Veysi ERKEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Veysi ERKEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2023 Cumartesi

“SEÇİM DUASI”

 “SEÇİM DUASI”*

Veysi ERKEN

EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM ELHAMDÜLİLLAHİ RABBİLALEMİN ESSELATÜ VESSELAMÜ ALEYKE YA RASULÜNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİHİ VE SAHBİHİ ECMAİN

Ya Rabb!

Ya Rabbulalemin!

Dualarımızın kabulüne mani günahlarımızı bağışla.

Kamet ve İstikametimizi muhafaza eyle. Müstakim yolunu hidayet eyle

Müslümanlara feraset ihsan eyle.

Milletimizi, memleketimizi her türlü kötülükten muhafaza eyle.

Elinden alınan değerlerden gafil yaşayan, ahiret gününü ve cehennem azabını hafife alan, kadim medeniyetimizden habersiz olan insanlarımıza İslam, tarih ve medeniyet şuuru ihsan eyle Allah’ım!

Tüm söz ve davranışlarını şerefli milletimizin İslamî/ medeni değerleri yerine, haçlının çirkin ve ahlaksız yaşama biçimine göre belirleyen özellikle gençlerimize hidayet ver Allah’ım!

Haçlıların ve onları piyon olarak kullanan Siyonist Yahudilerin tarihsel hesabını bilmeyen, Ceddinin onlara karşı verdiği canhıraş mücadelenin unutturulduğu neslimize hidayet ver Allah’ım!

14 Mayısta yapılacak seçimleri, ülkemiz, milletimiz, yeryüzünün bütünü ve bu şerefli milleti sevenler hakkında hayırlı eyle.

Milletimize basiretle karar vermeyi, kullandığı oyun mahiyetini, kıymetini bilen ve sorumluluğunun farkında olanlardan eyle. 

Allah’ım!

“Oy kullanmak haramdır” diye Müslümanları yanıltan fitnecilerin şerrinden korunacak ilim nasip eyle Bu fitnecilere karşı; İmam-ı Azamın fıkıh tanımını yüzlerine haykıran idrak sahibi Müslümanların sayısını artır.

Allah’ım!

Zira Ebu Hanife (r. Aleyh): “Fıkıh, lehinde ve aleyhinde olanı bilmektir” buyurmuş. Yani, dostunu düşmanını bilmektir mü’mine yakışan. Bizleri hakiki mü’minlerden eyle

Allah’ım!

Uzun yıllardır ülkemizdeki diğer din mensuplarına her türlü kolaylığı gösterirken Müslümanlara kan kusturan, din ve ibadetlerini engelleyip yasaklayan, değiştirmeye çalışan zalimlere fırsat verme.

Allah’ım!

Bu zalimlere yardım eden, kayıtsız kalan ve muhabbet edenleri gafletten ikaz eyle.

Allah’ım!

Müslümanları siyasetten uzak tutmak isteyen münafıkların şerrinden cümlemizi koru Siyasetin ne olduğunu öğrenmeden, İslam hakkında ahkâm kesen tahrifatçılardan Müslümanları muhafaza eyle Ya Rabbi.

Allah’ım!

Bu seçimleri, aziz milletimizin, ümmetimizin ve yeryüzündeki bütün insanların yüzünün güldüğü, hain ve teröristlerin kahrolduğu, huzur ve iki dünya mutluluğumuz için vesile eyle.

Âmin…”

Selam ve Sabırla… 13.05.2023

*Not: Bu duayı kadim dostum Talat Obut göndermiştir. Ufak bir değişiklikle yayınlanmıştır.

3 Mayıs 2023 Çarşamba

Şimdi Türkiye ve İslam Muhaliflerini Hayatımızdan Çıkarma zamanıdır

 Şimdi Türkiye ve İslam Muhaliflerini Hayatımızdan Çıkarma zamanıdır

Veysi ERKEN

Biden’lerin, Soros’ları, Menendez’lerin elemanları bütün hışımlarıyla milletimize ve İslam’a saldırıyor.

Şimdi onları seçimle hayatımızdan çıkarma zamanıdır.

Bu elemanların yerli olmadıklarını anlamak zor değildir.

Milletimize, İslam âlemine ve bireysel olarak Müslüman’a bir iyilik dokunursa onlar kahrolur.

Seçim onları kahretme fırsatıdır.

