5 Nisan 2024 Cuma

Seçimin Sonuçları okumaları

 Seçimin Sonuçları okumaları

Veysi ERKEN Dr.

Seçimler bitti.

Tahliller ve yorumlar yapılıyor.

Elbette her parti tahlil yapmalı, bireysel olarak bizim de tahlil ve terkip yapma hakkımız ve yetkimiz vardır.

Dikkate alınır mı bilinmez.

Seçimi tahlil ettiğimizde Türkiye’de Münafıklığın arttığını görüyoruz. Bunun pek çok âmili ve sebebi sıralanabilir.

Birinci etken İktidar partisinin tutumudur.

Özellikle iki kesim için büyük yanlışlıklar yapıldı ve başkana yaptırıldı.

Özellikle ihtiyar ve emekli kesimin duyguları ile oynandı ve küstürüldü.

Büyük müjdeler diye sıralanan her şey fos çıktı.

Bayram ikramiyelerinin bin lira arttırılması ve promosyon konusu tam bir fiyasko oldu. Hele hele bir vekilin “emekliler simit satsın” ifadesi tam bir facia oldu.

Parkları dolduran ihtiyarların konuşmaları bunun en iyi göstergesidir. Bu iki konuda kasıt var diye düşünüyorum ve başkan bilerek yanıltılmıştır diye düşünüyorum.

Umarım ki bunlar dikkate alınır, asgari geçinme gelirleri temin edilir ve yaşlı kesimin gönlü alınır. Özetle yapılanın tersi yapılmalı zenginden alınmalı fakirlere asgari geçim imkanı sağlanmalıdır.

Aksi takdirde “buz gibi erime” durdurulamaz.

Bir diğer konu. Gençliktir. Gençlik ihmal edilmiştir. Değerler, İslam ahlakı ve yaşayışı kazandırılamamıştır. Talim ve terbiyede iflas bayrağı çekilmiştir.

Malum atalarımız “Eğer şehri imar ederken nesli ihmal edersen, bir gün ihmal ettiğin nesil, imar ettiğin şehri târumar eder!!!” tespitinde bulunmuşlarıdır.

Evet, nesillerin ihmal edilmesi münafıklığın ve nankörlüğün artmasını beraberinde getirmiş ve toplum tarumarcılara yönelmiştir. Münafıklaşmış ve münafıklaştırılmıştır.

“Kur’an terminolojisinde münafık kelimesi iki farklı tipteki insan için kullanılır. İlki halis münafıklar olup bunlar, “Aslında inanmadıkları halde Allah’a ve âhiret gününe iman ettik” derler (el-Bakara 2/8). İkincisi zihin karışıklığı, ruh bozukluğu veya irade zayıflığı yüzünden imanla küfür arasında gidip gelen, şüphe içinde bocalayan (en-Nisâ 4/137, 143; krş. et-Tevbe 9/44-45), imandan çok küfre yakın olan (Âl-i İmrân 3/167) çifte şahsiyetli insanlardır. Bazı âyetlerde “münafıklar” ve “kalplerinde hastalık bulunanlar” diye ikili ifade tarzının yer alması da bu farklılığı göstermektedir (el-Enfâl 8/49; el-Ahzâb 33/12). Halis münafıklar müminlerle karşılaştıklarında inandıklarını belirtirler, ancak asıl taraftarlarıyla baş başa kaldıkları zaman müminlerle alay ettiklerini söylerler (el-Bakara 2/14). Diğerleri ise Resûl-i Ekrem’e inandıklarını sanmakla birlikte önemli işlerde din dışı otoritelere gitmeyi tercih etmekte, fakat başlarına bir felâket gelince Hz. Peygamber’e başvurmakta (en-Nisâ 4/60-62), böylece hak dine olan bağlılıkları dünyevî menfaatlerine göre değişmektedir (el-Hac 22/11).

https://islamansiklopedisi.org.tr/munafik

Seçim sonrasında görünen manzarada ikinci tip münafıkları kolaylıkla teşhis edebiliyoruz.

Yıllardır işletilen plan çerçevesinde bir kısım kendini ülkücü, milli görüşçü, nurcu vs ifade edenler seçilmiş birisi lider diye yutturularak ittihatçı zihniyete eklemlendirilmiş, ittihatçı zihniyet de bunları bölücülere yönlendirmiştir.

Seçimin sonucu budur.

Seçimin sonucu doğru okunamazsa münafık olarak yetişen ve bölücülere katılan kitle şehirleri ve nesilleri tarumar edebilir ve etmektedir. Dün insanımızı “İslam’da dirilişe” çağıran veya “milli görüş”çü” olduğunu ileri süren taifenin bir kısmının tamamen münafıklaştığını, münafıklaştırıldığını seçimin bunun için farklı şekillendiğini görüyoruz.

Bu durum özellikle milli görüş camiası denilen camiada da büyük oranda görülüyor.

Bu tipler ayette belirtildiği gibi “Arada bocalayıp duruyorlar; ne onlara, ne bunlara!” yönelebiliyorlar.

Güya bunlar ülkücü, milli görüşçü veya nurcu. Fiiliyatta İslam düşmanlarıyla kol koladırlar.  Kısacası ne onlardan ne de bunlardandır.

İşte son seçimin sonucu budur.

Bilhassa bu seçimde “pensilvanya Şeytanları”nın tahribatı ile “siyasi münafık”lık tavan yapmış vaziyettedir.

Acilen tedbir alınmalı, başkan etrafını gerçekten kabiliyetli, İslami inançla mücehhezlerle inşa ve ihya etmelidir ki sonuç alınsın.

Hasılı kelam, bizler "hakk”tan yana yüzümüzü çeviriyoruz, bütün değerlerimizi, mukaddesatımızı yok etmeye çalışan piyonların, uşakların ve şeytanların yollarını, yöntemlerini, uygulamalarını ve ahlaksızlıklarını reddediyoruz ve seçimin sonucunu bu şekilde okuyoruz.

 “Eğer şehri imar ederken nesli ihmal edersen, bir gün ihmal ettiğin nesil, imar ettiğin şehri târumar eder!” gerçeğine şahitlik ediyoruz.

Gün tedbir alma ve ihya günüdür.

Selam ve Sabırla… 05.04.2024

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?