15 Aralık 2025 Pazartesi

Türkiye’de İslâmî Uyanış ve Problemleri

Türkiye’de İslâmî Uyanış ve Problemleri

Veysi ERKEN Dr.

14 Aralık 2025 günü TDV Kocatepe Konferans Salonunda “Genç Birikim” dergisinin öncülüğünde “Türkiye’de İslâmî Uyanış ve Problemleri” paneli düzenlendi.

Emeği geçen başta Ali Kaçar beye olmak üzere katkısı olan herkese teşekkür ediyorum.

Rabbulalemin sa’yilerini, gayretlerini ve cehdlerini makbul ve kabul eylesin.

İki oturum şeklinde gerçekleşen panelde dört tebliğ sunuldu.

Ali Kaçar “Türkiye’de Tevhidi Uyanış ve Bilinçlenme Süreci”, Celaleddin Vatandaş “İslami Harekette Kitleselleşme ve Toplumsallaşma”, Abdurrahman Ateş “İslami Harekette Savrulma ve dönüşüm” ve Vahdettin Işık “Yeniden İslami Dönüşüm için Çözüm Önerileri” başlıklı tebliğlerini sundular.

Tebliğlerden çıkardığım şu olmuştur.

Osmanlı’nın son asrından itibaren sistemli bir şekilde İslam’a ve Müslümanlara saldırılar olmuştur. İslami tefekkür zemini ve şuuru Osmanlı’nın tamamen dağılmasından ve yeni rejimin oluşturulmasından sonra tamamen hayatın her alanından, gönüllerden silinmeye çalışılmıştır.

Tefekkür zemini ve yaşayış tarzı tamamen Batı’ya/ Batıla kaydırılmaya çalışılmıştır.

Batıllaştırma sürecine direnenler, bedel ödeyenler ve zulme maruz kalanlar olmuştur.

Yok edilen zemin ve şuurlanma, bir başka deyişle tevhidi uyanış ve bilinçlenme sürecinin ihyası kolay bir şekilde gerçekleşmemiştir.

Her şeye rağmen tevhidi uyanışta ve şuurlanmada dergiler bir vazife üstlenmiştir.

Zamanla İslami uyanış ve kitleselleşme bütün baskılara rağmen tekrar başlamış olmakla birlikte sağlam bir zemin oluşturulamamıştır.

İslami uyanış ve kitleselleşme, toplumsallaşma süreci darbeci ve baskıcı dönemlerde özüne uygun sürdürülmeye çalışılmış, baskının azaldığı dönemde ise Kur’an ve Sünnetten kopuk bir şekilde devam etmiştir.

Hatta Kur’an ve sünnet zemininde tefekküre davet edenler “bana göre dini”nin müntesipleri karşı çıkmış ve sosyal gerçeklik diye kabul ettiklerini İslam diye savunmaya başlamışlardır.

Dolayısıyla savrulma İslami olmayan ilke, kural ve yaşayışın İslami ilke, kural ve yaşayışmış biçimine evirilmiş, olumsuz bir dönüşümün gerçekleştiği sonucunu ortaya çıkarmıştır.

Panelde asli zeminde yeniden İslami dönüşümün olabilmesi için çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.

İslam’dan kopuşun hızlandığı, sosyal ve dijital medyanın gayrı İslami olan her şeyi İslam imiş gibi sunduğu bu zaman diliminde tevhidi uyanış ve bilinçlenme arayışının gündeme taşınması faydalı olmuştur.

Umulur ki, tebliğler İslâmî uyanışa öncülük ettiğini beyan eden, etmeye çalışan kurum, kuruluş ve şahsiyetlere yol gösterici olur.

Hâsılı kelam.

İslami uyanışın problemleri sayılamayacak kadar çoktur.

En önemli problem evvel emirde Kur’an ve Sünnet bilinmemesi,  öğretilmemesi, anlaşılmaması ve yaşanmamasıdır.

Tefekkür ve tafakkuh zemini Kur’an ve sünnet olmayınca savrulma kolay bir şekilde gerçekleşmekte ve her grup kendini uyanışın merkezi olarak görmeye başlamaktadır. Bu anlayış bölünmeyi ve parçalanmayı beraberinde getirmektedir.

Kur’an ve Sünnet tefekkür ve tafakkuh zemini olmayınca mevcut yaşayışlar, adetler, gelenekler İslam kabul edilerek “bana göre dini”nin oluşmasına vesile olunmakta ve tefrika arttırılmaktadır.

Çözüm, İslami uyanışın ve yaşayışın gerçekleşmesi “ben ne diyorum, falan büyüğümüz ne diyor” anlayışının terki ve yerine “Allah ne diyor, Kur’an ne diyor, Hz. Muhammed sav ne diyor?”  anlayışının ikamesine bağlıdır.

Paneli düzenleyenlere, katkı sağlayanlara teşekkür ediyorum.

Selam ve Sabırla… 15.12.2025

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?