20 Kasım 2013 Çarşamba

Barışın Şifresini Fısıldayan Dil Mardin



Duvar’a Karşı Barışın Şifresini Fısıldayan Dil Mardin

Veysi ERKEN

            Tevhid inancı, yeryüzünde tevhidin dilini hâkim kılmayı gerektirir. Tevhidin dilini “duvar”larla değil gönüllerde oluşturulacak köprülerle inşası mümkün olur.
            Yer Mardin olunca konu biraz daha fazla hassaslaşır.
            Evet, Mardin hassas bir yerdir.
            Mardin tevhidin kalesi olmuş ve olmaya devam eden bir yerdir.
Mardin tarihi boyunca tevhidin direnç noktası olmuştur.
Birliğin, beraberliğin ve bütünlüğün temsilidir Mardin.
Mardin çoğulculuğun, dillerin sembolüdür. Artuklu bunun nişanesidir.
Mardin kurtuluş savasında Urfa’yı, Maraş'ı, Anteb'i işgal edenlerin suratında patlayan tokattır.
Kısaca Mardin nizamı Âlemin nişanesidir.
Mardin inşa edilmek istenen “duvar”larla değil, nizamı Âlem şerefiyle anılmak istenen bir belde-i tayyibedir.
Utanç duvarlarını inşa etseniz bile bir gün bu duvarlar üzerinize yıkılır, tıpkı Berlin duvarı gibi.
Geliniz Mardin’de duvarları yükselteceğimize beldemizin kültürünü ve mayasını bir bütün olarak haykıralım ve tevhidin sesini yükseltelim.
Sesimiz sınırlar olmadan Kerkük’te, Erbil'de, Şam’da, Mekke’de, Medine’de, Kahire’de, Bin gazi’de, Çeçenya’da, Kazan’da, Türkistan’da, Balkanlarda yankı bulsun.
Tıpkı aziz dostum Doç. Dr. Abdulkadir Güllü beyefendinin resmettiği ve haykırdığı gibi.

MARDİN
Zinciriye Medresesi en tepede yer almış
Artuklu’dan bugüne dimdik ayakta kalmış
Cehle meydan okumuş, aydınlanmış ehli din
Hoşgörünün, sevginin yaşandığı il MARDİN.

Binlerce yıllık tarih taşlar ile taçlanmış
Birlik-dirlik seçilmiş, düşmanlıklar taşlanmış
Burda gizli çaresi onulmayan bir derdin
Barışın şifresini fısıldayan dil MARDİN.

Beş bin yıllık maziye ne cevherler gömülmüş
Her gelen yeni günle geleceğe dönülmüş
Niçin denmiş araştır Mardin’e “Tur Abidin”
Aydınlat güneş gibi, karanlığı sil Mardin.

Seni dünya tanıyor adın akılda kalmış
Medeniyet namına kim bu kadar nam almış
Gönüllerde yerin var, sevgi ile yok derdin
Dünya sana dönüyor değerini bil MARDİN.
29 Kasım 2010

Aziz dostumun sesini duydunuz.
Başta Mardinlilere olmak üzere bütün ehli tevhide sesleniyorum. Bu sese ses veriniz. Bu sesi etrafınıza duyurunuz ve arş-ı alada yerini alsın diyorum.
Kalemine ve gönlüne sağlık aziz dostum Kayseri’nin yiğit evladı Abdulkadir Güllü.
Selam ve Sabırla.


16 Kasım 2013 Cumartesi

Milli Savunma Bakanlığı ve YÖK Başkanlığına



Milli Savunma Bakanlığı ve YÖK Başkanlığına

Veysi ERKEN
           
Malumunuz üzere 13.2.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 171 inci maddesiyle 2547 Sayılı Yükseköğretim kanununun 44. Maddesinde değişikliğe gidilmiş ve mezuniyet için öğrenim süresi ortadan kaldırılmıştır.
            Maddenin son fıkrasında “yüksek lisans programını azami üç yıl, doktora programını ise azami altı yıl içinde başarı ile tamamlayarak mezun olamayanlar, bu Kanunun 46 ncı maddesinde belirtilen koşullara göre ilgili döneme ait öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretlerini ödemek koşulu ile öğrenimlerine devam etmek için kayıt yaptırabilir. Bu durumda, ders ve sınavlara katılma ile tez hazırlama hariç, öğrencilere tanınan diğer haklardan yararlandırılmaksızın öğrencilik statüleri devam eder.” denilmiştir.
            Öğrencilik statüsü devam eden kişinin “ders ve sınavlara katılma ile tez hazırlama” ile ilgili kısımlardan faydalanacağı açıkça belirtilmiştir.
            Bu durum Lisans seviyesi için de söz konusudur. Teorik olarak 18 yaşında Lisans öğrenimine başlayan bir öğrencinin yedi yıllık süreyi 25 yaşında ikmal etmesi gerekir. Dolayısıyla 7 yıllık süre mutlak kabul edilseydi öğrencinin 1111 sayılı kanunun ilgili maddesinde belirtilen 29. Yaşın sonuna kadar askerlik sevk tehiri yapılamazdı.
            Beliren mağduriyet ve öğrencilerin mahkemelere müracaat etmeleri neticesinde Milli Savunma Bakanlığı ile YÖK arasında yapılan yazışmalar sonunda öğrencilerin sevk tehirlerinin 29. Yaşın sonuna kadar yapılmasının gerekliliği üniversitelere 22. 07.2013 tarihli YÖK yazısı ile bildirilmiştir.
            2547 Sayılı kanunun ilgili maddesi ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarını da kapsamakta olup mezuniyet için azami süre ortadan kaldırılmış ve öğrencilerin ders, sınavlara katılma ve tez hazırlama faaliyetlerinden 1111 sayılı Askerlik kanununun ve Sevk Tehiri yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre 35. Yaşın sonuna kadar faydalandırılması gerekmektedir.
            Asker Alma Dairelerinde oluşan tereddütleri ortadan kaldırmak için Lisans seviyesindeki öğrenciler için alınan tedbirlerin yüksek lisans ve doktora öğrencileri için de behemehâl alınması zorunluluk haline gelmiştir.
Sevk tehiri İşlemleri Yönetmeliğinin ilgili hükümleri aşağıdadır.

Sevk tehiri yapılabilecek yaş sınırları

            MADDE 6- (2) Askerlik Kanununun 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (2) numaralı alt bendine göre; devlet veya kendi hesaplarına yurt içinde veya yurt dışında staj, dil öğrenimi, yüksek lisans, ihtisas, sanatta yeterlik, doktora eğitimi yapanların, aday memurların, sözleşmeli ve dış kaynaktan temin edilecek muvazzaf subay/astsubay adaylarının askere celp ve sevkleri, bu Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde, 35 yaşını doldurdukların yılın sonunu geçmemek üzere tehir edilebilir.

Sevk tehiri esasları ve süreleri

MADDE 12- c) Yüksek lisans, doktora, sanatta yeterlik ve orta öğretim alan öğretmenliği eğitimi yapanların sevkleri, tabi oldukları kanun ve yönetmeliklerinde belirlenen azami süreler kadar tehir edilebilir. Lisansüstü eğitime kayıt hakkını kazandığını belgeleyenlerin askerlik hizmetine sevkleri, bir celp dönemi tehir edilebilir.”
Sosyal bir drama dönüşmekte olan bu sorunun çözülmesi için gereken hassasiyetin gösterileceği ve öğrencilerin mağduriyetlerinin Bakanlığınız ile YÖK arasında yapılacak yazışmalarla ortadan kaldırılacağı ümidini taşımaktayım.
Selam ve Sabırla.