27 Aralık 2025 Cumartesi

Yola Çıktıklarını

Yola Çıktıklarını

Veysi ERKEN Dr.

 Merhum Necip Fazıl’a şöyle bir söz atfedilir.

“Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen; hem yolunu kaybedersin hem dostunu.”

Merhum Yavuz Sultan Selim;

“Sanma şahım herkesi sen sadıkane yâr olur

Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur

Sadıkane belki ol bu âlemde dildâr olur

Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur” der.

Yola çıktıklarımız hakiki dost ise terki veya yolda bulunanlarla değiştirilmesi elbette büyük felaket olur. Asırlar önce Ebâ Müslim Horasani “Çünkü Onlar, Zararlarından Emin Oldukları İçin Dostlarını Uzak Tuttular, Kendilerine Bağlamak ve Kazanmak İçin de Düşmanlarını Yakınlaştırdılar.  Yakınlaştırılan Düşman Dost Olmadı, Ama Uzaklaştırılan Dost Düşman Oldu.   Herkes Düşman Safında Birleşince Yıkılmaları Mukadder Oldu” tespitinde bulunmuştu.

Evet.

Yola çıktıklarımızı yolda bulduklarımıza değiştirmemek için seçtiklerimiz gerçek dost olmalıdır. Dolayısıyla hayatımızı ve beşeri münasebetlerimizi Kurban-ı Kerim ve tebliğcisi Hz. Peygamber’in sav. Sünneti zemininde tanzim etmekle mükellefiz.

Dostluk anlayışımız ve yola çıktıklarımız bu çerçevede hayat bulmalıdır. “Farsçada “seven, sevgili, yâr” anlamındaki dost kelimesinden gelen dostluk İslâmî literatürde sadâkat, uhuvvet, meveddet, sohbet gibi değişik kelimelerle ifade edilmiş, ayrıca velî ve refîk kelimeleri başka anlamları yanında “dost” mânasında da kullanılmıştır. 

Âyetlerin çoğunda insanlara, müminlere ve Peygamber’e yardımcı olacak, onları koruyacak, bağışlayacak, karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan gerçek dostun Allah olduğu, insanların bu anlamda Allah’tan başka dostları bulunmadığı ifade edilmekte, böylece onların gerçek ve ebedî dost olarak Allah’ı bilmeleri, O’na dayanıp güvenmeleri öğütlenmektedir. Ayrıca dinî ve ahlâkî zihniyetin beşerî ilişkiler üzerindeki etkileri dolayısıyla kâfirlerin, zalimlerin, Yahudi ve Hıristiyanların sadece birbirlerinin ve şeytanın dostları olabilecekleri bildirilir; “Sizin dostunuz Allah, O’nun elçisi (Hz. Muhammed) ve iman edenlerdir” denilir (el-Mâide 5/55). Başka bir âyette, “Ey inananlar! Eğer iman yerine küfrü beğenip tercih etmişlerse babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost kabul etmeyiniz” (et-Tevbe 9/23)

Yola çıktıklarımız hakiki anlamda Gerçek dost olan Allah’ın dostlarıysa onları terk etmek, yolda bulduklarımızla değiştirmek demek Şeytanın, hainin, münafığın yoluna sapmak demek olur.

Böyle bir değişim hem bireylerin hem de toplumların felaketi olur.

Allah iman edenlere Ey îman edenler, Allahdan korkun. Bir de saadık olanlarla beraber olun. Tevbe-118” buyurur.

Hem kendimiz hem de yola çıktıklarımız sadık, doğru ve vefakar ise arkadaşlığımız “pazara kadar değil, MEZARA kadar “devam eder.

Selam ve Sabırla… 27.12.2025

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?