27 Ağustos 2023 Pazar

26 Ağustosta Meral Akşener Konuşmuş

 26 Ağustosta Meral Akşener Konuşmuş

Veysi ERKEN Dr.

Meral Akşener.

Dün konuşmuş.

Ama boş konuşmuş.

Net olarak anlaşılan bir şey yok.

Eskiden halk seni bilgili sansın istiyorsan ya uyduruk ya da yabancı kelime kullan denilirdi.

Aynı minval üzere düşündüğümüzde Meral Akşener’in konuşmasından çıkaracağımız sonuç budur.

Konuşmuş olmak için konuşmuş.

Birkaç gün önce; “Halının altına süpürülen kirli ilişkiler açığa çıktı.

Bilhassa Meral ve Kemal’in partilerinde kargaşa ve itiraflar başladı. Kumar masası kaybetti ve dağıldı. Masada yer alanlar ve destekleyenler birbirine ithamları sıralamaya başladı. Buna rağmen birbirlerinden kopamıyorlar. “HDP eşittir PKK, HDP eşittir CHP, CHP eşittir İYİ Parti sonuç olarak hep beraber terörist olmuşuz. Bu yalanlara inanmasını engelleyecek gereken çalışmayı yapmamış ve bu süreci doğru yönetememişiz demektir. Biz seçimi kaybettik.” İfadesiyle birbirlerinden kopmadıkları, kopamayacaklarını teyit etmiş oluyor zaten.

Yıllardır bu ikili ve onları destekleyenler Türkiye’ye zarar veriyor.

Milletin haleti ruhiyesini bozuyor.

Aylar geçti ve Meral 26 Ağustos 2023 tarihinde önemli açıklamalarda bulunacakmış.

Kanaatime göre konuşma partinin tasfiyesiyle ilgili ise önem taşır. Milleti rahatlatmak için vazgeçemediği ve kendisini ailesine emanet ettiği Kemal ile partilerini tasfiye için konuşma yapmalıdır.

Bunu gerekli görüyoruz.

Yerli muhalefetin oluşumu için bu gereklidir.

Tecrübe ile sabittir ki, Meral ve Kemal’in zihniyetleri yerli ve milli değildir.

Ülkenin hayrına ve faydasına yönelik tutum, tavır, davranış, fikir ve zikirleri yoktur.

Muhalefetleri proje tabanlı hiç olmamıştır. Kendileri projedir. Sadece ve sadece algı operasyonlarıyla iktidarı ele geçirmeye çalışmışlardır.

Bunun içindir ki, Kumar masasının büyük ortakları olan CHP ve Meral’in partisi kendilerini feshetmelidir diye milletin bir beklentisi oluştu.

Meral ve Kemal’in partileri kendilerini feshederlerse yerli ve milli bir muhalefete zemin oluşur.

Türkiye’nin acilen milli ve yerli muhalefete ihtiyacı vardır.

Merhum Necip Fazıl; “Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın, Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın” dediği gibi iktidarların da başarılı olabilmeleri için milli ve yerli muhalefete ihtiyaçları vardır diyoruz.

Meral ve Kemal’in partilerini fesh ettirerek yerli ve milli muhalefetin oluşumuna zemin hazırlayabilirler.

Evet.

Bu ikili, partileri ve onlara tabi olanlarla bu milletin hayatından çıkmalılar ki, milletimiz ve insanımız yerli ve milli bir muhalefete kavuşsun, gönül huzuru ile yerli ve milli muhalefete oy verebilsin ve huzur bulsun

Meral ve Kemal partileriyle beraber milletin hayatından çıkmalıdır diyorum. Bu kanaatim yeni değildir” diye yazmıştım

Maalesef 26 Ağustos konuşması milleti rahatlatacak ve huzuruna katkı sağlayacak evsafta değildir.

Boş bir konuşmadan ibarettir.

Bana kalırsa 30 Ağustos günü anlamlı bir konuşma yapmalı ve partinin feshedilmesi için teklifte bulunacağını deklere etmelidir ki vekil alma pişmanlığı gitsin.

Hâsılı kelam diyorum ki, Meral partisinin feshiyle ilgili konuşursa milletin hayrına önemli bir konuşma yapmış olur.

Böyle bir açıklamayı beklemek bir vatandaş olarak benim hakkım.

Özetle milletimizin hayatından çekiliniz ve dünyaya nizamat vermeye çalışan Türkiye’de yerli ve milli muhalefetin oluşumuna katkı sağlayınız diyorum.

26 Ağustos’a az kaldı.

Selam ve Sabırla…27.08.2023

 

Akıllı mı? A kıllı mı?

 Akıllı mı?  A kıllı mı?

Veysi ERKEN Dr.

“Kıl oldum” ifadesini duymayan yoktur zannediyorum. Hoşlanmamak, (birine) sinirlenmek anlamlarında kullanılan bir deyim.

İslami anlamda Müminlerin hoşlanmadığı, kıl olduğu tipler münafıklardır. Edep, hayâ, ahlak gibi sıfatlardan beridirler, uzaktırlar.

Merhum Necip Fazıl;

 "İnsanda yok ise 'Edep',neylesin medrese, mektep!

Okusa Âlim olsa yine merkep, yine merkep." şeklinde tavsif eder “A kıl”lıları. Bazıları “AAA kıl”lı evsaftadır. Birinci sınıf “A kıl”lıdır.

“A kıl”lılar her meslekte vardır. Günümüzün Türkiye’sinde mebzul miktarda vardır ve zibil gibi her tarafa yayılmışlardır.

Neyzen Tevfik “A kıl”lı olan birini şöyle tavsif eder.

“Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler,

Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus, dediler.

Künyeyi almak için, partiye ettim telefon,

‘Bizdeki kayda göre, o şimdi mebus dediler.”

A kıl olan münafıklar ve kâfirlerin tutumlarını Kur’an-ı Kerim şöyle ifade eder.

“Allah’ın daveti karşısındaki tavırları itibariyle kâfirlerin hâli, tıpkı çobanın çağrısını duyduğu halde, bu sözleri manasız bir ses ve gürültü olarak algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Çünkü akıllarını kullanmazlar. Bakara 171”

Mesela onlar A kıl olduklarında şu çağrıya kulak tıkarlar.

“Onlara şöyle de: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri bildireyim: O’na hiçbir şeyi ortak koşma­yın. Ana-babaya iyilik edin. Fakirlik korkusuyla ço­cuk­la­rınızı öldürmeyin; çünkü sizi de onları da biz rızıklan­dırıyoruz. Açık olsun, gizli olsun hiçbir günaha ve kötülüğe yaklaşmayın. Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. İşte bunlar, akıl erdirmeniz için Allah’ın size emrettiği hususlardır." En’am 151”

Sebebi malum. “A kıl”lılar akıllarını kullanmazlar, akıllarını kullanma yetisine sahip değiller. Akıllarını kullanmayanlar için ayette “Allah, akıllarını kullanmayanların kalpleri üzerine manevi pislikler yağdırır. Yunus 100” denilmektedir.

Sahi siz hangi gruptasınız.

Ayetlere uyan yaşayan “Akıllı”lardan mı yoksa “A kıllı”lardan mı?

Geliniz Allah’ın ipine topyekûn sarılalım ve “akıllı”lardan olalım.

Bu bir davettir.

“Akıllı” olmak için Kur’an-ı Kerimi okumak, öğrenmek, anlamak ve yaşamak gerekir ki “kalplerimiz” mühürlenmesin , “A kıllı” olmayalım”.

Selam ve Sabırla… 27.08.2023