Fazla misal vermeye gerek yoktur. Gaz bulunur, petrol bulunur, sanayide, savunma sanayinde gelişme olur, dünyada bir numara olacak işler başarılır, Karabağ’da, Suriye’de, Libya’da zaferler kazanılır, Mavi vatan, Gök vatan inşa edilir onlar kahrolur, kudurur.

Ayette “Size bir iyilik dokunursa, bu onları kahreder. Başınıza bir belâ gelirse buna da sevinirler. Eğer sabrederek mücadeleye devam eder, kararlılık gösterir, Allah'a sığınır, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan korunursanız, kulluk ve sorumluluk şuuruyla özgürce şahsiyetlerinizi geliştirir, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız, onların sinsi kötülük planları, örtülü savaş taktikleri, size hiçbir şekilde zarar veremez. Allah onların işledikleri amelleri ilmiyle, kudretiyle abluka altına almıştır. Âl-i İmran-118-120 Meal Ahmet Tekin” https://www.kuranmeali.com/AyetKarsilastirma.php?sure=3&ayet=120

Evet, bizim sevinmemiz için vazifemizi yapıp kumar masasını maşalarını hayatımızdan çıkarmamız gerekir. Topyekûn bir temizlik şarttır. Her şeyleriyle ademiyete terkleri sağlanmalıdır bu seçimlerde.

Seçim takozları ortadan kaldırmalıdır.

Seçim Allah’ın yolundan gitmeye çalışanların zaferiyle taçlanmalıdır. Bunun için gayret ve cehd bizden Tevfik Allah’tandır diyoruz.

Şimdi cehd ve gayret zamanıdır. Bunun için her Müslüman’a çağrıda bulunuyorum. Tefrikaya düşme zamanı değil, bir olma zamanıdır.

Her yapıda aksaklıklar ve eksiklikler vardı, var ve var olacaktır.

Önemli olan niyet ve gayedir. Kamet ve İstikametin doğru olmasıdır.

Yüzlerin güneşe değil, Beytullah'a/Kâbe’ye yönelik olmasıdır.

Evet, yönümüz ve duruşumuz belli olmalıdır ve yönlerini Biden’lere çevirenlere karşı olmalıdır.

Emelimiz, gayemiz, amacımız “amaçlarını müstevilerle(sömürgeciler) tevhid edenleri, onların kölesi, elemanı ve uşağı olanları” hayatımızdan çıkarma olmalıdır.

Bu çağrı bütün Müslümanlara Çağrıdır.

Değerli dostlar!

Değerli (Vatanseverler, Ülkücüler, Milli Görüşçüler) İslamî yaşayışı olanlar.

Müslümanlar.

Bugünün “Kabil” ruhlular (Biden’lerin, Bolton’ların, Soros’ların ve fesat merkezlerinin emriyle) ülkemizi ve milletimizi ifsat etmeye ve yok etmeye çalışmaktalar.

Yüzünü güneşe çevirenler, Ebu Cehillerin yolundan gidenler ve İslam’ı yok etmeye çalışanlar bir yerde cem edilmiştir.

Hepsinin tek gayesi vardır.

Ülkemizi zayıflatmak ve yok etmektir.

Değerli Vatanseverler, Ülkücüler, Milli Görüşçüler ve dahi İslamî yaşayışı olanlar. Biden’lerin teşkilatlarını, partilerini, STK görünümlü yapılarını terk ediniz. Seçimde hayatımızdan çıkaralım

Şeytanlıklarını ifşa edelim ki, rabbulaleminden gelen iyilikler devam etsin onlar kahrolsun.

Adaylarına açıkça oy vermeyeceğinizi ilan ediniz.

Gizli ve açık birliklerini ifşa ediniz.

Bu çağrım İslamî imanını kaybetmemiş olan herkesedir. Masaların etrafında kurgulanmışların ve maşalaştırılmışların terki zaruridir.

Şer ittifakının karşısında yer alınız ve hayırda yardımlaşınız.

İnanan Müslüman olanlara kumar masaları ve maşaları yakışmaz. Maşaların tuttukları ateşlerle yanmayınız, ülkemizi yaktırmayınız.

Müslüman, (ülkücü, milli görüşçü ve vatansever) kumar masalarına oturtulanları ve maşaları terk eder.

Müslüman, ülkücü, milli Görüşçü, Ebu Cehil yolunda olanlarla cennete gidilmeyeceğini bilir.

Tefekkür, taakkul, tezekkür, tefehhüm ve tedebbür ediniz.

Tefekkür edenler kumar masalarını terk etmeye başladı. Yol yakınken sıratı müstakime yöneliniz.

