23 Nisan 2024 Salı

Gerçekte Uluslararası Hukuk Diye Bir Şey Yoktur

 Gerçekte Uluslararası Hukuk Diye Bir Şey Yoktur

Veysi ERKEN Dr.

Toplumlar hep “uluslararası hukuk” ve “uluslararası toplum” laflarıyla aldatılıyor, uyutuluyor ve yok ediliyor. Tabii ki, bu aldatmalarla soykırımlar yeni değildir. Çok eskilere gitmeye gerek yok.

Bir(LEŞ)miş (M)illetler teşkilatının kuruluşundan beri var diyebiliriz.

Uluslar arası hukuk denilen kanunlar, ilkeler, kurallar zorbaların dayattığı kurallardan başka bir şey değildir.

İhtilaflarda, ticarette, sanayide, kısaca her alanda cari olan ve cari kılınmak istenen kurallar zorbaların hukukudur.

Falan ülke ile ticaret yapamazsınız, madenlerini işletemezsiniz, devletleri tanıyamazsınız tek başıma red ederim, katliamlar, soykırımlar, vahşetler, işgaller sürsün anlayışı ve kuralları dayatmanın, zorbalığın en belirgin kurallarıdır.

Dünya beşten büyüktür ifadesi bunun açığa vurumudur.

Evet.

Birmiş illetler.

Uluslar arası hukuku oluşturacak kurallar, kaideler ve düzenlemeler, dünyada nizamı sağlayacak ilkeler hâkim değildir.

Batı/ batıl güya devletlerarasında çıkabilecek ihtilafların çözümü ve adaletin sağlanması amacıyla “uluslar arası hukuk” oluşturulmuş ve adil olunmadığı takdirde devletler ortak tepki koymanın belirtisi “uluslararası toplum tabiri ihdas edilmiş.

Tevhide dayanmayan kurallar uluslar arası hukuk diye yutturulmuş ve yutturulmaya devam ediliyor.

Maalesef Birleşmiş Milletler yerine Bir(LEŞ)miş  (M)illetler oluşturulmuştur.

Ve bu yolla dünyada zulümler, soykırımlar ve işgaller devam ettiriliyor

Bu leş Küresel siyonist haçlı zihniyeti tarafından oluşturulmuştur. Milletleri sömürme, katliamlara, soykırımlara, vahşete, şiddete, işgale zemin hazırlama aracıdır.

Ve her zaman tepkisizlik ve soykırım aracı olarak kullanılmaya devam ediliyor.

Dünyanın muhtelif bölgelerinde, Gazze’de, Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Afrika’da devam eden katliam ve soykırım karşısındaki tutumun asıl müsebbibi bu leş yapıdır.

Kuruluşundan beri dünyada olan ve biten bütün katliamları inceleyiniz altından LEŞ olan teşkilat ortaya çıkar.

Soykırımı durdurmakla mükellef olduğunu zannettiğimiz Birleşmiş milletler teşkilatı her katliam veya sömürü için toplantıya çağırılır ve hemen hemen bütün kararlar Güvenlik Konseyi’nin daimi denilen vahşi üyeleri tarafından veto edilir.

Öyle bir yapı oluşturuldu ki, vahşet, işgal, katliam, sömürü bu mekanizma ile devam ettirilir.

Adalet Divanı geç işletilir, karar alsa bile kararları uygulanmaz.

Dünya Ticaret Örgütü marifetiyle ülkelerin ticaretleri engellenir, halklar perişan edilir.

Ne olduğu belirsiz “Uluslararası toplum”un tepkisi beklenir yıllarca.

Ruanda’da, Bosna’da, Suriye’de, Irak’ta, Libya’da ve günümüzde başta GAZZE’DE, Türkistan’da sahnelenen oyun aynıdır.

Birleşmiş milletlerin üyeleri sadece figürandır.

Maalesef bu haydut yapının sahipleri, Siyonist haçlı zihniyetinin ana merkezleri olan Amerika, İngiltere, İsrail ve bütün batı/batıl ülkeleridir.

Bütün mazlum ve mağdur coğrafyaların özgür olabilmesi için dünyanın bu yapılanmadan kurtulması gerekir.

Bunun için yapılması gereken şey “topyekûn boykot”tur.

Hem ticari anlamda hem de aldıkları kararları tanımamakla “topyekûn boykot”. Başlangıcı GAZZE’ YE müdahil olup soykırımı durdurmak olabilir ve olmalıdır. Ticari anlamda da onlarla bütün ticari faaliyetleri durdurmadır.

Sadece bir misal olsun diye söylüyorum.

Türkiye’nin önünü kesmek için yapılmadık ihanet ve engelleme yoktur denilebilir. KAAN projesini durdurmak için F-16 anlaşması bunun bir örneğidir.

Hâsılı kelam.

Bilinmelidir ki, “uluslararası hukuk” ve “uluslararası toplum” kavramları milletleri sömürmek ve soykırımları çoğaltmak için uydurulmuş kavramlardır. Milletler arası adaleti ve merhameti sağlamaya yönelik kavramlar değildir. Aksine toplumları yok etmek için kullanılan araç kavramlardır.

Kurtuluş RED ile başlar.

Bir(LEŞ)miş (M)illetler’in topyekûn reddi ile başlar. Çünkü BİRMİŞ İLLETLER vardır ortada.

Şimdi illetlerden kurtulma zamanıdır.

Selam ve Sabırla… 23.04.2024

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?