Başkalarına İhsanda Bulunmak
Veysi ERKEN Dr.
İslamî anlamda mümin olan bütün fiillerini, eylemlerini, davranışlarını, tutum ve tavırlarını Allah’ın rızasını kazanmak, hakiki bir kulluk için yapar, yapmaya çalışır. Dünya ve ahretini kazanmaya çalışır, Allah’ın ihsan ettiklerinde başkalarına ihsanda bulunur, ülkede fesat ve bozgunculuk çıkarmaz, fitneye sebep olacak eylemlerden kaçınır.
“Allah’ın sana verdiği serveti O’nun yolunda harcamak suretiyle âhiretini kazanmaya çalış. Dünyadan da nasibini unutma. Allah sana nasıl ihsânda bulunduysa, sen de başkalarına öylece ihsânda bulun. Ülkede bozgunculuk çıkarmaya kalkışma. Çünkü Allah bozguncuları sevmez! Kasas-77” ayetinde emredildiği gibi yaşamaya çalışır.
Bu anlayışta olanlar şu ilkeyi ittihaz eder ve niyetini Allah’ın rızasını kazanmak üzerine bina eder.
Bilindiği üzere “Ameller niyetlere göre değişir”.
Niyet halis ve temiz olursa akıbette hayır olur, görünüşte olumsuz olsa bile.
Dolayısıyla beşeri münasebetlerimizde, infakımızda, ihsanımızda, iyilik yapmamızda “iman, amel-i Salih, hak ve sabr”ın tavsiyesi ve yaşanması esas kabul edilir.
İnfak, ihsan ve iyilik bizim hoşumuza gidenden olmalıdır ki, anlamlı ve yerinde olsun. Ayette “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardıklarımızın iyilerinden verin. Kendinizin ancak içiniz çekmeye alabileceğiniz âdi şeyleri hayır diye vermeye kalkışmayın. Bilin ki Allah zengindir, bütün iyilik ve güzellikler O’na mahsustur. Bakara-267 buyrulur ve bunun Allah yolunda olabilmesi, iyiliğe erebilmemiz için gerekli görülür.
Nitekim “Allah yolunda sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir. Âl-i İmran-92” ayeti net bir hüküm ifade eder ve inanları uyarır.
Elimizden maddi ve manevi imkânlarımızdan ne geliyorsa infak ve ihsan vaktidir. Ayette “Allah yolunda sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir. Âl-i İmrân-92”
Şimdi Allah yolunda daha fazla harcama ve infak, Gazzelilere yardım zamanıdır ki, iyiliğe erelim.
Elbette her Müslüman mümin iyiliğe erme çabasındadır.
Allah bizleri kaldıramayacağımız yüklerle mükellef tutmaz.
yüklenebileceklerimizden de mükellef ve sorumlu tutar. Her birimizin yüzünü çevirdiği bir yön ve tuttuğu bir yol, yöntem vardır. Biz yüzümüzü Allah’a çevirmekle mükellefiz. “Herkesin yüzünü ona doğru çevirdiği bir yönü vardır. Öyleyse hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun, Allah sizin hepinizi bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. Bakara-148”
Yükümlü tutulduğumuz eylemlerden birisi de dünyadan nasibimizi unutmadan Allah’ın ihsanından bizim de ihsanda bulunmamızdır.
İnsanlara ihsan fesadı ve bozgunculuğu tasfiye eder.
Selam ve Sabırla… 16.01.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?