Hâsılı kelam şimdi Türkiye muhaliflerini, Biden’lerin elemanlarını hayatımızdan çıkarma zamanıdır. Kim iyilik hep bize dokunsun, İlayı Kelimetullah için nizamı âlem kurulsun.

Selam ve Sabırla… 03.05.2023

21 Nisan 2022 Perşembe

Midyat’ın Geleceği için Yatırımlar ve Yer altı şehri

Midyat’ın Geleceği için Yatırımlar ve Yer altı şehri

Veysi ERKEN

Midyat’ın kalkınması için önemli bir gelişmeden bahsediliyor. Haber “Midyat'ta mağarada başlayan kazı, devasa bir yer altı şehrine doğru ilerliyor” başlığı ile duyuruldu.

Gerçekten Midyat için önemli gelişme. Hatta kazının %3’ü civarında bir gerçekleşmeden bahsediliyor ve bu oranda 49 odalı bir alanın temizlendiği, geçişlerin bulunduğu ilgililer şu şekilde ifade ediyor."Dünyada ses getirecek bir yer altı şehri olacak. Yer altı şehirlerinin benzer örneklerinin Anadolu'da bulunduğunu ancak Midyat'ın bunlardan çok farklı özellikler taşıdığını aktaran Tarkan, şöyle devam etti:

"Yer altı şehri 1900 yıldır kesintisiz kullanılıyor. İlk yapılışı saklanma veya kaçış alanı olarak yapılmış. Bilindiği üzere Hıristiyanlık 2. yüzyılda resmi din değil. Hıristiyanlığı kabul eden aileler, gruplar Roma'nın zulmünden kaçmak için yer altındaki şehirlere sığınıyorlar ya da yer altı şehri oluşturuyorlar. Muhtemelen Midyat yer altı şehri de bu amaçla yapılmış yaşam alanlarındandı. Sadece sığınak değil, yer altında en az 60-70 bin insanın yaşamış olduğunu tahmin ettiğimiz bir alan." https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/midyatta-magarada-baslayan-kazi-devasa-bir-yer-alti-sehrine-dogru-ilerliyor/2566348

Evet, Midyat için önemli bir gelişme ancak bunun başka unsurlarla da desteklenmesi gerekir ki, Midyat bir cazibe merkezi olsun.

Midyat’ın önemli bir turistik beldeye dönüşebilmesi için öncelikle şu yatırımların bir an gerçekleştirilmesi gerekir.

Midyat- Mardin, Midyat- Batman, Midyat- Cizre ve Midyat- Nusaybin yollarının çift yola dönüştürülmesi.  Midyat- Mardin yolu inşaatı başlatılmış hızlandırılması şarttır. Yine sürüncemede olan Midyat- Batman yolunun tamamlanması ve Midyat- Cizre yolunun Nusaybin yolu ile bir an önce ihale edilmesi gerekir.

Aynı şekilde sağlık yatırımlarının gerçekleşmesi gerekir ki, turistik gelişim sağlansın. Bunun için en az bin yataklık bir bölge hastanesinin yatırımının olması gerekir. Şimdiki hastanenin yetersiz olduğunu bilmeye yoktur.

Üniversitenin bir an önce kurulması gerekir. Bunun ön hazırlığı olacak şekilde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile birkaç fakültenin hemen kurulması gerekir. Mesela Sağlık Bilimleri, Diş Hekimliği, Veterinerlik Fakülteleri olabilir.

Doğalgazı yaygınlaştırma çalışmaları bu yıl içinde bitirilmesi gerekir.

İlave olarak hem içme suyu hem de arıtma tesisi ile ilgili yatırımların bir an önce bitirilmesi gerekir.

Bunlara ilave olarak kurulmakta olan organize sanayi bölgesine başta Midyatlı zenginler olmak üzere sanayici ve iş adamları yatırımlarını yapması gerekir.

Tabii ki, bunlar birbirinin tamamlayıcısı durumundadır.

Kısaca yer altı şehrinin temizlenmesine başlanması Midyat için önemli bir kazanımdır.

Bunun fırsata çevrilmesi gerekir.

Bu konularda belediye başkanının gayretleri takdire şayandır. Ama diğer kurumların da katkı sağlamaları elzemdir.

Maalesef STK’ların öncülük etmeleri gereken konularda bile bir faaliyetlerinin olmadığı görülüyor.

Biz bu katkıları bekliyoruz.

