Mayıs,
12 Mart,
12 Eylül,
28 Şubat
Ve 15 Temmuz darbeleri ordu komutanlarının saltanatlıklarını devam ettirme isteğinden kaynaklanmaktadır. Bu istek ister yerli ister yabancı destekli olsun fark etmez.
Hz. Ömer, makamların hırsına kapılarak haksızlığa yönelebilecek kişileri görevlerinden almasını bilmiş ve hayırlı iş yapmıştır.
Hz. Ömer fetihler ordusunun komutanı olan Halid bin Velid’i görevden almıştır. İhsan Süreyya sırma görevden alma sebebini şöyle izah eder.
“Hz. Ömer (r.a.), Halid b. Velid’in üst üste kazandığı zaferden dolayı, esas görevi devlete hizmet olan ordunun, şımararak saltanatlaşmasını istemiyordu. Zira böyle bir durumda, İslam’ın tatbikatı için var olan devletin, ordunun emrine girme ihtimali belirebilirdi ki bu, İslam Devleti’nin bekası nokta-i nazarından fevkalade tehlikeli bir husustu.
Başka bir deyişle Hz. Ömer (r.a.), İslam kanunlarını harfiyen ve de tavizsiz uygulanması için mevcut olan devlet otoritesinin kaybolarak, yerine Ordu Başkomutanının, hatta Devlet Başkanının şahsi despotizminin yer almasını istemiyordu.
Yoksa onun Halid b. Velid’i görevden alması şahsi bir meseleden, ya da Halid’in herhangi bir yolsuzluğundan kaynaklanmıyordu. Nitekim komutanlıktan azlinin sebebini öğrenmek için başkent Medine’ye giden Halid’e, Hz. Ömer (r.a.), “Ya Halid, sen benim yanımda çok değerlisin ve seni çok severim” dedikten sonra, Devletin bütün valilerine şu tamimi gönderdi.
“Ben Halid’i bir öfkesinden ya da ihanetinden dolayı azletmedim. Fakat insanlar onu o kadar büyüttüler ki, Allah’ı bırakıp ona tevekkül edeceklerinden korktum. Ben onlara bütün bu başarıların Allah’tan geldiğini bilmelerini istediğim için böyle hareket ettim.”
Devlet Başkanı Hz. Ömer’in bu hassasiyetini gören Halid b. Velid, Medine’de kalabilme imkânının olmasına rağmen, ordusuna dönerek, Ebu Ubeyde b. Cerrah’ın maiyetinde asker olarak cihada devam etti. S.60-61”*
Görevden alma ibretlik ve doğru bir eylemdir.
Bilindiği üzere elinde silahlı güç bulunanların uzun süre aynı makamda bulunmaları onları “saltanat”lığa yöneltebilir.
Tarih boyunca saltanatlaşma görülen ve yaşanılan bir hadisedir.
Türkiye bundan çok çekmiştir.
“Sınırsız ve kontrolsüz güç, güç değildir” denilir.
Sınırsız güç felaketlere yol açar.
Bunun için gücün sınırlandırılması gerekir ve bu duygu en üst mertebeye gelenlere benimsetilmelidir ki, komutanlık yaptığı yerde, orduda milletine hizmet için gerektiğinde bir ER olarak hizmet edebilsin.
Selam ve Sabırla… 26.01.2026
*İslâmi Tebliğin ÖRNEK HALİFELER DÖNEMİ, İhsan Süreyya Sırma,12. Baskı, Beyan Yayınları, İstanbul-1997.