İnsan Hakları(!) Günü mü?
Veysi ERKEN Dr.
Bugün “insan hakları” günüymüş. Evrensel insan hakları bildirgesinin 1948’de kabul edildiği tarih olan 10 Aralık her yıl “Dünya İnsan Hakları Günü” olarak kutlanır.
Tabii ki, bu “gün”ler İnsan haklarının, insanların katledildiği, soykırıma maruz kaldığı günlerdir.
Bir avuç Siyonist haçlı tapınakçının insanlara yutturduğu günlerdir.
İnsanlar, milletler arasındaki çatışmaları azaltmak, insanlığın refahı ve huzurunu sağlamak için güya “Birleşmiş milletler teşkilatı kuruldu.
Evet, bir teşkilat kuruldu.
Gerçekte “BİR leş MİŞ m İLLETLER” kuruldu.
Katilleri, soykırımcıları, hırsızları, korsanları korumak için kuruldu.
Bizler, insan olanlar, insan kalanlar, fertlerin, toplulukların ve toplumların huzuru sosyal ilişkilerin, davranışların, muamelatın “muhatab”a göre değil, “Hakka” göre olmasına ve işlemesine bağlı olduğuna inanıyoruz.
Huzurun ancak ADALETLE mümkün olacağına inanıyoruz.
Haklar ancak adaletin hâkim olduğu yerlerde, mekânlar geçerlidir. Allah insanoğlunu bunun için adil olmasını istiyor.
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun.
Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin.
Adaletli olun; bu, takvâya daha uygundur. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Maide-8”
“Muhakkak ki Allah adaleti, ihsanı, akrabaya karşı cömert olmayı emreder; hayâsızlığı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar. İşte Allah, aklınızı başınıza alasınız diye size böyle öğüt veriyor. Nahl-90”
“Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun.
(İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır.
Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın.
Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır. Nisâ-135” ayetleri sosyal ilişkilerin ve düzenin “Muhatab”a göre değil, “Hakk”a dayanmasının gerekliliğini ve “adalet”in ancak bu şekilde tecelli edeceğini izah eder.
Hz. Muhammed Mustafa (sav) “Gökler ve yer adaletle ayakta durur” buyurur.
Birleşmiş milletlerce ihdas edilen “evrensel insan hakları bildirgesi” hakların korunması için ihdas edilmiş değildir.
Bu bildirge milletleri uyutma ve Siyonist haçlıların zulümlerini, soykırımlarını, vahşetlerini, korsanlıklarını, işgallerini arttırmak için ihdas edilmiştir.
BİR leş MİŞ m İLLETLER yapı ve müdahale gücü olarak işe yaramamaktadır. Sadece Fatih’in fermanı insan haklarını sağlamaya yeter. Fatih
“Ben Fatih Sultan han!
Bütün dünyaya ilan ediyorum ki; kendilerine bu padişah fermanı verilen Bosnalı Fransiskenler himayem altındadır ve emrediyorum:
Hiç kimse ne bu adı geçen insanları, ne de onların kiliselerini rahatsız etmesin ve zarar vermesin. Devletimde huzur içerisinde yaşasınlar.
Ve bu göçmen durumuna düşen insanlar, özgür ve güvenlik içerisinde yaşasınlar. Devletimdeki tüm memleketlere dönüp korkusuzca kendi manastırlarına yerleşsinler.
Ne padişahlık eşrafından, ne vezirlerden veya memurlardan, ne hizmetkârlarımdan, ne de devletin vatandaşlarından hiç kimse bu insanların onurunu kırmayacak ve onlara zarar vermeyecektir.
Hiç kimse bu insanların hayatlarına, mallarına ve kiliselerine saldırmasın, hor görmesin veya tehlikeye atmasın.
Hatta bu insanlar başka ülkelerden devletime birisini getirirse onlar da aynı haklara sahiptir.
Bu padişah fermanını ilan ederek, burada, yerlerin ve göklerin yaratıcısı ve efendisi Allah (c.c.), Allah’ın yüce elçisi aziz peygamberimiz Muhammed (s.a.v.) ve yüz yirmi dört bin peygamber ile kuşandığım bu kılıç adına yemin ediyorum ki; emrime uyarak bana sadık kaldıkları sürece teb’amdan hiç kimse bu fermanda yazılanların aksini yapmayacaktır.”
Bu fermana uymayanlar bedelini ödemiştir. “Not: Bu ferman 28 Mayıs 1463 Milodraz tarihli olup, aslı Fojnica’daki Fransisken kilisesinde muhafaza edilmektedir.”
Peki, Birleşmiş Milletler kararlarına uymayan Siyonist haçlı katillerine, İsrail Denilen kışlaya, Çin soykırımcılarına ne yapılmıştır.
Adaletin kılıcı zulümlerini, vahşetlerini durdurmuş mudur?
Hayır. Aksine zulüm ve soykırımları arttırmıştır.
10 Aralık insan hakları günü aldatmacasına kanmama ve yeni bir teşkilatlanma oluşturma zamanıdır.
Selam ve Sabırla... 10.12.2025
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?