Maddi gelişmeye ve kalkınmaya katkısı olacak bu yatırımların yanında kültürel kalkınma için gereken çalışmaların yapılması şarttır.

Öncelikle Şehrin Şehit ve gazilerinin tespiti, Midyat’ta medfun bulunanların kabirlerinin ihyası gerekir ve bir şehitler abidesi yapılması gerekir. Bunun yanında manevi büyükler olarak kabul edilenlerin hayatları tespit edilerek kültürel alana kazandırılması gerekir.

Özetle Midyat ve Midyatlılar güzel şeylere layıktır.

Bunu sağlamak için haydi Midyatlılar göreve.

Selam ve Sabırla…

10 Ekim 2021 Pazar

Vefat ve Teşekkür

  Vefat ve Teşekkür

“Her nefs ölümü tadacaktır” ve “inna lillah ve inna ileyhi raciun” ayetlerinde ifade edildiği üzere anam Naime ERKEN 05.10.2021 tarihinde dar-ı beka’ya irtihal etmiştir.

Annemin vefatı münasebetiyle taziyemize iştirak eden Belediye Başkanımız VEYSİ ŞAHİN’e, Belediye Meclis üyesi Hasan Özmen’e, cenaze ile ilgilenen herkese, bizzat katılarak veya telefon, mesaj veya sosyal medya üzerinden taziyelerini bildiren bütün hemşerilerimize, dostlarımıza, akrabalarımıza ve müminlere teşekkür ediyor, Rabbulalemin hepsinden razı olsun.

Allah Anama ve bütün ölmüşlerimize rahmet ve merhametiyle muamele etsin, mekânları cennette Hz. Muhammed Mustafa’nın ravzası olsun.

 

Ailesi adına Oğlu 

Veysi  ERKEN

4 Eylül 2010 Cumartesi

12 Aralık 2009 Cumartesi

Adalet Katledildi

Adalet Katledildi

Veysi ERKEN

BBP Genel Başkanı Sayın Yalçın Topçu Danıştay’ın Katsayı kararı için “Adalet katledildi” dedi. Gerçekten adalet katledildi. Adaletin katledilmesi sadece katsayı kararı ile ilgili değildir elbette.

Bu durumu Yargıtay başkanı Hasan Gerçeker de bir başka vesile ile dile getirmişti.Hani telefon dinlemeleri konusu medyada pelesenk edilmişti ya. İşte o sıralarda Gerçeker “yasal olan her şey hukuka uygundur” denemez mealinde bir cümle sarfetmişti.

Gerçekten yasal olan her şey hukuka ve hakkaniyete uygun olur diye bir şey yok. İnsanın et olarak yenilebileceğine dair bir yasa çıkartılabilir ama bu yasa hukuka uygundur denemez.

Genel olarak çatışmalardan ve farklılıklar üzerindeki politikalardan beslenenler hukuku ve adaleti katletmekten kaçınmaz. Sıkıştıklarında da ilk serdettikleri söz kanunda, tüzükte veya yönetmelikte böyle yazıyor.

Velev ki, yazsa ne olacak. Her yazılan hukuka ve adalete uygun mu?

Elbette ki, hayır.

Bunun için sadece son aylarda okullar, öğrenciler, partiler vs. ile ilgili alınan kararlara ve gerçekleşen olaylara bile bakmak yeter.

Alınan kararların ekseriyeti “çatışma ortamı”nı oluşturmak ve “adaleti katletmek” için olduğu görülür.

Oligarşik çete kendi iktidarını kargaşa çıkararak sürdürmek peşindedir.

Bunun için adaletin katledilmesi pahasına kararlar alınabilir çetelerce.

Son olaylar da bunun göstergesidir. Eylemlerin ekseriyeti provokasyon amaçlı olup çeteye hizmet için gerçekleştirilmektedir.

Halk bunun farkındadır. Şehit yakınları -ister Türk olsun, ister Kürt olsun- bunun için haykırmakta ve oyuna düşmeyelim demektedir.

Peki çete adaleti katletmekten vazgeçecek mi?

Pek sanmıyorum.

Konumunu tahkim etmek için piyonlarını devreye sokmaktan imtina etmeyecektir.

Milletin bir tek vazifesi vardır.

O da uyanık olmak ve tuzaklara düşmemektir.

Birlik ve kardeşlik ancak bu şekilde korunabilir.

Özgürlük ve adalet ancak bu yolla tahakkuk ettirilebilir.

Cesur yüreklere ihtiyaç vardır.

Şimdi zamanı.

