27 Ağustos 2024 Salı

Soykırım Dini Siyonistleri birleştiren uydurdukları dindir

 “Soykırım Dini” Siyonistleri birleştiren uydurdukları dindir

Veysi ERKEN Dr.

Hıristiyanlığa hulul eden Siyonistler onları da kendilerine benzetip “soykırım dini”ni oluşturdular.

Yeryüzünde Siyonistler ve evangelisler (neo-con, Hıristiyan Siyonizm) soykırım dini/ masalı ile fitne ve fesadı yayıyorlar ve her tarafı yakıp yıkıyorlar.

“Soykırım Dini”

Evet, bu terimi insan olan bir Yahudi(*) kullanıyor ve milletleri uyandırmaya çalışıyor.

“Soykırım Dini” kendisi bir Yahudi olan Yeshayahu Leibowitz tarafından ilk olarak kullanıldığını, kendisine has ritüellerinin, mabetlerinin, peygamberlerinin, finans kaynaklarının olduğunu Gılad Atzmon “Göçebe Kimlik Yahudi kimlik Siyaseti üzerine bir inceleme,” isimli kitabında şu şekilde belirtir.

“Yahudi dini 200 yıl önce öldü. Artık Soykırım dışında, dünya üzerindeki Yahudileri birleştirecek bir şey yoktur”

İbrani Üniversitesi’nde görev yapan Litvanya doğumlu bir felsefeci olan Yeshayahu Leibowitz, muhtemelen, Soykırım’ın yeni Yahudi dini olduğunu söyleyen ilk kişiydi. Yine İsrailli felsefeci Adi Ophir de, salt bir tarihsel anlatı olmanın ötesinde “Soykırım”ın sayısız temel dini öge barındırdığına dikkat çekiyordu. ( örneğin, Simon Wiesenthal, Elie Wiesel, Devorah Lipstadt gibi) papazları, (Shimon Peres, Binyamin Netanyahu gibi gelecekte İran tarafından yapılacak Yahudi soykırımı konusunda uyaran) peygamberleri vardır. Emirleri ve Dogmaları ( örneğin “Bir daha asla”) ritüelleri (anma günleri, Auschwitz’e bir tür Hac ziyareti) vardır. Kurulu, ezoterik semboller dizisi (örneğin kapos/toplama kampları, gaz odaları, bacalar, toz bulutu, ayakkabılar, müsilmann/Müslüman figürü, vb.) vardır. Mabetleri, Yadvashem, ve dünyanın büyük şehirlerinde tapınakları-soykırım müzeleri- vardır.

Soykırım dini ayrıca, norman sinkelstein’in  “soykırım endüstrisi” diye terimleştirdiği devasa küresel bir finans ağı ve soykırım eğitim fonu gibi kurumlar tarafından desteklenmektedir. Bu yeni din, “deccal”larını (soykırım inkârcılarını) tanımlayacak kadar kapsamlı ve (soykırım inkârı ve nefret söylemi yasaları aracılığıyla) onların ensesine çökecek kadar güçlüdür. S.181”

Bu kitabı okuyanlar, İnsan olan ve insan kalmak isteyen Yahudilerin Siyonistlerden neden nefret ettiklerini daha kolay anlar.

Siyonistler varlıklarını uydurdukları masallarla ve bu masallar için benimsedikleri amaçlarla soykırımlar icra ederek varlıklarını sürdürüyorlar, sürdürmeye çalışıyorlar.

Gazze’de, Filistin’de, Arakan’da, Doğu Türkistan’da sürdürülen vahşetleri, işgalleri, sürgünleri, katliamı anlamak için “Soykırım Dini”nin müntesiplerini ve gayelerini iyi tanımak ve teşhis etmek mecburiyetindeyiz.

Bunlar  “soykırım dini” mensupları dünyada uşak yetiştirme ve kullanmada da mahirdirler.

Etkili bir Siyonist olan Haim Saban “Amerikan siyasetinde başarılı olmanın ‘üç yolu şunlar,’ demişti:

Siyasi partilere bağış yap,

Düşünce kuruluşları kur

Ve Medya pazarını kontrol et.

Tabii ki, bu yol ve yöntemler sadece ABD, İngiltere, Diğer batılı denilen ülkelerde değil bütün dünyada uygulanmaya, piyonlar satın alınmaya, uşak yetiştirilmeye çalışılıyor.

Yeryüzünde katliam ve vahşetlere bunun için sessiz kalınıyor ve sıranın kendilerine gelmesi bekleniyor.

Hâsılı kelam “soykırım dini”ni teşhis etmek tedavi için bir başlangıçtır.

Umarım ki, bütün dünyanın mazlumları, mağdurları ve insan olarak kalmak isteyenleri bu gerçeği öğrenir, bilir, kulaklarını zalimlerin destekçileri gibi tıkamaz Siyonist İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar protesto ediliyor. 10 ayı aşkındır devam eden saldırılarda katledilen çocukların ve gençlerin isimleri kongre binası önünde okunurken, kongreden çıkan delegeler isimleri duymamak için kulaklarını kapattı.” https://www.yenisafak.com/video-galeri/dunya/demokrat-parti-delegeleri-kongre-cikisi-katledilen-filistinli-cocuklarin-isimlerine-kulaklarini-kapatti-4640277 ve “soykırım dini”nin mensuplarını hayatından çıkararak tecrit eder.

Tabii ki, “kulak tıkama” maalesef İslam ülkeleri denilen ve Müslüman telakki edilenler arasında da epey yaygındır. Zalimlerin uşağı, yardakçısı, elemanı ve piyonu çoktur.

