"İnsanlığın Donduğu An"
Veysi ERKEN Dr.
Gazze’deki, Filistin’deki, Kudüs’teki, Doğu Türkistan’daki, Venezuela’daki soykırım, vahşet, işgal, korsanlık, Devlet başkanını kaçırma eylemler karşınında “İnsanlık” donmuş, yok olmuş durumda.
Sessizlik insanlığı dondurmuş, insanları öldürmüş, kalanları yaralı, aç, bi ilaç üşütüyor.
Kısa bir video.
Çıplak ayaklı, terliksiz, çorapsız, montsuz, kabansız, muhtemelen aç karların üzerinde donmakta olan bir çocuk.
Titreyerek annesine sesini duyurmaya çalışıyor.
Belki annesi şehid olmuş, yok.
Sadece şunu söylüyor.
“Anne, çok soğuk!
Anne, çok üşüyorum!
Beni al.”
https://www.youtube.com/shorts/yYX_agSXPX8
“Beni al.”
Cümlesi hangi insanın ciğerini dağlamaz.
Belli ki.
İnsanlığın donduğu anlardayız.
Aylan bebekleri, Rim bebekleri ve bütün mazlum bebekleri, işkencelere maruz kalanları unuttuk.
Evet.
İnsanlık dondu.
“Anne, çok soğuk!
Anne, çok üşüyorum!
Beni al.” Çığlıklarını duyup ses çıkarmayanlar donmuş, insanlıklarını kaybetmiş demektir.
Yazmak, konuşmak anlamsızlaştı, anlamını kaybetti.
Sadece Rabbimiz katında mazeretimiz olsun diye yazıyorum, konuşuyorum ve gücüm yettiğince imdatlarına koşmaya çalışıyorum.
Yar Rab.
Donanlardan eyleme bizleri.
Donan, mazlumların yanında yer almayan, yardım etmeyen, sessiz kalan, duyarsızlaşan herkesi ve yöneticileri kahhar ismi şerifinle kahreyle.
Biliyoruz ve inanıyoruz.
Zalimlere ses çıkarmayanlar, susanlar da zalimdir.
Bizler
“Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah’tan başka dostlarınız olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz! Hûd-113” ayetinin hükmüne tabi olmaya ve zalimlerin yanında durmamaya çalışıyoruz ve yardımı senden diliyoruz.
Selam ve Sabırla… 04.01.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?