Şimdi dua zamanı.

Selam ve dua ile………………………………..

11 Aralık 2009 Cuma

Ölüm ve Mağdurun Hakları

Ölüm ve Mağdurun Hakları

Veysi ERKEN

Merhum Talip Atmaca tarafından kaleme alınan ve "mağdur"un haklarının konu edinildiği makaleyi * okuyunca ceza hukukumuzun "mağdur"u iyice mağdur ettiğini bir daha idrak ettim desem abartmış olmam.

Esasında "mağdur"un haklarını geniş bir şekilde işlemeyi ve bunu hukukçuların gündemine taşımayı düşünüyordum. Ancak ölümler konunun farklılaşmasına sebep oldu. İnşallah bir başka zaman bu konuyu geniş bir şekilde işleme imkanı bulurum.

Ölüm inananlar için bir son değil. Yeni bir hayatın başlangıcı. Amellerimizin karşılığını bulacağımız yepyeni bir hayatın başlangıcı. Had bildirenlerinin de hadlerinin bildirileceği bir hayatın başlangıcı.

Bu dünyada zalimane bir şekilde had bildirmeye çalışanlarda musalla taşına konulur İslam ülkelerinde. Kalanların duası, şahadeti ve namazı için.

Genelde İslam topluluklarının ağırlıklı olduğu yerlerde "ölü"nün arkasında "ölü"yü nasıl bilirdiniz telkininde bulunulur. Cemaat dürüst ise ölüyü nasıl bilirse ona göre şahadet eder. Gelin görün ki, bizde telkinler doğru yapılamamakta. Bilhassa ölen kişi "ekabir" veya "yönetici" takımından ise telkinde sahtekarlık had safhaya varır.

Arkasında milyonlarca mağdur bırakan birisinin telkininde iyi idi, dürüst idi, erdemli idi gibi ifadeler dürüstlüğü ifade etmeyen söylemlerdir.

Unutulmamalıdır ki, mağdur hakkından vazgeçmedikçe başkasının onun adına "suçlu"yu affetme yetkisi olamaz hukukun hakim olduğu yerlerde!

Milyonların inancından, örtüsünden, yaşayışından, tercihlerinden dolayı mağdur edildiği bir ülke ve bir yönetim düşünün. Tabiidir ki, bu ülke bizden fersah fersah ötelerde. Acaba o ülkenin mağdurları ölen ekabirlerinin peşinden iyi insandı, dürüst insandı, şefkatli ve merhametliydi, hiç kimseye zararı dokunmadı diye şahadet eder mi?

Zannetmem.

Ülkemizde ise hukuk suçlunun haklarını tadat ettiğinden mağdurlara düşen görev(!) telkinde "ekabir"in ve ölen "yönetici"nin peşinde methiyeler dizmek olur.

Bana kalırsa sevgili gönüldaşlarım….

Artık uyanalım.

Ve.

Bizi mağdur edenlere karşı dürüst olalım. Hiçbir "ekabir"e ve "yönetici"ye karşı telkinde iyi yönde sahte şahadette bulunmayalım. Bireyi hayatında ne ise öyle bilelim ve bildirelim. Belki hayatta kalan ve geçmişte zalimlerin yanında yer alanlara ders olur ve tevbe ederler.

Bu bağlamda hele hele caminin kenarından bile geçmemiş olanların cenazelerinde bulunmayalım.

Mağdurların çoğalmasını istemeyenlerin yapmaları gereken icraatlardan birisi "mağdur"un haklarını öğrenmeleri ve bunu herkese öğretmeleridir. Mağdurların zalimlere karşı dürüst olmaları ve cenazelerinde bulunmamalarıdır.

Unutulmamalıdır ki;

Haklar bilinmedikçe tavizler devam edecek ve aramızda binlerce "af(!)" kaçkını hırsız, arsız, katil, soyguncu, hortumcu ve soysuz dolaşmaya devam edecektir.

Ölüm mağdurların haklarından feragati getirmemeli, bilakis "ekabir"in yakınlarına ve mevcut ekabire ihsas edilmelidir.

Şimdi uyanma zamanı.

Selam ve Sabırla………………….

** Dini Araştırmalar Dergisi, s.23, Ankara 2005.

7 Aralık 2009 Pazartesi

Milli Birlik ve Kardeşlik Açılımı Nereye Kadar?

Milli Birlik ve Kardeşlik Açılımı Nereye Kadar?