 Selam ve Sabırla… 27.08.2024

 

*Gılad Atzmon, Göçebe Kimlik Yahudi kimlik Siyaseti üzerine bir inceleme, Mana Yayınları, İstanbul-2014

26 Ağustos 2024 Pazartesi

Gazze İçin Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek

Gazze İçin Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek

Veysi ERKEN Dr.

Bir zamanlar herkesin, özellikle heyecanlı ve ülküsü olan gençlerin dilinde “Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek” ifadesi yankılanıyordu.

Evet bu söz doğruydu ve haksızlık, zulüm, vahşet, cinayet, soykırım susulmamalıydı.

Susmak sıranın kendisine beklemeyi, katliamcılara ortak olmayı ifade ediyor. H Hz. Muhammed Mustafa’nın sav “Haksızlık karşısında susan dil şeytandır”, Hz. Ali r.a. “Haksızlık karşısında susanlar hem haklını hem de şerefini kaybeder” tembihatında bulunmuştu.

Evet Gazze’de işlenen vahşet karşısında sessiz kalanlar sıranın kendilerine geleceğini bilmeliler. Lübnan, Suriye, İran ve ekonomik olarak Türkiye’ye yöneltilen saldırılar bunun göstergeleridir.

Unutulmamalıdır ki “soykırım dini”ni oluşturan Siyonist haçlı zihniyeti vahşetten, katliamdan, ahlaksızlıktan, soysuzluktan asla vazgeçmez.

Onun için diyorum ki, şimdi susmak, hatta konuşmak zamanı değil harekete ve eyleme geçme zamanıdır.

“Gazze için konuşmak zamanı değil, harekete geçme zamanıdır” http://veysierken.blogspot.com/2024/02/gazze-icin-konusmak-zaman-degil.html başlıklı yazıma bir okuyucu şu ifadeyle katkıda bulundu. “İslam ülkeleri liderleri veya en azından 1 bakan olmak üzere insani yardımla beraber hepimiz birlikte Gazze’ye giriyoruz desin ve yapılacak saldırıyı savaş sebebi sayarız desinler bakalım İsrail ve destekçileri ne yapacaklar, hiçbir şey yapamazlar. Tabii ki benim söylemim İslam ülkeleri ve Müslüman başkanları için…”

Aynen katılıyorum ve kendisine Allah razı olsun diyorum.

Evet, sessiz kalmamak, susmamak ve harekete geçmek farzdır.

Sessizlik ve suskunluk soykırımcıların, “soykırım dini”ni oluşturan Siyonist haçlıların suçuna iştirak olmaktır.

Sırayı beklemektir.

Hamas defalarca haykırdı. Gazze ölüyor, Gazzeliler soykırıma uğratılıyor. Uyanın ve sessiz kalmayın, sesinizi ve eyleminizi yükseltin diye.

Aylar öncesinden HAMAS İSLAM ÂLEMİNE ÇAĞRIDA bulunmuştu. Yapılan açıklamada, “Arap Ligi’ni, İslam İşbirliği Teşkilatı’nı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni Filistin halkını yerinden etmek amacıyla Refah’a soykırım yapılmasını önlemek için acil ve ciddi adımlar atmaya çağırıyoruz” sesinizi yükseltin, eyleme geçin diyordu. https://www.haber7.com/dunya/haber/3389941-hamastan-son-dakika-abd-aciklamasi-tum-islam-alemine-cagri-yaptilar

Suskunluk ve katliam devam etti.

Vahşet, katliam, işgal, soykırım dahada yaygınlaştı.

Bu kadar sessizlik ve suskunluk hangi Müslüman’ın zihnini, vicdanını, ahlakını kanatmıyor, bu kadar mı harab olduk.

Liderler dipdiri meyyitler mi, yoksa köleler mi?

Bilinmelidr ki susma ve  durma vakti geçmiştir, sıra başka yerlere, Lübnan’a, Suriye’ye, Ürdün’e, Mısır’a ve bilhassa Türkiye’ye gelmiştir..

Vakit geçti, saniye kaybedilmeden sesin yükseltilme ve harekete geçme vaktidir.

Gazze, Filistin, Doğu Türkistan ölüyor.

Sessiz kalan etkili ve yetkililer soykırımcılar kadar suçludur.

Suç ortaklığından vazgeçilme zamanıdır.

Tabii ki Müslüman liderler ve yetkililer içindir.

Cesur yüreklilere, vicdanlılara, ahlaklılara ihtiyacımız vardır.

Hâsılı kelam; Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Afrika’da devam eden vahşete, soykırıma, katliama, işgale, sürgüne sessiz kalmak suça ortak olmaktır.

Suça iştirak etmeyenler, etmek istemeyenler; dini, dili, mezhebi, meşrebi, cinsiyeti ne olursa olsun vicdanı olan herkes sessiz kalmamakta, haykırmakta sesini yükseltmekte ve mazlumlara yardım etmeye çalışmaktadır.

Ses vermeyenler vicdansızlar, iki ayaklı şeytanlar, Siyonistlerin uşakları, moiz cohenlerin torunlarıdır. Katillerin, vahşilerin, soykırımcıları ortaklarıdır.

Evet.

Katillerin ortakları ve piyonları olan sanatçı, akademisyen, futbol kulübü, sanayici, yazar, gazeteci vs kılıklı etki ajanları sessizlik için görevlerini ifa ediyor.

Ve.

Sessiz kalmamız için çırpınıyor.

Şimdi sessiz kalmamak, susmamak, Moiz Cohenlerin torunlarını sevindirmemek ve harekete geçmek zamanıdır.

Selam ve Sabırla…26.08.2024