14 Ocak 2026 Çarşamba

Kötü Amelleri Kendine Güzel Görünenler

Kötü Amelleri Kendine Güzel Görünenler

Veysi ERKEN Dr.

İnsanoğlunun düşmanı olan şeytan, insana kötü amellerini güzel gösterip onları savunur hale gelebilir.

Zira insan ve cin şeytanları birbirlerine yaldızlı sözlerle fısıldaşır ve hem bireylerin hem de toplumların helakine vesile olurlar.

“Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle baş başa bırak da âhirete inanmayanların kalpleri ona (o yaldızlı sözlere) kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri kötülüğü bundan böyle de işlemeye devam etsinler. En’âm, 112-113”

Yaldızlı sözlerle birbirini ve toplulukları aldatma, dünya hayatını vazgeçilmez diye yutturmaya çalışan şeytanlar faaliyetlerini kesintisiz sürdürmektedirler.

Ayetlerde bu durum şöyle anlatılmaktadır.

“Ey insanlar! Allah’ın verdiği söz gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın, o aldatma ustası da Allah hakkında sizi kandırmasın.  

Şüphe yok ki şeytan sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman bilin. Çünkü o kendisine uyacaklara yakıcı ateşin mahkûmlarından olsunlar diye çağrıda bulunur.  

İnkâr edenler için çetin bir azap vardır; iman edip dünya ve âhirete yararlı işler yapanlara ise bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.  

Kötü işleri hoşuna gidip de onları güzel bulan kimse (ile böyle olmayan bir) mi? Allah dilediğini sapkınlık içinde bırakır, dilediğini de doğruya iletir. O halde onlar için üzülerek kendini helâk etme. Allah onların yaptıklarını elbette biliyor. Fâtır, 5-8”

Maalesef “Kötü işleri/amelleri hoşuna gidip de onları güzel bulan kimse”ler çoğalmış ve çoğalmaya devam etmektedir.

Bilhassa medya ve sosyal medya denilen mecralarda her türlü sapkınlığı yapanlara amelleri kendilerine güzel görünmekte ve başkalarını da bu pisliğin içine çekmektedir.

Fuhuş, kumar, uyuşturucu, faiz, sahtekârlık güzel işlermiş gibi pazarlanmakta ve insanlar tuzağa düşürülmektedir.

Kitle iletişim araçları (medya, sosyal medya) tahminlerimizin ötesinde kötü amelleri meşhur ettikleriyle yaymaktadır.

Korkunç bir güce sahiptir ve kontrolsüzdür. Dijital işgal zihinleri harap etmiş ve etmektedir. Bu yapı şöyle tarif edilmektedir.

Kitle iletişim araçlarıyla, önce bir dünya imajı çiziliyor, ardından da, çizilen bu imaj hakkında ne düşünülmesi gerektiği kitlelere empoze ediliyor. Bir başka deyişle, üzerinde düşünülecek dünya da, bu dünya hakkında düşünülebilecek şeyler ve düşünme biçimleri de, bu bir avuç insan tarafından tayin ediliyor.

Kendi yakın çevremiz ve yüz yüze iletişimde bulunduğumuz insanlar hakkında sahip olduğumuz bilgiler dışında, dünya hakkında bütün bildiklerimiz veya bildiğimizi sandıklarımız bize günlük gazeteler, haftalık dergiler, radyolar ve televizyonlar gibi kitle iletişim araçlarından aktarılıyor, benimsetiliyor.

     Hangi haberlerin bize ulaştırılması gerektiğine, hangi sırayla ulaştırılacağına ve dünya imajımızın hangi kelimelerle çizileceğine hep bizim dışımızda yüzlerini bile görmediğimiz bu insanlar karar veriyorlar. Bununla da yetinmiyorlar, bize ulaştırdıkları bu haberleri, ayrıca tahlil de ediyorlar: Böylece neyi nasıl düşüneceğimizi de bu insanlardan öğreniyoruz.  Nabi Avcı, Kitle Kültürü Enformatik Cehalet,  Rehber Yayınları, Ankara 1990. 170-171.  14.10.2001*

Kötü amellerimizi güzel görüp şeytanların tesirinde kalmak istemiyorsak Allah’ın vahyine dönmek mecburiyetindeyiz ve yöneticiler tedbir almakla mükelleftir.

Vazifesini yapmayan Cehennemi hak eder.

Selam ve Sabırla… 14.01.2026 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?