26 Şubat 2026 Perşembe

Belediyeler Nasıl Çöktü?

Belediyeler Nasıl Çöktü?

Veysi ERKEN Dr.

Belediyeler özellikle Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehir belediyeleri nasıl ve neden çöktü sorusuna cevap aranması gerekir.

Biliyorsunuz CHP zihniyetinin temel ilkelerinden birisi “zam, zulüm ve işkence”dir. Bu ilkenin işletilmesi sonucunda “çöp, çamur ve çukur” yığınları oluşmuş ve hayat çekilmez hale gelmiştir.

Suda yüzde 3200, ulaşımda yüzde 200’den fazla, ekmekte yüzde 1500-2000’e varan zamlara, sefer sayılarının azaltılması ile olan ulaşım işkencesine, ekmekteki artışla oluşan zulüme rağmen halk bunlara sessiz kalıyorsa belediyelerin çökmesi, halkın sırtındaki yükün artması mukadderdir.

“Allah yolunda harcama yapın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin, kuşkusuz Allah iyilik edenleri sever. Bakara-195” ayetinin hükmüne rağmen insanlar tepkisiz bir şekilde kalır, kendini tehlikeye atıyorsa, nemelazım diye tavır takınıyorsa belediyelerin çökmesi, halkın sırtına daha fazla yükün binmesi kadar tabii bir şey olamaz.

Nemelazımcılığın sonu bellidir.

Ve bu sonu Yahya Efendi şöyle dillendirir.

“Bir gün cihân pâdişâhı Kânûnî Sultân Süleymân, sütkardeşi Yahya Efendi Hazretlerine bir mektup göndererek şunu sorar: “Ağabey! Sen ilâhî sırlara vâkıfsın, bilirsin. Kerem eyle de bize akıbetimizin ne olacağını haber ver. Neslimiz, kesilip yok mu olacak? Yok olacaksa, bu hangi sebepten olacak?”

Mektubu okuyan Yahya Efendi Hazretleri eline kalem kâğıt alıp; “Neme lazım” diye iri harflerle yazıp Kânunî’ye gönderir. Kânunî, Yahya Efendi’den gelen mektubu okuduğunda, “Bu cevap nedir?” diye hayretler içinde kalır. Hemen Yahyâ Efendinin dergâhına gider ve kendisine; “Ne olur gizlemeyip, sualime cevap veriniz. Biz de ona göre hareket edelim” der.

Yahya Efendi bunun üzerine tebessüm ederek; “Biz cevap verdik. Bu sözümüzü anlayamamana şaşarız.” Kanunî “Nasıl yani?” diye meraklı bir şekilde yüzüne bakınca, Yahyâ Efendi şu tarihi cevabı verir:

“Zulüm, haksızlık, adam kayırma, rüşvet yayılırsa, işitenler de; ‘Neme lazım’ derse ve onu önlemeye çalışmazlarsa; sonra koyunu kurt değil de çoban yerse, bilenler de bunu söylemeyip gizlerse; fakirlerin, muhtaçların, gariplerin feryadı göklere çıkıp bunları taşlardan başkası işitmezse, işte o zaman felakettir. Neslinin o zaman yok olmasından korkulur. Hazinelerin boşalır. Askerin itaat etmez olur ve yolundan gitmezler. Yok olmak mukadder olur.”

Evet.

İstanbul, Ankara, İzmir ve benzer şehirlerde yaşayanlar her türlü rüşvet, kayırma, hırsızlık, irtikâp, işten çıkarmaya “nemelazım” deyip sessiz kalıyorsa, sadece sessiz kalmakla yetinmeyip yolsuzluk yapanları savunuyorsa belediyelerin çökmesi mukadderdir ve bunu yaşıyoruz.

“Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır. Nisâ-135” ayetine uyup Allah için şahitlik yapmayıp, “nemelazım” tavrını takınmaya devam edersek yerle yeksan olmayı hak ederiz.

Nurettin Sözen, Murat Karayalçın kısaca CHP’nin geçmişteki ve günümüzdeki icraatlarını unutmayın.

Selam ve Sabırla…26.02.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?