24 Mart 2024 Pazar

Düşmanın Oklarının Yönü Seçimde bize doğru youl gösterir mi?

Düşmanın Oklarının Yönü Seçimde bize doğru youl gösterir mi?

Veysi ERKEN Dr.

Seçime bir hafta kaldı.

Maalesef seçim mahalli seçim değilmiş gibi bir algı ile yürütülüyor.

Özellikle sorosgiller ve uşakları olan fetöitler zihnimizi karıştırmaya devam ediyor. Balya balya paralar, İngilizlerle yenilen yemekler, kayak merkezlerinde eğlenmeler, Londralarda ev almalar, verilen sözlerin hatırlanmaması ve şehirlerimizi elli yıl geri götürmeler algı operasyonlarıyla unutturuyor.

Esasında bunların, siyonistlerin asıl hedefl, Türkiye’yi kargaşaya sürükleme ve yok etmedir.

Şehirler batmış, yolsuzluk ve hırsızlık artmış, milletin imkânları balya balya götürülmüş umurlarında değil.

Dolayısıyla siyonist haçlı zihniyetinin yöneticileri ve uşakları Türkiye’nin âleme nizam vermesini istemedikleri gibi boğmaya çalıştıkları gerçeği asla unutulmamalıdır.

Bu sebeplerle bir parti olmayan, İslam’ı, dilimizi yok etmek isteyenlerin yanında saf tutulsun diye balya balya paraların sahipleri unutturulmaya çalışılıyor.

Tabii ki, düşman şeytani faaliyetlerini asla aksatmıyor. Elemanları vasıtasıyla milletimizin altından, üstünden, yanından, kenarından, çeperinden saldırılarını sürdürüyor, oklarını milletimizin bağrına saplamaya çalışıyor ve içerideki elemanlarını “yay” olarak kullanıyor.

İçeride muhalefet zannedilen Türkiye’ye muhalif taife düşmanın elinde tuttuğu “yay” durumundadır.

Bu gerçek unutulmamalı ve gereği yapılmalıdır.

Bilindiği üzere “yay” “ok”u fırlatmak için “el”in tuttuğu araçtır. Türkiye’ye muhalif olan taife düşmanın elindeki araçtır kısaca.

Türkiye’de fitne fücur kazanları daim olarak bu “yay” olan taife tarafından harlanıyor.

Türkiye’de ”muhalefet” diye yutturulmaya çalışılan “Türkiye’ye muhalefet” elemanları bütün fasıklar, facırlar, münafıklar ve kâfirler cem edilerek oluşturulmuştur. Bu taife bir araya getirilmiş para balyalarının yığıldıkları, kuleleştirildikleri, masalar etrafında birbirlerine zamkla yapıştırılmış ve “yay” mesabesinde kullanılmış ve kullanılmaktadır.

Bunların Türkiye’ye muhalefet olduklarını icraatlarından anlamak zor olmasa bile algı operasyonları ile başarısızlıkları örtülüyor.

 Esasında bunları anlamak gayet kolay.

Hani İmam-ı Şafi'ye atfedilen bir cevap var ya işte o mantıktan hareketle anlıyoruz fasık ve münafık tıynetlileri.

İmam-ı Şafi'ye sordular: “Fitne zamanı hakkı tutanları (ehl-i hakk) nasıl anlarız?” Dedi ki: "Düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline götürür."

İşte bunları bu şekilde anlıyoruz.

Esasında bunlar oklarını, tanklarını, ekonomik ve kültürel yıkım ekiplerini Türkiye’ye yönelten “Bolton”lar, “Soros”lar, “Biden”ler, İsveç’ten, Almanya’dan, İngiliz’den velhasıl bütün Siyonist haçlı dünyasının elinde “yay” dırlar.

Türkiye’ye muhalefet olup muhalefet diye yutturulmak istenen ekibin bir tek derdi ve gayesi vardır. Türkiye’yi ve şehirlerimizi daha da berbatlaştırmak.

Erdoğan gitsin, Türkiye zayıflasın. Hatta mümkünse tarihten silinsin. Yok olsun.

Onun için seçim mevcutların başarısı veya başarısızlığı üzerinde değil, iftira, inkâr, unutturma, itham üzerinde yürütülüyor.

Bütün eylem ve söylemleri bunun üzerine kurgulanmıştır.

Esasında bunların söylem ve eylemleri kendileri değil, sahipleri tarafından, onları “yay” olarak kullananlar tarafından kurgulanıyor.

Başrolde Siyonist haçlı zihniyetinin aparatı olan fetöizm dininin müntesipleri gelmektedir. Bilindiği üzere fetöistler Siyonist haçlı zihniyetinin oluşturduğu gayrı Müslim bir taifedir. Hem maddi hem de manevi anlamda katiller sürüsüdür.

