1 Ocak 2026 Perşembe

Başkalarının Arzularına Göre Yaşayanlar

Başkalarının Arzularına Göre Yaşayanlar

Veysi ERKEN Dr.

“Başkalarının arzularına göre yaşamak ölümdür”

Mümin Müslüman başkalarının arzularına göre değil, Allah’ın vahyine, Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) sünnetine göre yaşamaya çalışır ve diri kalır.

İslam'a teslim olmuş ve iman etmiş fert ve toplumların hayatlarının belirleyici ilkeleri başkalarının arzuları değil Kur'an ve sünnettir.

Kur’an ve sünneti esas kabul eden fert ve toplumların kültürü, yaşayışı "Vahiy kültürü" olarak vasıflandırılır (1).

Vahiy kültürünün oluşumu "Kur'an'ın dediği doğru, Hz Muhammed (S.A.V.)'in sözleri (Hadisleri) doğru, benim alışkanlıklarım doğru değil, yaşayışım benliğimle uyuşmuyor"(2) gerçeğinin kabulü ile başlar.

Vahyin prensiplerini kabul eden fert ve toplumların yaşayış tarzlarında inkilâb meydana gelir. Büyük değişmelere uğrarlar. Değişme, gelişme şeklinde tezahür eder.

Başkalarının arzularını değil de Kur’an-ı Kerimi kâmilen yaşamaya çalışanlar hayırlı ümmettir, topluluktur.

Ayette: “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten menedersiniz…” (Âl-i İmrân, 110)

Hayırlı bireylerin ve ümmetin görevlerinden birisi kötülüklere ve kötülük yapanlara mani olmaya çalışmaktır.

Resulullah “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78. Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17)

Yine Kâinâtın Fahr-i Ebedîsi bir gün, iyiliği tavsiye edip kötülüğe mânî olma mes’ûliyetinden bahsederken şöyle bir misal vermiştir: “Gemi yolcuları alt ve üst katlara yerleştiler. Geminin alt katında seyahat edenler; Su ihtiyacımızı karşılamak için ikide bir yukarı çıkıyor, üsttekileri rahatsız ediyoruz. Geminin tabanında bir delik açıp suyu oradan alalım diye konuştular. Bu durumda üst kattakiler onlara mânî olmazsa, hepsi birden boğulup giderler. Şayet onlara gemiyi delmenin yanlış olduğunu anlatırlarsa, hem kendilerini, hem diğerlerini boğulmaktan kurtarırlar.” (Buhârî, Şehâdât, 30; Tirmizî, Fiten, 12)

Başkalarının arzularına göre yaşayanlar “iyiliği emretme ve kötülüğü nehyetme” görevlerini ifa edemezler.

Başkalarının arzularına göre Kur’anî bir zeminde benliklerini ve kişiliklerini geliştiremezler.

O tipler için “Başkalarının arzularına göre yaşamak ölümdür” sözü geçerlidir.

Hâsılı kelam.

Hem kendi hem de başkalarının heva hevesine arzularına göre yaşayıp ölenler şöyle tanımlanır.

Bayağı arzularını ilahlaştıran kişiyi gördün mü? Şimdi sen, bu adamı da doğru yola getirmekle yükümlü olabilir misin? Yoksa sen, onların büyük çoğunluğunun gerçekten senin davetine kulak verdiklerini yahut doğru dürüst düşündüklerini mi sanıyorsun? Aksine onlar, başka değil, bir hayvan sürüsü gibidirler, hatta tuttukları yol bakımından daha da sapkındırlar. Furkan 43-44”

Rabbulalemin bizleri sapkınlardan, arzularının esiri olanlardan muhafaza eylesin duasıyla.

Selam ve Sabırla… 01.01.2026

 

 

1-2 Özcan, Ruhi. Vahiy Kültürü, İstanbul- 1992

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?