Veysi ERKEN

Kendimi bildim bileli ülkemizde kargaşa çıkarmak ve kargaşayı yaymak isteyenlerin mevcut olduğunu fark ettim.

Tabii ki, bu menhus, menfur ve mel’un zihniyeti ve yapıyı fark eden yalnız ben değilim. Akl-ı selim ve hissi selime sahip olan herkes bunu fark etmektedir.

Dün TV’de seyrettiğim bir tartışma programı bu lanetli yapıyı tekrar hatırlattı.

Ülkemizi kargaşaya sokan zihniyet boş durmuyor. Mutlaka ayrılığı körükleyecek bir konu seçiyor ve o yönde kışkırtmalarda bulunuyor.

Lanetli zihniyet özellikle seksenli yıllardan beri kesif bir şekilde “Kürt” kavramını ayrılık unsuru ve kargaşa sebebi haline getirmiş vaziyette.

Bu konu kaynakların heba edilmesi, gençlerin tüketilmesi, korkunun hâkim kılınması ve ülkenin tüketilmesinin aracı haline getirilmiştir.

Tartışma programından anlaşılan kim bu sorunu gündeme getirmiş veya çözmek istemişse yok edilmeye çalışılmış.

Turgut Özel, Hiram Abas, Uğur Mumcu, Eşref Bitlis, Adnan Kahveci ve diğer isimleri geçenler “Kürt” konusunu gündeme getirdikleri ve çözmek istedikleri için katledilmişlerdir.

Sorunlardan beslenenler sorunların çözümünden yana tavır sergilemezler. Bilakis, sorunların çözümsüzlüğünden yana tavırlarını ve çabalarını sürdürürler.

Böylece halk perişan olurken onlar sefalarını sürdürürler.

Kürt açılımı ile başlayıp milli birlik ve kardeşlik projesine evirilen süreçten aynı lanetli yapı rahatsız. Maşalarının uçlarında tuttukları piyonlarını onunu için piyasaya sürdüler.

Yakarak, yıkarak hiçbir sorunun çözülmeyeceğini piyonlar bilmez ama onları piyasaya süren lanetli yapı çok iyi bilir.

Yakma ve yıkma oligarşik çetenin işine gelir.

Biz bu filmi çok gördük diyen herkese sesleniyorum.

Bu filmi bir daha görmek istemiyorsak etrafımızı uyaralım.

Bilelim ki, görünümleri ve sıfatları farklı bilinse de piyonlar aynı merkezden yönetilmektedir. Çete “kargaşa” çıkararak milleti “kafes”lemek istemektedir.

Kan ve şiddetten medet umanların yaptıkları tek şey vardır. Aynı toplarlar üzerinde birlikte yaşama iradesini gösterenlerin iradelerini iğfal etmek ve birbirlerini “öteki”leştirmelerini sağlamaktır.

Birbirini “öteki”leştirenler birbirlerini yok etmeye başlar.

İşte “kargaşa” çıkarıp milleti “kafes”lemek isteyen lanetli çetenin amacı budur.

Meşrebi, dini, dili, milliyeti, cinsiyeti ne olursa olsun birlikte yaşama iradesinde olanlar bu oyuna düşmemelidir. Birbirlerine “lekum dinikum veliye din” diyerek beraber yaşamayı ve kışkırtmaları savuşturmayı becermelidirler.

Merhum Mehmet Akif ayrılığı(tefrika) içimize sokup bizi parçalayan lanetli zihniyeti şu şekilde tasvir etmiş idi:

Arnavutlukla, Araplıkla bu millet yürümez.
Son siyasetse bu! Hiç böyle siyaset yürümez!

Sizi bir aile efradı yaratmış Yaradan;
Kaldırın ayrılık esbabını artık aradan.

Siz bu davada iken yoksa iyazen-billâh,
Ecnebiler olacak sahibi mülkün nagah.

Diye dursun atalar: 'Kal'a içinden alınır.'
Yok ki hiç bir kişiden... Millet-i merhume sağır!

Bir değil mahvedilen devlet-i islamiyye...
Girdiler aynı siyasetle bütün makbereye.

Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.

Bırakın eski hükümetleri meydandakiler
Yetişir, şöyle bakıp ibret alan varsa eğer.

İşte Fas, işte Tunus, işte Cezayir, gitti!
İşte Irak'ı da taksim ediyorlar şimdi.

Umulur ki, uyanırız, tefrikayı aradan kaldırırız ve kardeşliğimizi pekiştiririz..

Selam ve Sabırla…………….