Foncular ve “Kanun” Ne İçin Çıkarılır
Veysi ERKEN Dr.
Fonlarla milyar dolarlarla soygun, vurgun, hırsızlık yapıldığı, fona para yatıranların dolandırıldığı söyleniyor, yazılıyor, çiziliyor.
Daha önce Bankerlik ve bankalarla da vurgunlar ve soygunlar yapılmıştı.
Fon ticareti yapan örtülü bir kişi üzerinden İslam’a ve Müslümanlara saldırılıyor, Müslüman, milliyetçi, nurcu, milli görüşçü kimlikli kişiler tetikçi olarak kullanılıyor.
Aidiyetlerini kaybetmiş, pespayeleşmiş olan bu tetikçiler biliyorlar ki fon düzenlemeleri İslamî fıkha göre yapılmış değildir.
Bu düzenlemeler kapitalizm dinine göre düzenlenmiştir.
Buna rağmen hırsızları, soyguncuları, rüşvetçileri, paradan kuleler inşa edenleri, metres olanları, metres edinenleri, ülkemizi Siyonistlere, İngilizlere şikâyet edenleri, gelişimi durdurmaya çalışanları görmezlikten gelerek İslam’a ve Müslümanlara saldırıyorlar.
İhanetin içinde olanlara değil piyonlara, piyonlaştırılmışlara, tetikçiliğe soyunanlara soruyorum.
Sahi bu kanunlar İslami hayatı güçlendirmek için mi çıkarıldı?
Yoksa herkes bu kanunlarla İslami olmayan bir ticaret yapabilsin mi çıkarıldı?
Başörtülü biri bu kanunları kullanarak, haksız kazanç elde etmesinin İslam’la ne ilgisi var?
Neden saldırıyorsunuz?
Evet.
“Kanun”lar niçin çıkarılır veya kanun hangi zeminde hazırlanmalıdır sorusu mutlak olarak cevaplandırılmaz ise hak ve hukuk kavramları anlam ve önemini kaybeder. İslam ve Müslümanlara saldırı vesilesi yapılır.
Tabii ki, öncelikle “KANUN” ne demek sorusunu cevaplandırmak gerekir. Sözlük anlamı olarak kanun “1. Hukuk, yasa. 2. Geçerli olan kural: https://sozluk.gov.tr/ “
Türkiye’deki cari uygulamalar anlamında ıstılah olarak kanun “Anayasanın yetkili kıldığı organ tarafından bir şekilde ve bu ad altında tespit edilmiş bulunan genel, sürekli ve soyut hukuk kurallarıdır. https://sozluk.adalet.gov.tr/kanun” diye tarif edilir.
İster sözlük ister terim olarak ele alınsın kanun denildiğinde kurallar akla gelir.
Peki, bu kuralları kim vazedecek, kural vazetmenin zemini ne olacak?
Bu soruya cevap ararken iki zemin akla gelir. 1.Vahiy (tabii hukuk deniliyor) 2. Beşerin(insan) aklı.
Dolayısıyla beşeri kanun, insanlar tarafından ortaya konmuş olan kanundur. İlahi (Vahiy) kanunun zemini Allah Teâlâ tarafından belirlenmiştir.
Bu iki zemin doğru anlaşılmadıkça “kanun”ları tartışmanın anlamı olmuyor.
Bilindiği üzere beşerin(insan) aklı her zaman şaşabilir. Beşerin yetkilendirdiği kişi veya kurumlar her zaman toplumun veya bireyin hayatını zorlaştıran, iflas ettiren, mağdur ettiren “kanun”lar ortaya koyabilir.
Bunun binlerce misali vardır.
Özellikle vazedilen kanunlar inanç (bizim için İslam) ilkeleri ile çelişiyorsa kanun zulüm aracına dönüşebilir. Ticarette, toplumsal ilişkilerde, ailenin kuruluşu ve işleyişinde her zaman sıkıntılar, iflaslar karşımıza çıkabilir.
Bunun için diyoruz ki,
Bu kanunlar yüzünden, fonlarla haksız kazanç elde ettiği varsayılan bir kişi üzerinden İslam’a ve Müslümanlara saldırı çukuruna düşmeyiniz.
Tabii ki biraz ahlakınız, vicdanınız ve geçmişinizle biraz bağınız varsa.
Özetle ister ithal deyin, ister beşer aklı ile deyin fark etmez.
Mevcut kanuni denilen düzenlemeler bütün alanlarda mutsuzluğumuzu ve cinnet halimizi arttırmaktan, aile, ticaret, komşuluk münasebetleri, toplumsal ilişkilerimizi bozmaktan, fonlarla haksız kazanç elde etmekte başka bir işlev görmez.
Dün bankerlikle, bankalarla, finans kuruluşlarıyla milleti soyanlar varlıklarını fonlarla devam ettirirler.
Selam ve Sabırla… 04.10.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?