23 Temmuz 2019 Salı

“Çorumlunun Yaptığını Kimse Yapamaz”


“Çorumlunun Yaptığını Kimse Yapamaz”

Veysi ERKEN

            Bu ifadeyi yıllar önce duymuştum. Özellikle çok sevdiğim bir Çorumlu dostuma bu ifadenin hikayesini yazmasını istedim.
            Bu ifade bizim “ensar”, “muhacir” kardeşliğimizin ruhumuzda ne kadar kök saldığının bir nişanesidir.
            Bu sözün hikmeti ve hikâyesi şudur. “Kafkasya’daki soykırımdan kaçan 1.5 milyon Çerkesin bir bölümü Çorum sancağına yerleştirilir. Çorum eşrafı kente gelen Çerkeslere ev yapar, ahırına hayvan koyar ve tohum verir. Bunu duyan Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz, Çerkesler için yaptıklarına karşılık olarak Çorum halkına para gönderir. Ancak Çorumlular ‘onlar bizim kardeşimiz. Kardeşe ev açmanın masrafı mı olur?’ diyerek parayı Hazine’ye iade ederler. Çorumluların davranışından etkilenen Padişah Abdülaziz, dönemin gazetesinde Çorumlular için teşekkürname yayınlatır” http://www.corumhakimiyet.net/guncel/corumlu-nun-yaptigini-herkes-yapamaz-h5263.html
 Gerçekten kardeşe ev açmanın masrafı mı olur?
            Elbette olmaz.
            Bu bize cenabı Allah’ın telkinidir.
            İsar, geçmiş hayatımızın bir parçasıdır.
            Bugün unuttuğumuz, daha doğrusu unutturulan en önemli değerlerimizden biridir “İsar”
             “Onlardan (Muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile, onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”    (HAŞR SURESİ – 9. AYET) biçiminde Kur’an-ı Kerimde yerini bulur. Üzülerek belirtmeliğim ki, değerlerimizden bir hayli koparıldık.
            Çorumlular bize bu değerlerimizi tekrar hatırlattılar. Umarım ki, bundan ibret alır ve bugün ülkemize sığınma mecburiyetinde kalmış olan Türkistanlı, Kafkaslı, Balkanlı, Afganlı, Suriyeli, Iraklı ve dünyanın bütün mazlum coğrafyalardan gelen muhacir kardeşlerimizi bağrımıza basarız. Onları hor görmeyiz.
Bize sığınmak durumunda kalanı hor görmek gayrı İslami bir anlayıştır.
Bizim anlayışımızı bizim “değerler”imiz belirlemelidir.
 Unutulmamalıdır ki, yaşanmayan “değer” değerini kaybeder, hayattan çıkar, hayata şekil veremez hale dönüşür.
            Kaybettirilen değerlerimizin ihyası için Kur’an-ı Kerimi ve onun uygulaması olan sünneti doğru anlamamız gerekir.
            Bütün dostları ve okuyucuları Kur’an-ı Kerimi;
            Okumaya,
            Öğrenmeye,
            Anlamaya ve
 YAŞAMAYA davet ediyorum.
Hâsılı kelam, Çorumlunun İsarı gibi isar sahibi olmak her Müslüman’ın görevidir.
Çorumlunun yaptığını herkesin yapabildiği bir hayat felsefesini kazanmayı ve yaşamaya cenabı Allah bizlere nasip etsin.
Selam ve Sabırla…
NOT: “Çorumlunun yaptığını herkes yapamaz” hikâyesi ile ilgile videolar var isteyenler internette bulur ve seyreder. İyi seyirler.



20 Temmuz 2019 Cumartesi

Erdoğan Sonrası Diyen Alçaklar


Erdoğan Sonrası Diyen Alçaklar

Veysi ERKEN

            Yerli olmayanların hesaplarını anlıyorum.
            Atalarımız “ayıdan post gavurdan dost olmaz” tespitinde bulunmuşlardır. Bu tespit doğrudur. Kur’an-ı Kerim bu ifadenin temelini oluşturur.
            Cenabı Allah “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. Maide-51” diye bizlere tembihte bulunuyor ve onları dost edinenlerin onlardan olacağını bildiriyor.
            İslam ve mazlum coğrafyalarına dost olmak isteyenler olay ve olgulara bu zaviyeden bakmak durumundadır.
            Ama maalesef yerli zannettiklerimizin bir kısmı emellerini düşmanla tevhid etmiş durumda olduğunu görüyoruz.
            Dost olmayanlar Erdoğan sonrası hesabını yaparken (tabii ki, onların hesabı Erdoğan’ı uzaklaştırma biçimindedir) yerli olduklarını düşündüklerimiz buna çanak tutuyor.
            Bunun son örneği ABD’nin Avrupa Kara Kuvvetleri Komutanının sarf ettiği hezeyanlardır. Onun hezeyanlarını bir programdan öğrendim. Merak edenler https://www.youtube.com/watch?v=3FmzuEIzL6c  seyredebilir.
            Bu kişi ve bağlı olduğu merkezler Erdoğan’ı devirme planını yeni yapmıyorlar. Özellikle “one Minute”den sonra tamamen azdılar. Programdaki ifadeler de bunu teyit ediyor.
            Erdoğan’ın bu çıkışından sonra dünyada dengeler sarsıldı.
            Hele hele “dünya beşten büyüktür” ifadesi Tapınakçı haçlı zihniyetini yerinden oynattı.  Chavezler, Madurolar, Dutarteler, Moralesler uyandı.
            Maalesef yerli zannettiklerimiz uyanacaklarına taşeronluklarına devam ediyorlar.
            Özellikle seksen öncesinde pravda olarak adlandırılan mevkute ve onlarla yarenlik eden milliyetçi(!) sürümünü inceleyiniz bu gerçeği görürsünüz.
            Hele hele bir tarafta kümelendirilirmiş geçmişin ünlü Türk büyükleri(!) bugünün zübükleri bunun canlı örnekleridir.
            Üzülerek belirtmeliyim ki, bunlar Mustafa Kemal’in ifadesiyle amaçlarını “müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit” etmiş görünüyorlar.
            Yerli zannettiklerimizin faaliyetlerini ve eylemlerini incelediğimizde ABD’li komutandan farklı olmadıklarını görüyoruz.
            Bütün hesapları Erdoğan düşmanlığı üzerine kurulmuştur. Benim kanaatime göre hesabı yapanlar onlar değil, onlar sadece piyon, taşeron ve işbirlikçidir.
            Son yılların bütün gelişmelerini, olaylarını ve olgularını bu zaviyeden bakınca anlıyoruz ve anlamlandırabiliyoruz.
            Tapınakçı fetöcü anlayış yalan, iftira, itham, inkâr ve şantajlarla Erdoğansız bir Türkiye kurgusunu yapanlara hizmet ediyor.
            Bu ülkeyi ve bu ülkeyi sevenler bu oyunu bozacaktır biiznillah.
            Bizim davamız İ’layı Kelimetullah olduğundan ülkemize ve tüm insanlığa tuzak kuran haydutların oyununu ve tuzağını bozmakla mükellefiz.
            Geçmişin hatırı ve kardeşlik hukuku gereğince uyarımızı yapıyoruz.
            Oyunun farkına varınız.
            Erdoğan sonrasının hesabını yapanların tuzağının bozulmasına sizler de katkı sağlayınız.
            Aksi takdirde hayırla değil, ihanetle hatırlanacaksınız.
            Selam ve Sabırla…