“Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir”
Veysi ERKEN Dr.
Sayın Devlet Bahçeli’nin konuşması üzerine meşrebi, mezhebi, kabilesi, şubesi, kavmi ne olursa olsun düşünmesi ve gereğini yapması gerekir.
Bizler inanıyoruz bütün müminler kardeştir ve ayrılığa düşmemelidir. Allah “ “Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız. Hucurat-10” buyurur.
Bu buyruğa uyan Kürtler de diğer bütün müminler gibi şerefli, haysiyetli ve satılık değiller.
Siyonist haçlı zihniyetinin conilerinin uşağı, piyonu, işbirlikçisi, kiralık soykırımcısı ve katilleri olmazlar, olamazlar.
Bilinmelidir kim Siyonist haçlı conileriyle işbirliği ve uşaklık eden hiçbir kimse Kürt de, Türk de, Çerkez de, Arab da değildir.
Sayın Devlet Bahçeli bunu vurgulamıştır ve inanan herkes bu konuşmanın gereğini yapmalıdır. İşte o konuşmadan bir kesit.
İran’da hiçbir suçu ve günahı olmayan sivil halk bombaların, füzelerin, diğer ölümcül operasyonların odağındadır.
28 Şubat 2026 tarihinde, Minab kentinde bir okulun bombalanması sonucunda 175 çocuğun ölmesi tahammül edilemeyecek bir katliamdır.
Hakikaten felaket kol gezmektedir.
2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi.
Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkartan; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum;
Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir?
Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de, sırayı eşrefi mahlûkat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur?
Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti?
Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır.
Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur.
Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir.
Adı konulmamış bir din savaşı başladı da biz mi farkında değiliz?
Ortadoğu’da Sünni-Şii husumetine çanak tutan, bu kapsamda kamplaşma ve kutuplaşmayı sertleştirmek için provokasyon zemini kollayan karanlık emellere kapalı durmak, bilhassa şu mübarek Ramazan ayında hassaten diyorum ki, Müslüman’ım diyen herkes için hayat-memat konusudur.
Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez, düşmemelidir.
Böylesi bir vebale hiçbir din kardeşimiz ortak olamaz, olmamalıdır.
Şii de Müslüman’dır, Sünni de Müslüman’dır; bozgunculuğun davulunu çalanlar, sanal ihtilafların namlusunu tutanlar alçak kere alçaktır.
Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan; bu sayede İran’ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır.
Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez.
Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır.
Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir.
Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır.”
Selam ve Sabırla… 11.03.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?