28 Aralık 2025 Pazar

Kalb, Kulaktan Beslenir

Kalb, Kulaktan Beslenir

Veysi ERKEN Dr.

“Kalb” ve kalp”.

“Kalb”imiz doğru, faydalı şeylerle beslenmezse “kalp”leşir, sahtekârlaşır.

İmitasyon diye bir kelime uydurmuşlar ya.

Kalb doğru şeylerle beslenmezse “kalp” olur, taklit, sahte olur.

Bilmez haldeyken bilir hale gelmemiz için Allah duyu organlarımızı bahşetti. Ayette “Sizler hiçbir şey bilmez bir durumdayken Allah sizi analarınızın karnından dışarı çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler, kalpler (fuad) verdi. Nahl-78.

Duyu organlarımızla besleniriz. Celaleddin Rumî  “Hayvan ağızdan, insan kulaktan beslenir” derken ne ile beslendiğimizi, hangi çevrenin bilgileri, sözleri bizi ihata ettiğini vurgulamıştır.

Cami ortamından beslenenle meyhane ortamından beslenenlerin aynı zihniyete sahip olacağını düşünmek mümkün değildir.

“Ne ile beslenirseniz öyle kokarsınız” sözü bir gerçeği ifade eder ve gıdaların etkisini ifade eder.

İşittiğimiz sözler, kelimeler, cümleler, dinlediğimiz müzikler de “kalb”imizi besler, zihniyetimizi etkiler.

Gıdalar bedenimizi beslediği gibi, kulaktan aldığımız gıdalar,  güzel sözler, kelimeler, cümleler de “kalb”imizi besler, nefsimizin yönünü belirler.

Nefsimiz ya “emare” veya mutmain bir şekilde “raziye, marziye” tarafına meyleder.

Gönüllerimizin huzur bulması için bizi Allah’a yöneltecek besinlerle beslenmemiz, kulaklarımızı hayırlı sözlere açmamız ve iman gerekir. Ayette “Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur. Ra’d-28”

Hayırlı ve güzel ortamlardan değil de kötü ortamlardan beslenirsek organlarımız duyduklarıyla, yaptıklarıyla, gördükleriyle aleyhimize şahitlik edecekler.

“Nihayet oraya geldiklerinde vaktiyle yaptıklarından dolayı kulakları, gözleri ve derileri onların aleyhine şahitlik eder. Derilerine, “Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?” diye sorarlar. “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu” derler. İlk önce sizi O yarattı, şimdi de yine O’na dönüyorsunuz. Vaktiyle siz, ne kulaklarınızın ne gözlerinizin ne de derilerinizin aleyhinizde şahitlik etmesinden sakınıyordunuz; üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz. İşte rabbiniz hakkında taşıdığınız bu kanaatiniz sizi mahvetti, sonunda kaybedenlerden oldunuz.  Fussilet, 20-23

Hâsılı kelam “KALB”imizin “kalp”leşmemesi ve daimi Allah yolunda cehd ve cihad halinde olabilmesi için beslendiğimiz çevreyi doğru seçmemiz gerekir ki, kalbimiz kararmasın, mamur olsun.

Ayette “Ey îmân edenler! Allah'dan sakının ve doğru kimselerle berâber olun! Tevbe-119” buyrulur.

Bu ifade kulaktan beslenme çevresini anlatır.

Selam ve Sabırla… 28.12.2025

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?