Hicret’i Anlamak
Veysi ERKEN Dr.
Müslüman bir imtihan dünyasında yaşadığının farkındadır, şuurundadır Mümin Müslüman imtihanı ve Allah’ın rızasını kazanmak ister/arzular. Dünyadaki her şey imtihan vesilesidir.
İslam, insanın her anını ve her fiilini tanzim eden, edecek olan hükümleri ihtiva eder.
Hicret ve cihad da bu çerçevede ele alınır.
“Müminler Allah ve Rasûlüne iman ederler, sonra da şüpheye düşmezler. Hak yolunda malları ve canları ile cihad ederler. İşte sadakat sahibi kimseler bunlardır" (el-Hucûrât, 49/15) buyrulur.
İnsanın hayatında, cehdinde “hicret” de vardır.
Hicret hem maddi hem de manevi boyuttadır.
Kötülüklerden, fena işlerden iyiliğe yönelmek hicret olduğu gibi, mekân değişikliği hicrettir.
Hicrette niyet önemlidir.
Makbul olanı Allah için olanıdır.
“Hicret” gayesine göre anlam kazanan bir kavram. Bunun için “kişinin hicreti niyetine göredir” diye buyurmuş yüce peygamber Hz. Muhammed Mustafa(sav).
Amaç ve hedefler ulviyse hicret güzeldir. Güzel günlerin muştusudur. Zulüm diyarından ve kötülüklerden uzaklaşmanın bir ifadesidir.
Her asırda ve her devirde “hicret” olmuştur ve olacaktır.
Zulümden merhamete, kötülüklerden iyiliklere, fücurdan TAKVA’YA yöneliştir HİCRET.
Hicret insan fıtratının gereğidir.
Bir yerden başka bir yere göç etmedir.
İslamî anlamda hicret mükemmelliğin arayışıdır.
Düşünüyorum.
Acaba geçmişin hicretleri mi zordu yoksa günümüzün?
Cevaplandırılması zor bir sualdir.
Karşılaştırmak zor olsa da, bugünün hicreti daha zor olsa gerek.
Neden mi?
Neden belli.
Geçmiş asırlarda pasaport derdi, kabul derdi yoktu da ondan. Mevzuat hazretleri bireyin önüne bir kalkan gibi dikilmezdi.
Ya şimdi? Zulme uğradığın yeri terk etmen kolay değil. Seni kabul edecek bir yer bulsan bile zulüm diyarından çıkışın kolay değil. Seni ezenler kolay kolay yakanı bırakmaz. Posaya çevirmek isterler seni.
Önce pasaport işlemleri ve akabinde her türlü eziyet ile hicret engellenmeye çalışılır.
Sadece maddi hicret değil manevi hicrette de zordur.
Manevi hicreti engellemeye çalışan münafıklar topluluğu, sodom gomor anlayışına batmış bir yapı var bizi çevreleyen.
Ayette “O münafıklar, kendilerinin küfre yuvarlandığı gibi sizin de o şekilde küfre yuvarlanmanızı ve sapkınlıkta eşit hâle gelmenizi isterler. Onlar, inanıp Allah yolunda hicret edinceye kadar sakın onları dost ve sırdaş edinmeyin. Nisâ-89” buyrulur.
Evet.
Münafıklar ve sodomcular her yeri sarmış, insanları kuşatmış ve kendilerinden olmayanları bataklıklarına sürüklemeye çalışıyorlar.
Hicretlerini engellemeye çalışıyorlar.
Onun için diyorum ki, son yılların/ asrın muhacirlerinin işleri, hicretleri daha zor.
Duamız, rabbimize yakarışımız hicretimizi kolaylaştırması ve duamıza icabet etmesidir.
“Rableri, onların dualarına şöyle icâbet buyurdu: “Ben, erkek olsun kadın olsun içinizden çalışan hiç kimsenin amelini boşa çıkarmayacağım. Zira siz birbirinizi tamamlayan parçalarsınız. Hicret eden, yurtlarından çıkarılan, benim yolumda ezâ-cefâ gören, hakarete uğrayan, savaşıp şehit olanların da günahlarını mutlaka affedeceğim ve onları Allah tarafından bir mükâfat olmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Zâten, en güzel mükâfat ancak Allah katındadır. Âl-i İmrân-195”
Hâsılı kelam.
Niyetimiz hicreti vahye uygun bir şekilde anlamak ve yaşamak için gayret edenlerden olmaktır inşallah.
Rabbulalemin niyetimizi halis kılsın duasıyla.
Selam ve Sabırla… 13.06.2026