23 Nisan 2015 Perşembe

Seçim ve “Birlikte Yaşama Ahlakı”



Seçim ve “Birlikte Yaşama Ahlakı”

Veysi ERKEN

            Hem üç aylar hem de seçim dönemindeyiz.
Recep, Şaban ve Ramazan ayları rahmetin sağanak sağanak yağdığı aylar mesabesindedir. Bu aylar ve geceler inşallah birliğimizin, beraberliğimizin ve dirliğimizin vesilesi olur.
             “Kutlu Doğum”  bu günlerimize ayrı bir mana yükledi.
            Kutlu doğumun bu seneki teması “Birlikte Yaşama Ahlakı” olarak belirlendi. Salat ve Selam bize birlikte yaşamayı öğreten Hz. Peygambere olsun.
            Umarım ki, seçimlere katılacak bütün partiler “Birlikte Yaşama Ahlakı”na sahip olurlar.
            Seçim yarışı “Birlikte Yaşama Ahlakı” minvali üzere devam ettirilmelidir ki, ülkemiz ve insanımız kazansın.
            Birlikte yaşama ahlakı her türlü “şiddeti ve silahı” reddeder. Farklılıkları zenginlik olarak görür.
            Ülkemizin ve tüm insanların şiddetsiz ve silahsız bir dünyaya ihtiyaçları var. Partilerimizden beklentimiz bu yöndedir. Şiddeti ve silahı reddetmeleri, farklılıkları zenginlik olarak kabul etmeleridir.
            Partilerin seçim beyannameleri farklı bir şekilde değerlendirilebilir.
            Vaadleri tartışılabilir.
            Ki, bütün partiler beyannamelerini açıklamış değildir.
            Ben şahsen beyannamelere bakmıyorum.
            Partilerden beklediğim “Birlikte Yaşama Ahlakı”nı hayata geçirecek somut “Anayasa” ve “Siyasi Partiler Kanunu” teklifleridir.
            Partiler anayasayı değiştireceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz gibi beylik laflarla değil metinlerle halkın karşısına çıkabilme erdemini göstermeliler.
            Bütün partilerden “Anayasa” ve “Siyasi Partiler Kanunu” metni bekliyoruz. Metin ortaya koymayanların samimiyeti tartışılır.
            Bana göre metin ortaya koymayan samimi değildir.
            Türkiye’nin birliğini, beraberliğini ve dirliğini hangi “metinler”le gerçekleştirmeyi düşündüklerini âmâsız, lakinsiz, fakatsız, yalnızsız bir şekilde ortaya koymalıdır.
            Birlikte yaşama ahlakı istisnai bağlaçlarla açık ve net metinlerle hayat bulur.
            Temennimiz ve beklentimiz bu yöndedir.
            Biz büyük bir Türkiye hayal ediyoruz.
            Hayalimiz “Ebruli bir Türkiye’dir.
            Farklılıkların zenginlik kabul edildiği, farklılıkların ayrışma noktasının olmadığı gerçekliğine dayandığı bir zemin arzu ediyoruz.
            Bir EBRU temenni ediyoruz.
            Biz TEVHİDİ istiyoruz.
            Tevhid “Birlikte Yaşama Ahlakı”nı gerektirir.
            Birlikte yaşama ahlakı anlayışı ortak payda haline gelirse Türkiye büyür, güçlenir ve dünyaya yön verir.
            Kısaca âleme nizam verir.
            Bu bir hayaldir.
            Umarım ki, partiler bunu yaşar ve bize yaşatır.
            “Birlikte Yaşama Ahlakı” Büyük Türkiye’nin harcı olduğu unutulmamalıdır.
            Haydi, “Birlikte Yaşama Ahlakı”na sahip Türkiye’yi kurmaya.
            Selam ve Sabırla...

16 Nisan 2015 Perşembe

Felaket Tellalları



Felaket Tellalları

Veysi ERKEN

            Ülkemizde hiç mi kötü şey olmuyor?
            Sayamayacağım kadar çok.
            Hiç mi güzel şey olmuyor?
            Vardır?
            Peki, bu felaket tellallığı da nereden çıktı demeyin.
            Son yıllarda efendilerinin emriyle hareket eden “kartel” ve “cemadat” kalemşorları “felaket” oluşturmanın tellallığını ikame ediyorlar.
            Gezi zekalılığınızdan, Vandallıklarınızdan anlaşıldınız.
            Birlikteliğiniz tescillendi.
            Anladık her şeyinizle satılmış ve köleleştirilmişsiniz.
            Milleti kendiniz gibi mi zannediyorsunuz.
            Bilesiniz ki, foyanızı, hırsızlığınızı, zimmetlemelerinizi ve efendilerinize hizmetinizi her fert biliyor.
            Evet, ülkemde olumsuz şeyler de oluyor.
            Olacak da.
            Zira insanın fıtratında Habillik ve Kabillik vardır.
            Sizin fıtratınız efendilerinizce değiştirilmiş, GDO’lu hale dönüşmüşsünüz.
            Tamamen Kabilleştiniz.
            Gözleriniz körelmiş, kalpleriniz mühürlenmiş.
            Mevkutelerinizi, sitelerinizi okurken ne kadar mülevves olduğunuzu bir kere daha fark ediyoruz.
            İşiniz gücünüz felaket tellallığı.
            Sadece tellallık değil, düşmanlarımıza muhbirlik yapacak kadar alçalmışsınız.
            Bu da yetmedi.
            Felaketler oluşsun diye beddualarınız arş-ı alaya yükselmiş.
            Olumsuzlukları “habbeyi kubbe yapmak” mantığı ile abartmada üstünüzde kimse yok.
            Yeter ki, ülke zarar görsün diyorsunuz.
            Cilanız dökülmüş, sayyadlığınız ortaya çıkmış.
            Takkeniz düşmüş keliniz görünmüştür.
            Çırpındıkça batıyorsunuz.
            Millet tıynetinizi anladı.
            Artık inandırıcılığınız kalmadı.
                Bu millet sizi yakasından silkeledi.
            İflah olamayacaksınız biiznillah.
            Makyevelist yönünüz ortaya çıkmış. Ahlaksızlığı ahlak haline getirdiğiniz aşikarlaşmıştır.
            Kartelcilerle bir paranın farklı yüzü durumundasınız.
            Efendilerinize söyleyin millet sizi hayatından çıkardı.
            Dilinize yalanlarınız dolandı.
            Millet sizden halas buldu kurtuldu.
            Selam ve Sabırla.