Evet, seçime az kaldı ve Siyonistlerin maşalarının algı operasyonları hızlı bir şekilde durdurulması, balya balya paraların, Londra’daki alınan evlerin, verilen ve yapılmayan sözlerin, şehirlerimizi elli yıl geri götüren yolsuzlukların hesabı sorulmalıdır ki, şehirlerimiz bu zihniyetin tasallutundan kurtulsun

Hâsılı kelam, son hafta iyi değerlendirilmelidir ki, hayırlı netice alınsın, ülke merhum Necip Fazıl Kısakürek’in ifadesiyle  "CHP bir parti değil, Türk’e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesidir" zihniyetinden kurtulsun

Selam ve Sabırla… 24.03.2024

23 Mart 2024 Cumartesi

Küresel Siyonist Arz- Mev’utçular Durdurulmalıdır

  Küresel Siyonist Arz- Mev’utçular Durdurulmalıdır

 Veysi ERKEN Dr.

 1948.Büyük felaket. Nakba.  

İşgal ve soykırım hızlandırıldı. İngilizleri Osmanlıdan, Türklerden, Müslümanlardan çaldıkları, işgal ettikleri topraklarda Filistinlilere, yerli halka felaketi yaşattılar.

O günden beri felaketler, soykırımlar, vahşetler, işgaller arttı, arttırıldı ve dünya sessiz, Birleşmiş Milletler denilen teşkilat Bir Leş olarak soykırımın seyircisi, hatta planlayıcısı.

Felaket beraberinde “göç”ü getirdi. Zulümden, vahşetten, soykırımdan kaçışı arttırdı. Kaç milyon insanın şehrini ve evini terk ettiği bilinmiyor. Şehirler tarumar edilmiş, yerle yeksan edilmiş. Bu “göç”ler, katliamlar durdurulmalıdır, engellenmelidir.

Tedbirler ona göre alınmalıdır ki, “göç” durdurulabilsin. Bir LEŞ miş M illetler beklenmesin.

Katliam ve Göç durdurulmalıdır çünkü Siyonistler gözünü sadece GAZZE’YE değil, içinde Türkiye’nin de yer aldığı bölgeye dikmişlerdir. Tabii ki, bu yeni değildir. Siyonistler, Evangelistler asırlardır arz-ı mev’ud dedikleri yerlerin peşindedirler.

Evet.

Her yolu deniyorlar. Parayla toprak satın alıyorlar, kendileri için çalışacak iki ayaklı devşiriyorlar, fitne-fesat çıkarıyorlar, her şeyi ve yolu kendilerine mubah görüyorlar

Unutulmamalıdır ki “Asırlardır hedefleri, uğradıkları bozgunlardan ötürü Dünya’nın dört bir yanına sürgün olan tüm Yahudiler’i buraya toplayıp, önce Büyük İsrail sonra ‘Dünya Hâkimiyeti İdealini’ gerçekleştirmektir. Dağılan Yahudileri buraya toplamak ve bu ideale ortak etmek için sürekli sahte Mesihler ileri sürüp ikna faaliyetleri gerçekleştirmişlerdir. Sahte Mesihlerle başlayan bu hareket 20. Yüzyılın başlarında Theodor Herlz öncülüğünde artık ‘Siyonizm’ adı verilen siyasi bir kimliğe bürünmüştür.”……..

“Bakın Büyük İsrail Devleti’nin sınırlarına Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi de (Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Siirt, Adıyaman) girmektedir. İsrail boşuna mı GAP ile ilgileniyor sanıyoruz.” https://mirasimiz.org.tr/blog/page/arz-i-mev-ud-un-sirri/2038

Anlaşılacağı üzere sadece Filistin toprakları, Gazze, Kudüs değil, doğu ve güney doğu illerimiz birinci derecede hedefleri arasındadır.

Bunun engellenmesi için acilen tedbir alınmalı, Siyonistler durdurulmalıdır.

Milletimiz şunu biliyor ve gereğini yapmaya çalışıyor. Türkiye İslam ve mazlum coğrafyaların “kalbi” ve “beyni”dir. Bu kalb ve beyin diri olmalıdır ki, Siyonist haçlı zihniyetinin zulümleri bitsin.

Ayağa kalkma ve direnişle dirilme inşallah kısa sürede olacak ve Siyonist haçlı zihniyetinin oyunları başta Gazze’de olmak üzere dünyanın her yerinde bozulacaktır.

İnsanımıza gerçekler ve Siyonistlerin planları anlatılmalıdır ki, oyun bozulsun, yerle yeksan olsun.

Gerçeklerin anlatılmasında bilen her Müslüman’a görev düşüyor, büyük görev düşüyor.

Fitne ve fücur ancak bu şekilde engellenebilir. Katliam, soykırım, vahşet ve işgal ancak bu şekilde son bulur.

Haydi, el ve gönül birliğiyle Siyonist haçlı ve “arz-ı mev’ut”çuların oyununu bozmaya, katliamları, soykırımı ve işgali durdurmaya..

Selam ve Sabırla… 23.03.2024