Vela Teferreku / Ayrılığa düşmeyin
Veysi ERKEN Dr.
Türkiye’nin çabası, gayreti, sabrı ve cehdi ile Suriye’de Siyonistlerin maşası olan SDG kendini fesh ediyor, ülkenin birlik ve bütünlüğüne katılıyor, PKK tasfiye sürecine tabi tutuluyor, Mekke Sözleşmesiyle İslam ülkeleri bir çatı altında toplanmaya çalışıyor içimizdeki Siyonistler, Siyonistleştirilmişler, uşaklar, köleler kuduruyor olanları kötülüyor, algı operasyonlarıyla kardeşliğimizin ihyasını engellemeye çalışıyor.
Birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışan düşmanları anlıyorum.
Onların görevidir der tedbirler ona göre alınır.
Maalesef bu alçakça algı operasyonuna kendini milliyetçi, ülkücü, milli görüşçü, nurcu vs nitelendirmeye çalışanlar iştirak ediyor ve zihinleri bulandırmaya çalışıyor.
Bilinmelidir ki, bunlar benzetilmiş, devşirilmiş münafıklardır.
Bunlar müminlerin yanına geldiklerinde bizde sizdeniz diyen münafıklardır.
Bu münafıklar “İman edenlerle karşılaşınca “inandık” derler, şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise “Biz sizinleyiz, biz yalnızca alay etmekteyiz” derler. Bakara-14” diye tavsif edilir.
Başka bir ayette “Dileseydik biz onları tek tek sana gösterirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın. Yine de sen onları konuşma tarzlarından, sözlerindeki eğip bükmelerden tanıyabilirsin. Allah, bütün yaptıklarınızı bilir. Muhammed-30” buyrulur.
Evet.
Bugün Türkiye’nin, Suriye’nin, Irak’ın birlik ve beraberliğinin devamından, İslâm ülkelerinin bütünleşmesinden en çok rahatsız olanlar içimizdeki münafıklardır. Bunlar bilerek veya gafletle Siyonistlere hizmet etmektedir.
Unutulmamalıdır ki, Müslüman yaratılış özelliği gereği kardeşliye inanır ve ayrılığı tasvip etmez.
“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır. Hucurât-13”
“Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız. Hucurat-10” buyurur. Unutulmamalıdır ki tefrikada, ayrılıkta azap ve zaferi kaçırma var.
“Ey iman edenler! Bir düşman birliği ile çatıştığınız vakit sebat ediniz ve Allah’ı çokça anınız ki zafer sizin olsun. Allah ve Resulune itaat edin, birbirinize düşmeyin, sonra zayıflarsınız ve zaferi elden kaçırırsınız. Sabredin, kuşkusuz Allah sabredenlerle beraberdir. Enfâl, 45-46.”
“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur`ân’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. Al-i İmran-103”
Hâsılı kelam.
Bizim görevimiz münafıklara, müfsitlere, münkirlere, fitnecilere rağmen Türkiye’de, Suriye’de, Irak’ta ve bütün İslam ve mazlum diyarlarda birliği, kardeşliği sağlamaktır.
Devam ettirilen barış sürecini ve Mekke sözleşmesini ikame etmek ve İ’layı Kelimetullah doğrultusunda âleme nizam vermektir.
Selam ve Sabırla… 29.08.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?