İslamsız Eğitimin mahsulü VİCDANSIZ nesil
Veysi ERKEN Dr.
Türkiye’de din düşmanlığı değil, İSLAM düşmanlığı vardır.
Gayrı Müslim ve onlara tabi olanlar İslam dışı, her türlü dini yaşıyorlar.
Kadına tapma, çıplaklığı ilah edinme, soykırım dininin ilkelerini yaşama, Hıristiyan, Yahudi olma, pakraduni, sabetayist, meşhedi inançlarını hayat tarzı olarak kabul etme ve gereğini ifa etmek serbest.
Kalpler Allah’ın zikrinden mahrum bırakılınca huzur bulmuyor, gönüller tatmin olmuyor, her türlü ahlaksızlık, vicdansızlık, fuhuş, hırsızlık, katliam revaçta oluyor.
Merhum Akif;
“Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır,
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havf-ı Yezdan'ın,
Ne irfanın kalır tesiri katiyen ne vicdanın” diye gerçeği dillendiriyordu.
Gayrı Müslimlerin din dayatması neticesinde Müslüman aileler Kur’an-ı Kerimi, Siyer-i Nebiyi seçmeli ders olarak tercih etmekten bile korkar hale gelmiştir.
Eski rivayetlere göre nüfusumuzun yüzde doksan dokuzuna yakını Müslüman idi.
Heyhat.
Bugün sayım yapılsa Müslümanım diyenlerin sayısının azaldığı görülecektir.
Tabii ki, İslamsız eğitimin hâsılatını görüyoruz.
Okul arkadaşlarını, okuldaki hocalarını katledecek kadar canavarlaşan tipler. Gayrı meşru ilişkileri çocuk yaşta yaşayan, nesil olamayan KUŞAKLAR.
Merhum Osman Yüksel’in tabiriyle “mabutları ceplerinde, mabudeleri yataklarında” olan iki ayaklı olarak yetiştirilen kuşaklar, mahlûklar.
Hepsi İslamsız eğitimin neticeleri, eserleri, hâsılası.
Ve.
Gayrı Müslim, ahlaksız, Siyonistler, uşakları ve işbirlikçileri İslam’a ve Müslümanlara saldırılarını her gün arttırıyor.
“Maarifin kalbinde Ramazan” etkinliğine bile tahammül edemiyor.
Bilinmelidir ki Türkiye’de din düşmanlığı değil, İslam düşmanlığı vardır.
İslam düşmanları, azgın azınlık her yere çöreklenmiş ve İslam’a, Müslümanlara, Kurban-ı Kerime, Hz. Muhammed’e sav saldırır vaziyettedir.
İslam düşmanları bir gün otobüslerde başörtülülere saldırıyor, bir gün hutbeleri bahane ederek kinini kusuyor, bir gün sanatçı kılığına bürünerek fuhşunu, çıplaklığını dayatıyor, toplumun ahlakını bozuyor, bir gün politikacı sıfatıyla Kurban öğretiminin yasaklanmasını talep ediyor, yazar, çizer yaftasıyla karalamalarda bulunuyor.
Bir paçavranın, tuvalette bile kullanılamayacak bir paçavranın, sosyal medyadaki hezeyanlar da İSLAM düşmanlığının tezahürüdür.
“Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki kaybedecek olanlar da şeytanın yandaşlarıdır!
İslamsız eğitim tezgâhını işletenleri, ilim adamı diye geçinenleri merhum Abdurrahim Karakoç şöyle tavsif ediyordu.
“İlim adamıyım der, araştır mason çıkar
Dört makale yazmışsa dördü de fason çıkar
Hele bir araştır bak aslını-astarını
Büyük dedesi Yorgi, babası Mişon çıkar.”
Evet.
Parti başkanı, gazeteci, sanayici, sanatçı, bürokrat kimlikli olup Türkiye’nin ahlaklaşmasını, gelişmesini dünyada söz sahibi olmasını istemeyen ihanet şebekesinin elemanları İslam düşmanlığı yapıyor, İslam Ahlak ve Faziletinin nesillere kazandırılmasını istemiyor.
Hâsılı kelam.
Şeytanlaşmış, şeytanlaştırılmış bu mahlûklara karşı hubbu ve havf-ı Yezdan'ı ruhlara nakşedecek bir program takip etmeliğiz ki VİCDANLI ve AHLAKLI nesillerimiz olsun. Bu konuda namuslular namussuzlardan, gayrı Müslim ahlaksız azgın azınlıktan cesur olmak zorundadır.
Selam ve Sabırla…27.04.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?