6 Mayıs 2016 Cuma

Kara Kitap Bir Devrin Yüz Karası*


Kara Kitap Bir Devrin Yüz Karası*

 
Veysi ERKEN

 

            Devirler vardır ki, her zaman yaşanmak ister. Devirler vardır ki, hatırlanmak istenmez.

            Zulüm devirleri hafızalardan silinmek istenir. O dönemin zalimleri unutulmaz. Genel anlamda “iyi çığır açan”larla “kötü çığır açan”lar unutulmaz.

            Zalimler ve devirleri unutulmamalı/unutturulmamalı ki, o zulümler bir daha tekerrür etmesin.

            Kara Kitap Bir Devrin Yüz Karası, bir zulüm devrini anlatıyor. Zalimleri anlatıyor.

            Milleti sevmenin netameli bedelini, bedeli ödeten zalimleri ve zulümlerini anlatıyor.

            Mezuniyeti için sadece bir dersin imtihanına girecek bir gencin mağduriyetini ve mazlumiyetini anlatıyor Kara Kitap.

            Kara Kitap, kitap olarak değil ancak tefrika edilerek yayınlanmış gerçekliklerden oluşuyor.

            Yazarı Osman Yüksel.

            Namı diğer SERDEN GEÇTİ.

            Serdengeçti denilmeden Osman Yüksel bilinmez.

            Osman Yüksel "Kara Kitab"ın kısa sürede okuyucu ile buluşacağının müjdesini verir. Hem de birkaç defa.

            Ama gerçekleşmez.

            Büyük Doğu ve Yeni İstanbul’da tefrika edilir.

            Kitap ancak 2016 Yılında okuyucu ile buluşur.

            Cemal Kurnaz tarafından yayına hazırlanır.

            Cemal Kurnaz Osman Yüksel ile ilgili daha önce DELİ RÜZGÂR isimli biyografik eseri kaleme almıştı.

            Büyük bir hizmette bulundu.

            Osman Yüksel gibi bir SERDENGEÇTİ ancak yaşadıklarından ve kitaplarından anlaşılır.

            Bir teşehhüd miktarı da olsa rahmetli SERDENGEÇTİ ile tanışık olduk.

            Kara Kitap İsmet İnönü dönemini anlatıyor.

            Özellikle 1940- 1950 dönemi.

            Bu devirde gerçekleşen 3 Mayıs 1944 hadiselerinin evveliyatı, tabutlukları ve sonuçları bu kitabın ana konusunu oluşturur.

            Osman Yüksel DTCF’in Felsefe bölümü öğrencisidir. Adı geçen fakültede işlenen şenaatler ve gençliğin tepkilerini anlatır SERDENGEÇTİ.

            Anadolu insanını hor ve hakir gören yapı Fakültede değerlerimize yabancı nesil yetiştirme peşindedir. Bu duruma k arşı Osman Yükse başta olmak üzere vatansever gençler sessiz kalmaz.

            Zulüm için bahaneler hazırdır.

            Atsız-Sabahattin Ali davası ve o günün yöneticilerine yazılan açık mektuplar dönemin karartılmasına bahane ve vesile olur.

            Kara Kitapta o devir şu şekilde tavsif edilir. “CHP Saltanatının bir alçaklık gibi, bütün vicdanlara, bütün kafalara, bütün midelere musallat olduğu bir devir… İlkokullardan üniversitelere kadar Allahsız ve ahlaksız bir rejim. S.39”

            Devir bu. Ya milletin durumu. İşte milletin hali. “O zamanlar milletten 6 lira yol parası alıyorlardı. Hapishaneler bu 6 lirayı bulamayan, veremeyen köylülerle, vatandaşlarla dolu idi. Hey gidi günler hey! Ben kaç tanesini hatırlarım bunların. Birinde oğlunun yerine ihtiyar babasını sokmuşlardı hapise. Hâlbuki bu adam, yaş dolayısıyla vergiden muaftı. Yanlış yazmışlar, yanlış kafa kâğıdı göstermişlerdi. Bir arayan, soran mı vardı?

            Vekil beylerin hırsızlığını, falan mebusun yolsuzluğunu, umum müdürlerin suiistimalini arayan soran mı vardı? S.52”

            Millet perişan iken yönetenler ahlaksız bir neslin yetiştirilmesi peşinde koşuyordu.

            O devir üniversite hocalarının bakalar tarafından atandığı dönemdir. İşte o hocaların yetiştirmelerinden birinin ifadeleri: “Bir gün Fakültedeki Hamit Salonunda Çanakkale günü yapacaktık. Türkoloji’de bir kör oğlan vardı. Kıpkızıl. Her bakımdan sapık. Bize ‘Ne o. Tahtakale günü mü yapacaksınız’ demesin mi? İşte 400 bin şehidin hatırası karşısında bu topraklar için toprağa düşenlerin hatırası karşısında bu körlerin nankörlüklerin takındığı tavır. Çanakkale Tahtakale öyle mi? Her şeyi alaya almak. En mukaddes şeyleri dahi cıvıtmak. Sevilir, sayılır bir şey bırakmamak. Solcuların taktiği, gayesi bu idi. S72”

            İşte o dönemin yöneticilerinin istediği gençlik.

            Osman Yüksel bu yanlışlıkları ve tahribatı durdurmak için "SERDENGEÇTİ"leşti.

            Kara Kitap afakî bir çalışma değil.

            O devirde yaşanan mağduriyetlerin ve mazlumiyetlerin müsebbipleri hayatta iken kaleme alınmış ve tefrika halinde neşredilmiştir.

            Esasında Pek çok devrin kara kitabı yazılmalıdır. 61 darbesinden 12 Eylüle, 12 Mart 1971’den 28 Şubat’a, 27 Nisan’dan 17/25 Aralık kalkışmalarına kadar bütün karanlıklar aydınlatılmalıdır. Ki, bir daha mağduriyetler, mazlumiyetler, tabutluklarda geçen ömürler ve işkenceler olmasın, yaşanmasın.

            Herkese özellikle gençlere “Kara Kitap Bir Devrin Yüz Karası” kitabını tavsiye ediyorum.

            Okuyun ve okutun.

            Bir devrin anlaşılması için bu kitabı hazırlayan Cemal Kurnaz’a ve yayınlayan Berikan’ın sahibi ve çalışanlarına teşekkür ediyorum.

            Özgürlüğün kıymetini bilen herkese tavsiyemdir. Okuyun bilgilenin ve ilgilenin.

            Bilgisiz ve ilgisiz toplumun geleceği hüsrandır.

            Selam ve Sabırla…

 

·         Kara Kitap Bir Devrin Yüz Karası, Osman Yüksel Serdengeçti, Hazırlayan, Cemal Kurnaz, BerikanYayınevi, Ankara- 2016,

Tel: 0 312 232 62 18

           

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?