20 Nisan 2018 Cuma

24 Haziran Seçimi ve Lanetli Haşhaşi Zihniyeti


24 Haziran Seçimi ve Lanetli Haşhaşi Zihniyeti

Veysi ERKEN

            3 Kasım 2002 seçimlerinden beri Devlet Bahçeli seçimlerin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.
            Özellikle 3 Kasım seçimi öncesinde kurulmak istenen kumpasları ve tezgahları görmüş olacak ki, bütün kritik zamanlarda karmaşanın oluşumu engellemeye çalışmıştır.
            2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimi, 7 Haziran 2015 seçimi, Anayasa referandumu olan 16 Nisan oylaması ve en son 24 Haziran seçimi için alınan kararlarda payı bulunmaktadır.
            Kanaatime göre Devlet Bahçeli iç ve dıştaki Siyonist haçlı zihniyetinin tezgahını Başbakan yardımcısı iken fark etmiş, kavramış ve anlamış olduğundan oyunlarını boşa çıkartmaya çalışmıştır. Çalışıyordur da.
            Bilindiği üzere Siyonist haçlı zihniyetinin kini yeni oluşmuş değildir.
            Kılıçaslan’ın, selahaddin Eyyubilerin, Fatihlerin mücadelesi de Siyonist haçlı zihniyetine karşıydı.
            Onlarda gönül fethi için mücadele ettiler.
            Tabii ki, haçlı zihniyeti gerek doğrudan gerekse piyonları vasıtasıyla Müslümanlara kin kusmuş, coğrafyaları parçalamaya çalışmıştır.
            Bu mücadele bitmeyecek ve Siyonist haçlı zihniyeti yeni “kabil”ler oluşturmaya çalışacaktır.
            Önemli olan bunu bilmek ve tedbiri ona göre almaktır.
            24 Haziran seçimi için fesat hareketleri hemen başlatılmıştır.
            ABD’li sözcü 24 Haziran seçimleri için endişe duyduklarını izhar etmiş vaziyettedir.
            Bu demektir ki, ey piyonlar harekete geçiniz ve fesat çıkarınız.
            Ülkemizdeki haşhaşiler hemen harekete geçirilmiştir.
            15 Temmuz ihanetinden daha beter bir faaliyetin içinde yer almaya başlamışlardır.
            Ülkesini ve milletini seven herkes bu habis anlayışın oyununu bozmakla mükelleftir.
            Habis zihniyet Siyonist haçlı efendilerini memnun etmek için mağduriyet edebiyatını hızlandırmıştır.
            Dertleri cumhur ittifakı olarak adlandırılan yapıyı bozmaktır.
            Bugünden ifade edelim.
            Ülkemizde yanlışlıklar ve haksızlıklar vardır.
            Bunların def edilmesi şarttır.
            Bu durum olmakla birlikte iç ve dış kuşatmayı yarmanın yolu aklı selimle karar vermekle mümkündür.
            Aklı selim zail olursa haşhaşilerin elemanları yanlış kararlar aldırırlar ve sonra ittifakı çatlatmak için kullanırlar.
            Son çıkarılan kanunlarla yapılan yanlışlıklar, haksızlıklara ve kötülükler bunun bir göstergesidir.
            Temennimiz 24 Haziran seçimlerinin arınmaya, adalete, huzura, kalkınmaya ve yeniden birlik ruhuna VESİLE OLMASIDIR.
            Hazırlıklar buna göre yapılmalı, vekil adayları buna göre seçilmelidir.
            Bizim yaptığımız sadece uyarıdır.
            Sefer bizden, zafer Allah’tandır.
            Devlet Bahçeli’ye katkıları için teşekkür ediyorum.
            Selam ve Sabırla…

15 Nisan 2018 Pazar

Küresel Haydutların Olmadığı Bir Dünya Hayal Ediyorum



Küresel Haydutların Olmadığı Bir Dünya Hayal Ediyorum

Veysi Erken

            Hayaller ve mefkûreler “kutup yıldızı” gibidirler.
            Yol gösterici ve ufuk açıcıdır hayaller.
            “Hayali olmayanın hakikati olmaz”  diyenlerdenim.
            Evet, hayalim var?
            Küresel haydutluğun olmadığı bir dünya hayal ediyorum.
            Bunun için gayret ediyorum.
            Buna inanmışım.
            Cenabı Allah her türlü haydutluğun, zulmün ve haksızlığın bitirilmesini istiyor.
            Yarattığı insana iki yolu gösteriyor.
            Habil olun, kabil olmayın diyor.
            Kabillerin hayat düsturu ile mücadele edin diyor.
            Siyonist haçlı zihniyeti “kabil”cedir.
            Kan dökmeyi, yağmayı, talanı, hırsızlığı, haksızlığı esas alır.
            Asırlardır devam eden habis bir zihniyettir.
            Afganistan’ı yıkan, Irak’ı yakan, Suriye’yi harabeye çeviren, Arakan’ı kana bulayan bu mel’un zihniyettir.
            Dün de böyle idi, bugün de.
            Sadece saydığım yerler mi?
            Elbette ki, hayır.
            Yeryüzünün tamamını cehenneme çevirme tek emelleridir.
            Bunun için yeryüzünde piyon, uşak ve katil devşirirler.
            Malları ve servetleri yağmalarlar.
            Yağmaladıkları servetlerle her tarağı kana bularlar.
            Son örneklerden biridir Salman denilen iblis.
            Adına Körfez savaşı dedikleri haydutluktan beri Salmanların serveti Irak’a, Afganistan’a, Suriye’ye, Türkiye’ye, kısaca bütün mazlum coğrafyalara bomba ve tahribat oldu.
            Bilad-ı Şam, Somali, Yemen piyonlar ve uşaklar marifetiyle tahrip ediliyor, Türkiye’nin üzerine bomba yağdırılıyor.
            Bir dünya hayal ediyorum.
            Haşhaşi, tapınakçı, deaşçı tipi piyon örgütlerin, kurdurulmuş ve finanse edilmiş uşakların olmadığı, yok edildiği bir dünya hayal ediyorum.
            Ve en önemlisi piyon ve uşak örgütleri oluşturan, kullanan, destekleyen, yetiştiren Siyonist haçlı zihniyetinin yok olduğu bir dünya hayal ediyorum.
            Adaletin, merhametin, şefkatin, müsamahanın hâkim olduğu, kısaca cenabı Allah’ın esmasının tecelli ettiği bir dünya hayal ediyorum.
            Mümkün mü?
            Mümkün.
            Yeter ki, cehdimiz ve gayretimiz ilaya kelimetullah doğrultusunda olsun.
            Yeter ki, nizam-ı âlemi adalet üzerine bina edilmesi ülkümüz olsun.
            Küresel haydutluk düzeni ancak böyle bitirilebilir.
            Cehdsiz, gayretsiz, mefkûresiz ve hayalsiz huzurlu bir dünya kurulamaz.
            Haydin küresel haydutluğun yok olduğu bir dünyayı hayal etmeye ve adalet bayrağını dalgalandırmaya.
            Adalet bayrağı rüzgâr bekliyor.
            Rüzgâr bizim cehdimiz, gayretimiz, mefkûremiz ve hayalimiz olsun.
            Selam ve Sabırla…